Ay'ın bir türlü çözemediğimiz 10 gizemi

Ay'ın bir türlü çözemediğimiz 10 gizemi
Ay'ın bir türlü çözemediğimiz 10 gizemi
Zamanın başlangıcından beri her akşam göğe baktığımızda onu gördük. Kimi medeniyetler ona taptı, kimileri zamanı ona göre ayarladı, kimileri de üstüne çıkıp bayrak dikti. Ancak henüz hiç bir medeniyet Ay'ın gizemlerini çözemedi. İşte size Ay'ın çözülemeyen 10 gizemi!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Güneş sistemindeki en sıra dışı gök cismi tartışmasız bir şekilde Ay'dır. Yapısı, hareketleri ve Ay'dan aldığımız taş örnekleri karşımızda bir uydudan daha fazlasının olduğunu gösteriyor. Bugün binlerce ışık yılı ötesindeki gezegenler hakkında bile varsayımlarda bulunabilen bilim insanları, dibimizde duran Ay için henüz net yargılara varamadılar. Akşam gökyüzüne baktığınızda aklınıza çok başka sorular getirecek bir liste ile karşınızdayız. Ay görebileceğiniz en gizemli şeydir çünkü;

1. Sen Ay'sın büyük düşün


Güneş sisteminde Ay'dan daha büyük bir uydu gözlemlemek mümkün değildir. Ay çap olarak dünyanın çapının 4'te 1'i kadar bir boyuta sahip. Bu kadar büyük bir gezegen uydusu Güneş sistemimizde ara ki bulasın. Jüpiter'in en büyük uydusu bile ancak Jüpiter'in 8'de 1'i ölçülerindeyken Ay'a ne oluyor? Bize midir efelenmesi?

2. Çekim kuvveti


Güneş sistemimizdeki bütün gezegenlerin birim kütleye göre çekim oranları hesaplandığında 5,5 gram değeri oraya çıkmakta. Sadece Ay 3,1 gramlık bir değer sergilemekte. Asi bu asi, ergen gibi her şeye karşı, her şeye ters...

3. Yüzünü saklayan uydu



Güneş sistemimizde etrafında döndüğü gezegene sadece tek bir yüzünü gösteren tek uydu Ay'dır. Dünyadan ne zaman ve nereden bakarsanız bakın sadece Ay'ın tek bir yüzünü görebilirsiniz. Bildiğin iki yüzlü işte! Hep sakladığı bir şeyler var. Görünen yüz de librasyon sayesinde Ay yüzeyinin %59'una tekabül eder. Librasyon, gözlem sırasında gök cisimlerinin yörüngesel özellikleri sebebiyle yaşadığımız bir yanılsamadır. Ancak bu yanılsama gözlemlediğimiz cismin yarısından daha fazlasını görebilmemizi sağlar. Peki Ay'ın diğer yüzünü neden göremiyoruz? Bilim insanlarının aynı fikirde olduğu nokta; Ay ve Dünya arasındaki gelgit tümseklerinin zaman içerisinde düzensizleşmesi ve bir kırılım yaşayarak, Ay'ın tek bir yüzünün görünecek şekilde bir manevranın ortaya çıkmasıdır. Bu manevra, Ay'ın Dünya kendi etrafında dönmeyi durdurmadıkça iki yüzünü birden göstermesinin mümkün olmadığı bir açı yaratır. Ancak bu manevranın bu şekilde oluştuğu kimi bilim insanlarına göre şüphelidir. Ay'ın görünen yüzünün lekelerle dolu olması, diğer yüzünün ise neredeyse pürüzsüz olması bu hareketin doğal bir sonucu olarak görülememektedir. Yani işin içinde bir iş var fakat tanısını koyamıyorlar. Biz söyleyelim, Ay'ın pisliği işte. Bildiğin gıcık! Ne var yani o da her uydu gibi, efendi uslu olsa? İlla ters gidecek bir şeylere!

