9 gün olan Kurban Bayramı tatilinde İstanbullu olmanın dayanılmaz hafifliği

9 gün olan Kurban Bayramı tatilinde İstanbullu olmanın dayanılmaz hafifliği
9 gün olan Kurban Bayramı tatilinde İstanbullu olmanın dayanılmaz hafifliği
Bakanlar Kurulu, müjdeli haberi verdi Kurban Bayramı tatilini 9 güne çıkaran kararı onayladı. Bu kimileri için halay çekilesi bir coşkuya sebep olurken, kimileri için ise tam bir meydan okuma, tam bir savaşa hazırlık manasını taşıyor. Kim mi onlar? İstanbullular... Taş çatlasa 3-4 günde atlatılacak bir çilenin, bir anda 9 güne çıkartılmış olması önceki kötü tecrübeler ışığında İstanbullular için pek de hayırlı olmayabilir.
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Müjdeler olsun tatil 9 gün oldu! Bakanlar Kurulu beklendiği üzere Salı ve Pazartesi günlerini de tatil kapsamına alarak vatandaşa resmen " yayın yayabildiğiniz kadar" mesajını verdi. Ancak İstanbulluların içinde inceden bir hüzün kabardı desek yeridir. Her bayram artık klasikleşmiş olan trafik çilesi bu durumda Cuma akşamı tam anlamıyla bir patlama yaşayacak. Daha önceden izin alıp tatilini zaten 9 güne bağlamış olanların, boşuna yaktıkları 2 günlük yıllık izinlerinin acısının üstüne bir de yol çilesi eklendi. Çoğu kişi Çarşamba akşamı yola çıkmak üzere hazırlanırken bir anda bütün gözler Cuma akşamına kilitlenmiş oldu ki, bunun ne manaya geldiğini geçmiş bayram tatillerinden biliyoruz. Şimdiden bütün İstanbullulara geçmiş olsun.

İstanbul'da kalacak olanların da çilesi bitmiyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok, daha geçtiğimiz aylarda bir Ramazan Bayramı yaşadı ki İstanbul, Bağcılar'dan başlayıp Bostancı'ya kadar uzanan trafiğin yarattığı travmayı hala daha atlatamamış vatandaşlarımız var. 9 günlük bayram tatili demek, havalar da serinlemişken püfür püfür İstanbul'u gezip görmek isteyenlerin sayısının artması demek! Cuma günü "Oh şehrin yarısı gitti" diye sevinenler ertesi gün bir o kadar insanın da İstanbul'a geldiğini görerek acıların en büyüğünü yaşayabilirler.

Bununla da bitmiyor bir de Kurban Bayramı olması vesilesiyle yolların durumu daha da beter olabilir. Kaçan kurbanlıklar, kurban alanlarının çevresinde sıkışan trafiğin bütün İstanbul'a yayılması vs. gibi faktörler de göz önünde bulundurulacak olursa İstanbul için 3-4 günlük "Bayram çilesi" 9 günlük bir resitale dönüşmüş olacak. Buna Boğaz sahili boyunca parsel parsel her noktaya yayılan mangalcıları da eklediniz mi tadından yenmez... Hele kan gölüne dönen boğaz manzarası yok mu... Peki sizce İstanbul'un bu bayram tatilinde en büyük çilesi hangisi olacak?

Yola çıkacaklar için ayrı bir paragraf açmak lazım. Şimdi uçakla yolculuk yapacak olanlar rötar anonslarını bekleyedursunlar, biz ulaşımını karadan sağlayacak olan İstanbullu vatandaşlarımızın derdine bir derman bulmaya çalışalım. Otobüs millet olarak sevdiğimiz bir binek aracı olmasına rağmen bayram ve özel günlerde yerel bir işkence aletine dönüşebiliyor. Sıkışan yollar, feribot sırasından düşman kuvvetleri gibi denize dökülesi gelen insanlar... Bir otobüs yola çıktı mı, bayram tatiline giden yolcu için film kopmuş demektir. Peki sen buna hazır mısın ey İstanbullu? O yollar bu sıkışıklığı kaldıracak mı? Kaldırmayacak biliyoruz. O yüzden biz de İstanbullular için alternatif yollar arıyoruz. İşte size dev anketle büyük derde deva bulma umudu. Biz oylayalım belki devlet yetkilileri görür alternatif yol önerimize yönelik bir şeyler yaparlar:

Açıkçası editör tercihi olarak hazır Ramazan topları rafa kaldırılmadan top atışı projesinin arkasında olduğumuzu belirtmek isteriz. Herkes gideceği yeri bildirsin topçubaşına, patır patır fırlatsınlar bizi. Ne trafik derdi var, ne de başka bir sıkıntı. Mis gibi hava yoluyla, check-in derdi olmadan transit yolculuk...

Sözün özü bayram tatillerinde İstanbullu olmak bir ayrıcalıktır. Adeta bir mahşer yeri stajı, adeta bir sabır sınama dönemi... Şimdiden bütün İstanbullulara geçmiş olsun diyor, 9 günün sonunda henüz akıl sağlığını yitirmemiş olanlarla çektikleri çilelerin kritiğini yapmayı umuyoruz...