Aşkın gücünü yanlış anlamış tarihin en acımasız 8 seri katil çifti

Aşkın gücünü yanlış anlamış tarihin en acımasız 8 seri katil çifti
Aşkın gücünü yanlış anlamış tarihin en acımasız 8 seri katil çifti
Kimi izlediği filmin etkisiyle, kimi de lisede ölen arkadaşının acısını unutmak için... Tarihin en acımasız seri katilleri, tıpkı diğer insanlar gibi öncesinde sadece "aşık" oldu. Sonrasında da çift olup onlarca insanın hayatı kararttılar...
Haber: Naz Melis Zengin / Arşivi

İşlenen onca cinayet, gasp ve adam kaçırma gibi suçların içinde seri katillerin bir de âşık olduklarını duyunca yaşadığımız şokun derecesini bir düşünün. Tarihte aşık olduktan, evlenip pembe panjurlarla tanıştıktan sonra insan öldürmeye devam eden nice katil mevcut. Ama asıl ilginç olanı, kendilerine hem özel hayatlarında hem de işlerinde birlikteliği sürdüren katiller. Başka bir insanla uyumlu yaşaması imkânsız gibi gözüken bu kişilerin bir araya gelip kötülüğe karışması, bizlere bir kez daha bu dünyada her şeyin mümkün olabileceğini gösteriyor. İşte tarihte iz bırakan seri katil çiftler!

1.Fred ve Rosemary West

İlk bakışta oldukça sevimli gelen Rosemary ve Fred West çifti, İngiltere’de Glouchester yakınlarında yaşıyordu. Ancak sonradan Fred West'in ilk karısı ve iki kızı da dahil 12 kadının, sapık çift tarafından işkenceyle öldürüldüğü ve evin mahzenine gömüldüğü anlaşıldı. Yaşadıkları evin adı Dehşet Evi'ne çıktı. Rosemary ve Fred West yıllarca, evlerinde kiracı olarak kalan genç kızları, yoldan aldıkları otostopçuları, kendi iki kızlarını ve Fred West'in ilk karısını öldürerek soğukkanlılıkla gömmüş ve korkunç sırlarını saklamayı başarmışlardı. Foyaları, Fred West'in kendi kızı 16 yaşındaki Heather'in ortadan kaybolmasına anlam veremeyen yakınlarının, genç kızı ısrarla aramaları üzerine ortaya çıkmıştı. West Çifti Şubat 1994'te tutuklandı. Mahkeme sürerken Fred West'in hücresinde kendini gömleğiyle asarak öldürmesi pek çok İngiliz'i kolay ‘kurtuldu’ diye üzmüştü. Rosemary'nin avukatları, asıl sapığın Fred olduğunu, Rosemary'nin ‘mecburi’ yardım ettiğini iddia etseler de, idam cezası olmayan İngiltere'de, müvekkillerini ömür boyu hapisten kurtaramadı. Korkunç işkencelerin ve cinayetlerin vuku bulduğu ‘25, Cromwell Street’ adresindeki uğursuz ev de yerle bir edilerek yerine bir park yapıldı.

2.Alton Coleman ve Debra Brown

Alton Coleman ve Debra Brown çifti de seri katiller tarihinin gangster çiftlerinden. Afro-Amerikan kökenli çiftin suç geçmişinde; sekiz cinayet, yedi tecavüz, üç adam kaçırma ve on dört silahlı soygun yer alıyor. 6 farklı eyaleti gezip suçlarını işleyen çift FBI tarafından yakalandıktan sonra suçlarından ötürü hiç pişmanlık duymadıklarını belirtti. Hatta Debra Brown mahkeme sırasında öldürdüğü kişiler için oldukça kötü sözler de ifade etmekten geri kalmadı ama bunları buraya yazmak gibi bir lüksümüz yok. Her türlü ısrarına rağmen idam cezası alamayan Debra ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Onu bu yollarla tanıştıran sadist sevgilisi ise idam edildi.

3.Faye ve Ray Copeland

İkinci baharlarını cinayet işleyerek geçirmeye karar veren yaşlı çift Faye(76) ve Ray Copeland(69), 1989 yılında 5 kişinin ölümden sorumlu tutuldu. Diğer seri katillere göre biraz daha masum sayılabilecek bahaneleri olan Copeland çifti, kurbanlarını boş dolaşan serserilerden seçmiş. Gözüne kestirdikleri gençleri kafalarından tek kurşun sıkarak öldüren ikiliden Ray Copeland idama mahkum edildi, Ray Copeland ise 1993 yılında tutuklu olduğu cezaevinde hayatını kaybetti.

 4.Gerald ve Charlene Gallego

Gerald ve Charlene Gallego çifti seri katiller tarihine işledikleri 10 cinayetle kazındı. 16-17 yaşlarındaki kızları kaçırıp, öncesinde tecavüz edip ardında öldürmeye varan işkenceler eden çiftin başlarda hikayeleri oldukça normal gibi gözüküyor. Gerald Gallego bir süpermarket zinciri sahibinin oğlu. Sessiz ve sakin olmasıyla bilinen Gerald, genç yaşlarda tanıştığı eroinle hayatını bitirmeye başlıyor. Charlene  da Gerald gibi eroinle genç yaşlarda tanışıyor. 2 başarısız evlilik sonrasında Gerald ile tanışan Charlene, ilişkilerinin toplum tarafından kabul edilemeyecek masum görünen bir ilişki olduğunu düşünüyor. Kadınlara olan ilgisi nedeniyle önceki eşinden ayrılan Charlene evlilikte çiftlerin her şeye açık olması gerektiğine inanıyor. Ancak bu açıklığı çok farklı şekilde yorumlayan Charlene, Gerald’la birlikte hiçbir şekilde yorumlanamayacak tabiri caizse “iğrençlik” içindeki cinayetleri işliyor. Köle-efendi ilişkisi adı altında birçok kadının hayatını söndüren çift, kamuoyunda "The Love Slave Killers" yani aşk kölesi katilleri olarak tanındı. 1983 yılında yakalanan çiftten Charlene Gallego önce cezaevine gönderildi. Ardından 1997 yılında ruhsal problemlerinden ötürü bir rehabilitasyon merkezine gönderildi ve 2002 yılında burada can verdi. Gerald Gallego ise 1999’da hükümlü olduğu esnada hayatını kaybetti.

