Aşk Yeniden'de aşk olsun demek için 10 sebep

Aşk Yeniden'de aşk olsun demek için 10 sebep
Aşk Yeniden'de aşk olsun demek için 10 sebep
Tatlı heyecanlı dizimiz 'Aşk Yeniden' bahar gelmeden bize baharı getirdi sanki... / Bilge Aktaş Baytak

Bir yalanla başlayan ama gerçek olması için heyecanla gözlerinin içine baktığımız bu hikaye ile midemizde uçuşan kelebekleri hatırladık. Her çalan telefona koşuşumuzu, her mesaj sesinde yüreğimizin yerinden fırlamasını yeniden yaşadık. Kaçamak bakışlar attığımız, rüyalara yattığımız o tatlı günleri çağırdık, koyduk yanı başımıza.

Özlemişiz!

Yalnız olanlar, aşka küsmüş olanlar, aşksız olmaz diyenler, yalnız değilken yalnız hissedenler, evliler, sevgililer, umutla aşkı bekleyenler, kısacası yüreğinde bir kez bile 'aşk'ı tatmış olanlar her hafta ekran karşısında yeniden 'yeniden aşk olsun' diyorlar.

Biz içimizdeki aşık olma duygusunu Zeynep ve Fatih'e yükledik. Bütün kızlar Zeynep, tüm erkekler Fatih sanki. Zeynep evet derse tüm erkekler kazanacak, Fatih kızı kandırmayı başarırsa tüm kızlar bayram edecek gibiyiz.

Peki ama neden? Neden kaptırdık kendimizi bu kadar? Neden illa ki bu aşk gerçek olsun diyoruz?

İşte sebepleri:

1. Aşk yaşta değil, kalptedir!

Karakterlerin yaşları ne olursa olsun aşk duygusunu bize öyle güzel geçiriyor ki dizi. Biz ilk bakışta Zeynep ile Fatih'in aşkı gibi görsek de olayı, aslında Orhan'ın Selin’e, Selin’in Orhan'a duyduğu masum aşkı da kattık kendimize. Yıllar sonra Kara Meryem'i ilk kez gördüğünde gözlerinde sadece öfke ve kin olmayan; bakışlarının derinlerine, aslında yıllardır içinde bastırdığı 'aşk'ı da katan Şevket Reis bize bu duyguyu hatırlatmadı mı? Kızsa da, ömür boyu kin beslese de aslında çok sevmemiş mi Reis Meryem'i? Zaten tam da bu yüzden kızmamış mı ona? İnsan sadece çok sevdiğine kızmaz mı aslında?

2. Meşru aşk!

Başka bir deyişle birbirlerinin helâli değil mi Zeynep ile Fatih? Tutsa elini bir ömür bırakmasa kim onlardan hesap sorabilir? Dışarıdan bakan kim bu ilişkiye itiraz edebilir ki? Olsa olsa sonsuza kadar susma hakkını kullanır. Yasak değil bu aşk! Asla aşık olmaması gereken akraba değiller, en yakın arkadaşlarının eski sevgilisi de değiller, kardeşimin aşkısın olayı da yok. Bal gibi de meşru! O yüzden işte 'aşk olsun' diyoruz.

3. Zeynep Fatih'in yıllardır özlemini çektiği kız!

Evet bir sebep de Fatih'in yıllardır sosyal çevresinde gördüğü ama aslında yanına hiç mi hiç yakıştıramadığı 'süslü püslü kız'lardan çok farklı. Kendisine belki de ilk kez “oha hayvan!” diyen kız Zeynep. Aslında tam da aradığı kız. Meğerse çok uzakta değil sadece birkaç koltuk arkasındaymış.

4. Fatih, Zeynep'in yaralarını sarar!

Aşk olsun diyoruz çünkü Zeynep yaralı ve onun yaralarını hiç acıtmadan sarabilir Fatih. Babasının baskısı ile büyümüş, ilk aşkının peşinden koşarak arkasına bakmadan çekip gitmiş ama sonunda büyük bir hüsrana uğramış Zeynep. Bu yaraları da sarmak kolay değil ama Fatih Zeynep'i iyileştirmeye aday.

