Başka dillerde karşılığı olmayan 16 kelime

Başka dillerde karşılığı olmayan 16 kelime
Başka dillerde karşılığı olmayan 16 kelime
Bazı bazı kelimeler var ki, o dilin insanlarının yaşamlarından, hayatlarından beslenmiş ve var olmuş, diğer dillerde ise bunları karşılayan tek bir kelime olarak yok. Kültürler arasındaki farklılıkları, bir kültürün kendine haslığını anlatan en güzel örnekleriolan bu kelimelerin bazıları insana keşke bizim dilimizde de olsa dedirtecek kadar güzel ve duygulu. İşte o kelimelerden 16 tanesi.

Dilin, içinde olduğu kültürle olan göbek bağı günlük hayatımızda çok aklımıza gelen bir şey değil; içine doğmuş olduğumuz toplumun coğrafyasından, günlük hayattaki alışkanlıklarına kadar pek çok şey kullanılan dili de doğrudan etkiliyor. O çok bilinen örnekleri hatırlayın; Eskimolar’ın kar için kullandığı 150’den fazla kelime olması, Aborjinler’in keza, kumu ve çeşitlerini anlatmak için çok fazla kelime kullanmış olması bu durumu açıklamak için kullanılabilecek en basit örneklerden.

Bir de başka dillerde olup çevirisini bir başka dile tek bir kelime ile yapmanın mümkün olmadığı kelimeler var. Bunlar da yine o toplumun kültürel faktörlerinden, yaşam stillerinden, alışkanlıklarından ortaya çıkmış, dilin vazgeçilmez birer parçaları haline gelmiş.

İşte yalnızca kendi dillerinde tek kelimeyle anlatılabilen o sözcükler ve anlamları:

Saudade

Saudade Portekizce bir kelime. ‘Artık olmayan, kabolyan veya giden birine/bir şeye duyulan sürekli özlem’ manasına geliyor. Portekiz’in meşhur Fado’sunu da düşünürsek, kelimenin duygusallığı biraz daha artıyor.

Wabi-sabi

Wabi-sabi Japonca bir sıfat. Her şeyin içindeki güzelliği görebilmenin, yaşam ve ölümün doğallığının ve hata yapma payının bir döngü olduğunu ve bu döngünün güzelliğini niteliyor. Japon halkı arasında bir bakış açısı olarak nitelendirildiği de oluyor.

Culaccino

İtalyanca olan Culaccino kelimesi, bir bardak suyun masada bıraktığı lekeyi ifade etmek için kullanılıyor.

Çapulcu

Bunu hepiniz biliyorsunuzdur diye tahmin ediyoruz. Elbette, asıl anlamı olan yağmacı / baldırı çıplak manasına gelen karşılıkları başka dillerde vardır. Fakat iki sene önce anlam kaymasına uğrayıp, hak ve özgürlüklerinin peşine düşen, bunlardan feragat etmeyi reddeden, bunlar için barışçıl protesto haklarını kullanan, herkes için adalet ve hukuk isteyen insanları anlatmak için kullanılmaya başlandığından beri başka bir dilde böyle bir karşılığı olduğunu sanmıyoruz.

Sobremesa

İspanyolca bir kelime Sobremesa. Öğle ya da akşam yemeğinden sonra yemeği birlikte yiyen insanların arasındaki kısa sohbet anlamına geliyor.

Age-otori

Mümkün olsa hemen Türkçe’ye uyarlamak isteyebileceğimiz kelimelerden biri de bu. Japonca olan Age-otori, saç kestirdikten sonra daha kötü görünmek manasına geliyor.

Utepils

Norveççe olan bu kelime güneşli bir günde, açık alanda bir içecek keyfi yapmak anlamına geliyor. Güneşli havayı en son ne zaman gördüğünü bilmediğimiz Norveçli arkadaşlarımızın böyle bir kelimeyi kullanmak için uzun süreler beklemek zorunda kaldığını varsayıyoruz.

Waldeinsamkeit

Almanca dilindeki Waldeinsamkeit, ormanda tek başına olmak anlamına geliyor.

Tsundoku

Dilimizde var olması derdimize derman olabilecek bir başka kelime yine Japonca’dan geliyor; Tsundoku kitap satın alıp, satın alınan kitapları okumadan yenilerini alma eylemini anlatmak için kullanılıyor.

Gökotta

İsveççe’de, kuşları dinlemek için sabah erkenden kalkmak anlamına gelen bu kelimenin anlamıyla birlikte, İsveç’in toplam alanının %70’inin de yeşil alan olduğunu söylemek isteriz.

Jayus

Endonezce olan Jayus, yapılan esprinin komikliğinden değil kötülüğünden gülmeyi anlatan bir kelime.

Toska

Rusça olan bu kelimenin anlamını Vladimir Nabokov İngilizce’de hiçbir kelimenin ifade etmediğini söylemiş. Genelde ortada belirli bir sebep yokken hissedilen çok derin bir kederi ifade etmek için kullanılıyor bu sözcük.

Tartle

İskoçça bu kelime, birini bir başkasıyla tanıştırırken ismini unuttuğunuz için duyduğunuz o çekinme hissine verilen isimmiş.

Pochemuchka

Yine Rusça’dan, başka dillerde karşılığı olmayan bir kelime; Pochemuchka çok fazla ve durmadan soru soran insan anlamına geliyormuş.

Fernweh

Almanca olan bu kelime hiç görmediğiniz, daha önce bulunmadığınız bir yere karşı duyduğunuz özlemi ifade etmek için kullanılıyormuş.

Gattara

Olabildiğince hızlı şekilde Türkçe’de bir karşılığını bulsak fena olmaz Gattara kelimesinin; zira kedili, genellikle de yaşlı kadın anlamına geliyor.