Ankara'ya yolu düşen İstanbulluların hazır olması gereken 15 mesele

Ankara'ya yolu düşen İstanbulluların hazır olması gereken 15 mesele
Ankara'ya yolu düşen İstanbulluların hazır olması gereken 15 mesele
Ankara, Türkiye'nin başkenti, ikinci büyük şehri olarak her zaman ülkemizin göz bebeğidir. Cumhuriyet'in kurulduğu, Kurtuluş Savaşı'nın komuta edildiği Ankara, İstanbullular için her zaman bir handikaplar memleketi olmuştur. Pek çok İstanbullunun hazırlıksız yakalandığı Ankara meselelerini sizler için bir araya topladık. İşte Ankara'ya yolu düşen İstanbulluların hazır olması gereken 15 mesele!

RADİKAL - “ Ankara havasını biliyorum gerisi kolay” deme ey İstanbullu! Hem Ankara hem de Ankaralılar hakkında hazır olman gereken öyle şeyler var ki, bunları bilmeden Ankara’da geçireceğin günler seni sarsabilir. Kızılay’da bir yürür geçerim deme, Tunalı’da bir dolanır dönerim deme! Ankara bu, benzemez başka memlekete. Peki bir İstanbullu ne bilmelidir Ankara hakkında? İşte size dev hizmet! Çıkarın kalemleri kağıtları not edin;


1) Ankara ayazı

Banyodan saçını kurutmadan çıkanların düşmanı olan “Ankara soğuğuyla bana bir şey olmazcılar”a tam anlamıyla savaş açıyor. “Aynı soğuk bizim oralarda da var” diyorsanız fark ettirmeden insanı yataklara düşüren Ankara ayazıyla bir an önce tanışmanızı öneririz. Hele ki Ankara’ya kışın gidecekseniz 3G faktörünü yani “Gar, gış, gıyamet” göz önünde bulundurup yanınıza polarlı, yünlü giysiler almanız lehinize olacaktır.

2) “G” sendromu

3G demişten değinmemiz gerekir. “Bir şehir bir insanı bir harften nasıl soğutur?” sorusunun cevabı Ankara’da gizli. G harfi de alfabenin diğer harfleri gibi pek kıymetli pek anlamlı. Ama Ankaralılar bu harfe biraz fazla düşkünler. Dışladıkları “K” harfinin yerini neredeyse tamamıyla “G” harfi almış durumda. Ankara’ya gitmeden önce “G” sendromuna hazırlıklı olun. Gofrete bizim gibi gofret diyorlar orada sıkıntı yok.

3) Fransa ve İtalya’dan daha pahalı

İstanbul’dan Ankara’ya giderken tam 12 lira ödemeniz gerekiyor. Ancak Fransa’dan İtalya’ya aracınızla geçerken 4 Euro ödemeniz yeterli. Bu da yaklaşık 11,16 TL ediyor. Yani İstanbul’dan Ankara’ya geçmek Fransa’dan İtalya’ya geçmekten daha pahalı.

4) 36 milyon liralık kapı

12 liranızı ödediniz artık rahatça Ankara kapısından geçebilirsiniz. Ankara’nın beş girişine de yerleştirilen bu kapıların yapımı için toplamda 36 milyon TL harcandı. İlginç harcamalarıyla dikkat çeken Ankara Büyükşehir Belediyesi yaptırdığı Ankara kapılarıyla tüm ilgiyi üzerinde toplamayı başardı. Ankara’nın kapısından geçerken kıymetini bilin, bir Molla Güryani viyadüğü değil sonuçta 36 milyon lira söz konusu!

5)Pavyon

Gece hayatı çok sıkıcı söylentilerine karşın Ankara pavyonları sizi bekliyor. Samimi ve içten gece hayatıyla öne çıkan Ankara 7’den 70’e katılımın aksine daha çok öğrenciler tarafından ele geçirilmiş. İsteyenin 06’ya gittiği, kimilerinin Bahçeli’de Quaestor’a gidip sabaha kadar dans ettiği kimilerinin de Fikrim Bar’a gidip Grup Kibele’yi dinlemeyi tercih ettiği bu şehir her kesime hitap eden gece hayatıyla bu konuda sınıfı geçiyor. Ancak bir de Sarı Tutku olayı var ki o burada anlatılmaz, bilen bilir…

6) Gölbaşı

Boğaz kenarı, dağ eteği, kale dibi gibi coğrafi bir yer bildirimi gibi olsa da aslında Gölbaşı asla sadece gölün başında bir yer değildir. Sanayi mahallesiyle, bitirimleriyle, olaylarıyla Ankara’nın kendi içinde özel bir eyaleti gibidir. Gölbaşı’nda olan Gölbaşı’nda kalır Ankara’da.

7)Trafik

Yanınızdaki Ankaralı çok trafik var dediğinde aracınız ilerliyorsa sakın şaşırmayın. Sinirlenmeyin de tabii… Gerçek bir trafikle karşılaşmak istemeyen Ankaralıların İstanbul’a uğramamasını öneriyoruz. Bir de şu var ki Ankara’da sıradan bir sokak bile uçak indirilebilecek genişliğe sahipken İstanbul’da ana cadde olması gereken yolların tek şerit olması da Ankaralıların bir başka şaşkınlık sebebidir. Ankara’ya giderseniz geniş yollardan karşıdan karşıya geçerken yorulmayın.