4. Öpün Ay Dede'nizin elini


Yıllardır hep dillendirilir "Ay Dede" tanımını duymuşsunuzdur. Bu sözü ortaya kim attı, kimin kafasından çıktı bilinmez ama belki de bu lafı söyleyen kişi Ay hakkındaki gerçekleri biliyor olabilir. Neden mi? Çünkü Ay, dünyanın dedesi yaşında! Aynen öyle. Güneş sistemimizdeki bütün gezegenlerin 4 ila 5 milyar yıl önce oluştuğu düşünülmekte. Aydan getirilen taş örnekleri ise 7 milyar yıl öncesine uzanan bulguları açığa çıkartmakta! Durun hemen delirmeyin. Çünkü Ay'ın yüzeyi Dünya'ya çarpmak yerine Ay'a kafa atan meteor enkazlarıyla dolu. Bu örnekler onlardan gelmiş olabilir. Hatta Ay yüzeyinden alınan bazı kayaların yaşı 20 milyara kadar uzanabiliyor. Bu noktada birebir şekilde Ay'ın bu kadar yaşlı olduğunu söyleyemeyiz. Bunu bir kenara yazalım. Fakat, şimdi şu var ki Ay'ın yüzey altından alınan örneklerine bakıldığında kesinlikle Güneş Sistemi'nden daha eski bir gökcismi olduğu anlaşılabilmektedir. Öyle uydumuz, küçüğümüz demeyin öpün dedenizin elini!

5. Çetin ceviz Ay


Şöyle bir gerçek var ki eğer Ay olmasaydı Dünya'da yaşam olmazdı. Olsa bile bugün bildiğimiz anlamda bir yaşam mümkün olmazdı. Biz olmazdık biz! En temizi böyle söylemek lazım... Şimdi Dünya da Ay da milyonlarca yıldır meteor yağmurlarına tutulmuşlar. Şöyle bir bakmak gerekirse, dünyadaki 10 büyük meteor krateri bize bazı bilgiler verebilir. Misal 1.2 km genişliğe sahip Barringer Krateri'nin derinliği 175 metredir. 880 metre genişliğindeki Wolfe Creek Krateri'nin derinliği 60 metredir. Kafanızda belli bir oran oluşmuştur. Ay'a bakalım, Gagarin Krateri'nin çapı 298 kilometre! Böyle bir kraterin derinliğinin 20.000 kilometre ila 40.000 kilometre arasında olması gerekir. Ancak Gagarin Krateri sadece 6 kilometre derinliğinde! Dünyada bu oranda verilebilecek en yakın örnek; Deep Bay Krateri 13 km çapında ve 220 metre derinliğinde. Ancak arada büyük bir fark var ki Deep Bay krateri deniz üstünde bulunmaktadır. Yani şu ortaya çıkar ki, Ay son derece sert bir yüzeye sahiptir. 298 kilometrelik bir krater açacak kadar büyük bir meteordan neredeyse hasarsız kurtulabilmektedir. Atom karınca gibi hergele...

6. Garipliklerin harman olduğu memleket: Ay


Tarih boyunca Ay'ı gözlemleyen gözlemciler sürekli bir gariplikle karşılaşmışlardır. 1953 yılında Ay yüzeyinde beliren çizgiler mi dersiniz, 1963 yılında Ay yüzeyinde alev toplarının oluşması mı dersiniz, efendime söyleyeyim 1966 yılında Ay yüzeyinde ışıklar gözükmesi mi dersiniz... Türlü türlü garip gözlem resmi kayıtlarda yerini korumaktadır. Tüm bunların yanında Ay yüzeyinin etrafında uçuşan ışıklı cisimleri de sayarsak "Ay neyin var kuzum?" dememek mümkün değil. 

7. Nereden geldi bu Ay?


Bilim insanları Güneş sistemi içerisindeki tüm gezegen ve uyduların oluşumlarını orantılı teorilerle açıklayabiliyorlar. Ancak ne hikmetse Ay'ın oluşumuna yönelik bir tek tutarlı teori yok. Şu ana kadar ortaya atılan 3 büyük teori de çürütüldü. Misal, bir teori Ay'ın dünyadan kopan bir parça ile oluştuğu düşünülmekteydi bir zamanlar. Ne dünyanın yapısında, ne de ayın yapısında bunu destekleyecek en ufak bir bulguya bile rastlanamadı. İkinci bir teori Ay'ın Güneş sistemine sonradan girip Dünya'nın yörüngesine oturduğu yönündeydi. Ancak bu teori de çürüdü çünkü, Ay kadar büyük bir cismin yörüngeye oturabilmesi için ancak fren yapması gerekir. Yani Ay eğer Güneş sistemine sonradan girip Dünyaya bu kadar yaklaşsaydı, yörüngeye oturmadan direkt gezegenimize çarpardı. Son bir teori de Ay'ın bir zamanlar Dünya'nın etrafında dönen bir toz bulutu olduğu, sonradan bir araya gelerek bugünkü halini aldığı yönündeydi. Ancak bu teoriyi ortaya atan bilim insanına, bilim çevrelerinin "Öyle şey mi olur gerizekalı!" şeklinde haklı bir çıkışta bulunmalarıyla bu teori de çürümüştür. Şu an üzerinde araştırılan teorilerden bazıları; 1- Ay suni bir gök cismidir ve sonradan dünya yörüngesine uzay mühendisliği ile oturtulmuştur. 2- Ay zaten hep buradaydı kendi etrafında dönüyordu, Dünya sonradan geldi Ay'ın çizdiği yörüngenin içine yerleşti. 3- Ay antik çağlarda dünyada yapıldı ve sapanla uzaya fırlatıldı!