5.Michelle Michaud ve James Daveggio

Fantezi dünyalarının can aldığı bir diğer çift de Michelle Michaud ve James Daveggio. 2 tecavüz ve 1 üniversite öğrencisini boğmakla suçlanan çift, model olarak Gallego çiftini örnek almış. Diğer seri katillerden farklı olarak belli bir modele göre suçlarını işleyen çiftin, basit ama vahşi algoritmaları ele verdi ve ikisi de idama mahkûm edildi.

 6.Ricky Davis  ve Dena Riley

Ricky Davis ve Dena Riley ise izledikleri filmlerin etkisinde kalıp bu işe merak salmış çiftlerden. Neil Postman’ın televizyon eleştirisini hakkıyla kanıtlayan Davis ve Riley çifti, çocuk kaçırma, adam öldürme ve tecavüz suçlarından yargılandı. Tutuklu olduğu sırada Ricky Davis hayatını kaybetti. Dena Riley ise 239 yıl yediği hüküm nedeniyle hala cezaevinde.

7.Paul Bernardo and Karla Homolka

Paul Bernardo ve Karla Homolka dışardan bakıldığında oldukça sevimli duran bir çift gibi görünse de yaşattıkları ne tür birer canavar olduklarını ortaya koyuyor. 1970 doğumlu Karla Homolka Kanada’da yaşayan hoş bir genç kız iken 1987’de bir iş gezisinde Paul Bernardo ile tanışmış ve âşık olmuştu. Paul bir süre sonra Karla’ya evlenme teklif etmeye karar verdi. Bu esnada Karla Paul’a bağlanmaya başlamıştı. Paul’un neredeyse her dediğini yapıyordu. Paul’un sapkın fikirleri Karla’nın etrafını bir ateş gibi sarmıştı. Tanıştıklarında bakire olmayan Karla, Paul tarafından ilginç bir şekilde cezalandırıldı. Paul bir gün Karla’nın yardımı ile kız kardeşi Tammy ile birlikte oldu. Çift Tammy’i uyutup ona tecavüz etti. Karla’nın gözü o kadar kararmıştı ki kız kardeşi Tammy’nin tecavüz sonrası ölümüne hiçbir şey demedi. Paul sonrasında başka kadınların da hayatlarını mahvetti. Birçok kadının canını almaya devam ederken bir gün çift yakalandı ve Paul ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi. Karla ise yaptıklarını itiraf edip, suçunu kabullendiği için 25 yıl cezaya çaptırıldı. Hapiste tedavi de gören Karla 2005 yılında yeni bir isimle gizlenerek tahliye edildi.

8. Myra Hindley- Ian Brady

Tarihin bir diğer kara lekelerinden olan Myra Hindley ve Ian Brandy çiftini tanıyalım şimdi de. Myra Hindley 23 Temmuz 1942’de, Manchester’da, şiddet yanlısı bir baba olan Bob ve ondan sürekli dayak yiyen karısı Hettie’nin kızı olarak dünyaya geldi. Myra lisede en yakın arkadaşının boğularak ölmesinden sonra ağır bir bunalıma girdi. Çekingen ve depresif bir genç kızken hayatının aşkı Ian Brandy ile iş yerinde tanıştı. Ian Brady 2 ocak 1938’de hiç görmediği gazeteci bir babanın ve bekar bir annenin (Margaret Stewart’ın) çocuğu olarak dünyaya geldi. Ian yaşıtlarından biraz daha farklı bir çocuktu. Sürekli çevresindeki hayvanlara zarar veriyordu. Ian büyüdükçe şiddete olan merakı da büyümeye başladı. Bir hırsızlık suçu esnasında yakalanıp ıslah evine düşmesiyle birlikte hayatı değişti. Burada kendini okumaya veren Ian, Adolf Hitler’e ilgi duydu. Hitler’in birçok kitabını okuyan Ian, ilerde sevgilisi Myra’ya da bu hayat tarzını aşıladı. Dininden hayat tarzına kadar birçok şeyini Ian için değiştiren Myra, Ian’ın kötü amaçlarını da sindirmeyi başardı. Ian ile cinayetler işlemeye başlayan Myra’yı kız kardeşinin eşi şikayet etti. Ian evinde tuttuğu bir cesetle tutuklandı. Polis Ian’ın evini araştırmaya başladıkça, çiftin yaptığı kötülükler ortaya çıktı. 10 yaşındaki küçük kızın işkence kasetini bulan polis, Myra’yı da tutukladı ve cani kadını 3 ayrı cinayet suçundan ömür boyu hapse mahkum etti. Daha sonralarında pişman olduğunu belirten Ian’ın aksine Myra hiçbir zaman pişman olduğunu dile getirmedi.Gardiyanları ayartıp şartlı tahliye için dönemin iç işleri bakanına kadar ulaşmaya çalışan Myra uzun yıllar hapis cezası çektikten sonra yine hapiste can verdi.