8) Üst geçitler

Karşıdan karşıya geçmek derken gelelim o meseleye… İşte Ankara Büyükşehir Belediyesinin çok masraf ederek yaptığı üst geçitler. İyi hoş her yer üst geçitle dolu da maalesef kullanan yok. Gerekli gereksiz demeden çalışıyoruz mesajı vermek için inşa edilen geçitler Ankara’nın vazgeçilmez dalga konusu olmaya devam ediyor. Ama insanlar da haklı doğru düzgün yokuşu bile olmayan bir şehirde, tırmanma konusunda deneyimsiz insanların ne işi olur üst geçitle.

9) Metro

İstanbul’da metro 00.00’da kapanır. Şehirlere göre farklılık gösteren metro uygulamalarından en çok hayal kırıklığına uğratanı Ankara oluyor. 00.00’da kapanır izlenimi yaratan Ankara metrosu 23.00’da kapanınca Ankara severler taksilere yöneliyor. Ancak metro kapanışına tanık olan mutsuz Ankara ziyaretçilerini bir de taksi tarifeleri üzüyor. Biz baştan uyaralım Ankara’da taksiler diğer şehirlere göre daha pahalı.

10) Ucuz kira

Taksileri pahalı olsa da bu şehrin ev kiraları gerçekten çok ucuz. Bir öğrenci evini 400-500 liraya tutup 3-4 kişi yaşayan gençler İstanbul’da okusalar nasıl bir maddi kriz geçireceklerinden haberdar bile değiller. Emeklilikten sonra taşınılacak sahil kasabaları listenize bir sahil kasabası olmasa da Ankara’yı eklemeyi düşünün deriz.

11) Didim

Pek çok tatil beldesinde genelde İstanbul’lular ağırlıklı olarak yazlıkçı hayatı yaşarlar. Ancak Didim’in yeri başka. Didim günümüzde yaz aylarında Ankaralılar ve İngilizlerin arasında paylaşılan bir şehir konumunda. Plakaların neredeyse tamamının 06 olduğu Didim’de elinizi sallasanız Ankaralıya çarpar. Ve her Ankaralının ya Didim’de yazlığı vardır, ya da yazlığı olan bir akrabası eşi dostu vesilesiyle Didim’e gitmiştir. Bu sebeple Ankaralılar arasında yaz muhabbetleri başladı mı bilin ki söz konusu yer büyük ihtimalle Didim’dir.

12) La Bebe



Hayır Fransızca bir bebek bezi markası değil. Ankaralıların birbirlerine sesleniş biçimleridir La Bebe. Ankara’da biri size “La Bebe” diye seslenirse şaşırmayın, “Buyur söyle la” diye karşılık verin. La’yı Ankara’da istediğiniz her cümlenin başına ve sonuna çekinmeden koyabilirsiniz. Sizi şehrin atmosferine daha çok ısındıracaktır.

13) Çinçin

Sakın ola bir zamanların +18 televizyon programı gelmesin. Çinçin, Ankara’nın en ‘belalı’ mahallesi olarak bilinir. Çinçin’e girmek de Çinçin’den çıkmak da başlı başına bir maceradır. Yani biri tutar da size “Haydi Çinçin’e gidelim” derse , “Kalsın ben almayayım” diyerek savuşturun. Canınızı yolda bulmayın, Çinçin dediğimiz bölgeye polis ekipleri bile girmeden önce iki kez düşünüyor, siz düşünmek için acele etmeyin sakın. Uzun uzun düşünün. Ancak Çinçin’in büyük bir bölümünün kentsel dönüşümle Ankara’ya kazandırıldığını da not edelim.

14) Deniz yok belki...

Bu güzel şehrin bir tek denizi yok. Adaylığı döneminde çılgın ‘Boğaz’ projesiyle gündeme gelen Melih Gökçek’in Ankara’ya kapı ve üst geçitten sonra deniz de yapacağı bekleniyor. Ancak Ankara buna hazır mı bilmiyoruz çünkü koca şehrin ortasından geçecek bir boğaz, sahil yolu kavramına uzak bir şehire “Boğaz trafiği” gibi bir kıyamet yaşatabilir. Ankara bu projeye hazır olabilir ancak Ankaralılar hazır mı bilinmez. Ancak şimdilik Ankara’ya gidecek İstanbullular; Gölbaşı’yla, Eryaman yapay gölüyle vs. idare etmeye hazır olmalılar.

15) ...Ama alt geçit var!

Ankara’nın üst geçitleri pek kullanılmasa da alt geçitler hayati önem taşıyor. Ancak alt geçitler de yoğun yağmurlarda havuz olarak hizmet verebiliyor! Ey İstanbullular eğer sağanak yağış varsa giyin mayolarınızı koşturun Ankara’nın alt geçitlerine bedava havuz keyfi sizi bekler!