5. Zıt kutuplar birbirini çeker!

Nasıl da zıt kutuplar ama nasıl da bir o kadar uyumlular değil mi? Sert ve ne istediğini bilen bir Karadeniz kızı Zeynep. Lafını esirgemeyen, dobra. Fatih ise kızlara hep acaba beni param ve itibarım için mi seviyor kuşkusu yaşamış şimdiye dek. Aradığını hiç bulamamış. Nasıl farklı çevreler ama nasıl özlem içindeler birbirlerinin hayatına. Hayatında hiç yer yatağında yatmamış Fatih’in mutluluğu çok gerçekti yerde yatacağını anlayınca! Ya Zeynep? Balayı otelini görünce nasıl da dibi düştü! Önce istemem yan cebime koy dedi ama sonra basbayağı sevdi o lüksü, ihtişamı.

6. Kız güzel, oğlan yakışıklı!

Hani bazen çiftleri pek yakıştırmayız ya. Hemen çekiştiririz; kızın boyu çok kısa, ay kız oğlanın annesi gibi, bula bula bunu mu bulmuş deriz. İşte bütün bu lafları unutturan bir çift onlar. Her ne kadar dış görünüş önemli değil yalanları söylesek de kendimize, birbirimize önemli işte! Önce görünüşlerine göre çatarız çöplerini arkadaşlarımızın… Zeynep ve Fatih de işte böyle tam birbirleri için yaratılmışlar hissi uyandırıyor insanda. Boyları boylarına, huyları huylarına.

7. Mukaddes Hanım’ı sinir et Zeynep!

Tabii sadece Zeynep ve Fatih başka dünyaların insanları değil, aileleri de öyle haliyle. Ağzında gümüş kaşıkla doğmuş biri Karadenizli bir balıkçının kızına aşık olursa, aileler de aradaki uçurumdan atlarken tökezler, düşer elbet. Fatih’in annesi, sürekli paçoz dediği Zeynep’le oğlunu ayırmak için elinden geleni yapsa da tüm yaptıklarını boşa çıkar Zeynep. İşte bu hissi bize yaşatman için; sonradan görme, kibirli, oğlunu aptal sarışın bir kıza yamamaya çalışan, Fatih’in ne hissettiği umrunda bile olmayan, Zeynep’in tatlılar tatlısı, içten ve samimi ailesini sürekli küçük gören Mukaddes Hanım’ı çatlatmak için ‘he’ deyiver Zeynep. Evet de ki aşk olsun yeniden!

8. Ertan’a boyun eğme Zeynep!

Uğruna babanı karşına aldığın, peşinde hiç düşünmeden dünyanın öbür ucuna gittiğin, sana dünyanın hem en güzel hem de en kötü günlerini yaşatan o adama yenilme Zeynep! Evet, sepeti koluna takıp Ertan’ı gönderdin yoluna. Ama bundan sonra sana yapması muhtemel şantaja boyun eğme. Belli ki sana dünyayı dar etmeye hazırlanıyor… Çocuk onun çocuğu olabilir ama unutma Selim’e asıl babalığı yapan Fatih! Ertan’a karşı mücadelende yanına Fatih’i al, al ki aşk olsun Zeynep!

9. Selim aşkla büyüsün diye, aşk olsun!

Fatih’le Zeynep’in aşkı gerçek olsun, olsun ki Selim bebek sevgiyle büyüsün. O’nu istemeyen babasının hikayeleri ile değil, onu canından çok seven annesi ve onun için her şeyi göze alan babasının kahramanlık öykülerini dinleyerek büyüsün.

10. Bizi aşka inandırın!

Hala gerçek sevginin, aşkın, heyecanın var olduğunu bize göstermek için aşk olsun, yeniden, yeniden…


    ETİKETLER:

    Aday

    ,

    Fatih

    ,

    aşk

    ,

    Çocuk

    ,

    Kız

    ,

    Hikaye

    ,

    karadeniz

    ,

    dizi

    ,

    bakan

    ,

    sosyal

    ,

    gümüş

    ,

    Karşı