Avrupa'nın Reggae'si: Balkan Müziği

Avrupa'nın Reggae'si: Balkan Müziği
Avrupa'nın Reggae'si: Balkan Müziği
Dünyada pek çok müzik akımı sevenlerini peşinden sürüklemiş, bir kültür oluşturmuş ve bir yaşam biçimine dönüşmüştür. Bunlar arasında Balkan Müziği, Türkiye'nin bir başucu kitabı gibidir. Yarattığı etkiyle Avrupa'nın Reggae'si desek yanlış olmaz Balkan Müziği için...
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Çoğumuzun kulağında Balkanlar, yurda giren soğuk hava dalgasının anavatanı olarak yer etmiş olsa da; ruhuna fıstıklı baklava yedirmek isteyenler için Balkanlar müziğiyle de pekala bir kültür yumağıdır. Balkan müziğinin en güzel yönü uluslararası bir etkileşimin ortak ürünü olmasıdır. Birden fazla dil, birbirinden çok farklı enstrumanlar aynı ezgilerde buluşur ve Mastika'dan tutun Üsküdar'a Gider İken'e kadar büyük bir armoniye dönüşür.

Balkan Müziği adeta bir futbol takımı gibidir aslında. 11 farklı ülkenin toplanıp bir araya getirdiği bir kulak ziyafeti, bir cümbüş, bir karnaval niteliğindedir. Bir bakıma bu 11 ülkenin çoğu farklı alfabeleri, farklı dilleri kullansa da aslında konuştukları tek bir ortak dil var o da müzik. Günümüzde İngilizce sözlerin de yazılmasıyla çapını giderek genişleten Balkan Müziğini oluşturan o efsane 11'e bir bakacak olursak:

Kalede:

Makedonya

Defansta:

Bulgaristan

Bosna-Hersek (Takım Kaptanı)

Hırvatistan

Karadağ

Orta Sahada:

Romanya

Sırbistan

Kosova

Arnavutluk

Forvette:

Türkiye

Yunanistan

(Yukarıdaki 11 farklı kuşaklardan ve farklı türlerden Balkan Müziği örnekleri sunan sanatçılardan seçilmiştir. Kimisi folklorik ezgilere bağlı, kimisi daha çağdaş seslerle harmanlanmış şarkılar sunmaktadır.)

Balkan Müziği temelinde halk oyunlarını barındırır. Etnik bir müzik kültürünün, birbirine komşu halkların kaynaşmasıyla çok farklı bir amoni oluşturmasıyla meydana gelir. Günümüzde çok ihtiyaç duyduğumuz barışın müziğidir aslında Balkan Müziği. Folklorik kıyafetlerini giydiklerinde bile birbirinden zor ayırt edilen Balkan ülkelerini birleştirmek için zaten iki tıngırdatsanız yeter de artar bile.


Yugoslavya'nın dağılmasının ardından Balkanlar'da yaşanan trajedinin yaralarını en güzel saran da yine Balkan Müziği olmuştur. Savaş sırasında birbirine nefretle bakan Avrupa'nın bu dar mahallesinin insanları, ortak bir müzik kültürüyle bugün yeniden kaynaşmaktalar. Öyle ki bir Balkan şarkısını dinlediğinizde ortada 11 farklı ülke olmasına rağmen eğer dillerini bilmiyorsanız , şarkının hangi ülkeye ait olduğunu anlamanız mümkün değildir.

Aynı şarkıların insanıdır Balkan insanları, peki bu şarkılar nasıl oluşmuş? Bu harman nasıl bir araya gelmiş? Balkanlarda yaşayan insanlar arasında sınırları ilk kaldıran Roma İmparatorluğu olmuş. Roma çatısı altında birleşen Balkanlarda özellikle Yunanların diğer uluslarla yakınlaşması ilk bütünleşmeyi sağlamış. Romanya'nın Roma için güçlü bir askeri merkez haline gelmesiyle etkileşim alanının sınırları genişlemiş. Kuzeyden gelen lejyoner Slavların da bu bölgede sıcak karşılanmasıyla Balkan müziğinin uluslararası gücü kuvvetlenmiş. Bu topraklardan çıkan ezgiler bir anda Akdeniz kıyılarından Karpatların kuzeyine kadar ortak bir dil oluşturmuş. Ancak Balkan müziğinin günümüzdeki halini alması için bin yıla yakın bir zaman geçmesi gerekmiş...