8. Ay'ın çıkıntısı


Ay'ın görünmeyen yüzünde garip bir şekilde bir kambur vardır. Bu devasa çıkıntının oluşum sebebi mevcut uzay bilimiyle açıklanamamaktadır. Bununla birlikte Ay, Güneş tutulmalarında Güneş'i birebir kapatacak şekilde bir boyuta sahiptir. Böyle bir oranın rasgele oluşması milyarda bir ihtimal olarak görülmekte. Çünkü Güneş ve Ay'ın boyutları ve hareketleri hesaplandığında böyle bir düzlemin oluşması doğal yollarla çok zor oluşabilecek bir durum. Biz de hala mehtaba bakıp romantizm yapalım, mevzu çok başka çok!

9. Ay ve insanlık



İnsanlık tarihinin Ay'a en çok yaklaştığı nokta hiç şüphesiz Apollo programıdır. NASA'nın 1961'de başlatıp, 1975'te sonlandırdığı projenin asıl amacı Ay'da bir insan kolonisi kurmak üzerinedir! 8 yıllık bir çabanın ve çeşitli kazaların ardından 1969 yılında Ay'a ayak basılmasıyla başarıya ulaşan proje, 1975 yılında asıl amaç tamamlanmadan sonlandırılmıştır. En son Eugene Cernan'ın ayak bastığı Ay'a 1972 yılından bu yana insanoğlu gitmemiştir. 1972-1975 arasında planlanan 3 Apollo uçuşu da bütçe kesintileri sebebiyle iptal edilmiştir. Şimdi durum şu ki, Ay projesinin bütçesini kesip Mars'a ve diğer gezegenlere insansız araçlar gönderecek kadar büyük bir bütçe açılıyor olması şüphelidir. Neden? Ay'a koloni kurmak amacıyla başlatılmış bir proje, Ay'a ayak basıldıktan sonra böyle apar topar iptal ediliyorsa adama sorarlar "Neden?" diye. Mantıklı olan Ay'a maden kurularak zengin kaynaklarından faydalanmak değil midir? Tabii sahipsiz bir sıradan uydu olarak düşünerek soruyoruz bu soruyu!

10. Durdurun Dünya'yı binecek var



Dünya dönüyor ve dönmeye devam edecek... Mi? Hayır. Dünya dönüyor evet ama önümüzdeki milyon yıllar içerisinde duracak. Neden mi? Ay yüzünden. Ay ve Dünya arasındaki hareketler, Ay'ın Dünya'yı yüzyılda 1,5 mili saniye yavaşlatmasıyla sonuçlanır. Yani bir anlamda Ay, saati kurulmuş bir kıyamet mekanizmasıdır. Dünya'nın etrafında döndükçe, Dünya'nın kendi etrafındaki dönüşünü yavaşlatmakta ve günlerin daha uzun yaşanmasına sebep olmaktadır. Biz ve muhtemelen torunlarımızın torunları dahil ardımızdan gelen kimse göremeyecek belki ama milyon yıllar sonra Ay, Dünya'yı durdurmuş olacak ve muhtemelen Dünya'daki bütün yaşam sona erecek. Bu zamanlama hesaplara göre Güneş'imizin sönmesinden daha önce gerçekleşecek! Çözüm? Getirin şuradan iki üç nükleer başlık, gerekeni yapalım. Ancak Ay'ı yok edersek, Dünya'daki bütün iklimler de bozulur yine hayatı sonlandırabiliriz. Bu durumda yapılacak en mantıklı şey, Ay Dünya'yı durdurmadan, yaşanabilecek başka bir gezegen bulmak...