1071'de Malazgirt'te hızını alamayan Türklerin birkaç yüzyıl içerisinde Balkanların kapısına dayanmasıyla yeni bir karışımla yüzleşmiş bölgenin insanları. Başlarda Bizans direnişi ve Haçlı seferleriyle kanlı bir karşılaşmaya sahne olsa da, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlara girmesi ve yüzyıllarca süren bir barış ortamı tahsis etmesiyle, kökeni Asya'ya dayanan Anadolu ezgileri de karışmış Balkan müziğine. Tabii bu etkileşim Anadolu'ya da özellikle Trakya üzerinden sıçrayarak Balkan müziğinin sınırlarını Doğu Akdeniz'e kadar genişletmiş.

Bu şekilde Balkan Müziğinin günümüzdeki efsane 11'i kurulmuş. Peki nedir Balkan Müziği? Temeli karmaşık ritme dayanır, birden fazla makama dayanan çok farklı eserlerin oluşması için açık bir yapıya sahiptir. Bu özellikleriyle Jazz ve Reggae ile benzer özelliklere sahiptir ve müzikte duygu yoğunluğu yüksektir. Balkan müziğinde coşku da, hüzün de üst seviyededir.

Balkan müziği enstruman zenginliğiyle de dikkat çeker. Trompet ve akordeonun üstüne kurulu gibi gözükse de, balkan müziğinde klarnet, keman, mandolin de bu müziğin vazgeçilmez çalgıları haline gelmiştir. Hatta Anadolu etkileşimiyle zurna ve tulumun da Balkan müziğinde kendisine yer bulduğu pek çok şarkı vardır.

Bir zamanlar Mastika'yı Roman havası bilip Sulukule'den çıktığına inanırken şimdilerde, Balkan müziğinin büyük üstatlarından bu şarkının farklı dillerdeki söylenişlerini dinleyebiliyoruz. Ancak daha güzeli, özellikle son yıllarda Balkan şarkılarında birden fazla dilin kullanılması bu müziğin geleceğine yönelik çok olumlu sinyaller veriyor. Yıllarca aynı şarkının birden fazla farklı dilde söylenmesine alışkın olan Balkan insanları artık aynı şarkıda birden fazla dili bir arada buluşturabiliyorlar. Bir Bulgar ya da Romen şarkıcının albümündeki şarkılarda Türkçe kelimeler duymak neredeyse sıradanlaştı diyebiliriz.

Bu kadar ballandıra ballandıra anlattıktan sonra bir de güzel haber vererek yazımızı sonlandırıyoruz. Balkan Müziğinin gelmiş geçmiş en büyük maestrolarından Goran Bregovic, Mayıs ayında bir kez daha ülkemizi ziyaret ediyor. NN Kültür Sanat'ın düzenlediği organizasyonla 6 Mayıs'ta Ankara, 7 Mayıs'ta İstanbul, 8 Mayıs İzmir ve 12 Ağustos'ta da Bursa'da sahneye çıkacak olan Bregovic, Bosna-Hersek'in o tanıdık atmosferini Türkiye'ye taşıyacak. Biletler tükenmeden önce elinizi çabuk tutmanızı tavsiye ederiz...

Bregovic ülkemizde daha önce İzmir, Kocaeli ve Diyarbakır illerinde de konserler verdi. Sanatçının eserlerinden bazıları Sezen Aksu, Oya-Bora ve Candan Erçetin gibi Türk müzisyenler tarafından Türkçe sözlerle seslendirildi. Goran Bregovic’in, geniş repertuvarından seçtiği şarkılarla, hiçbir konseri birbirine benzememekle beraber hepsi Balkan kültürünün derin izlerini taşıyor.