Bilim araştırdı: Trafik bizi gerçekten yoruyor mu yoksa bir bahane mi?

Bilim araştırdı: Trafik bizi gerçekten yoruyor mu yoksa bir bahane mi?
Bilim araştırdı: Trafik bizi gerçekten yoruyor mu yoksa bir bahane mi?
Özellikle İstanbul'da yaşayanlar için trafik tam anlamıyla bir kabus. Eve dönerken atlattığımız trafik çilesini bir şekilde dinlenerek atlatabiliyoruz. Ancak sabah işe gelirken yaşadığımız trafik çilesi gün boyu gösterdiğimiz performansa etki ediyor mu? İşte şaşırtıcı sonuçlar...
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Yalan yok, hepimiz sabah saatlerinde korkunç bir trafiğin içinden üstelik bir de işe geç kalarak ofise ulaştığımızda, çalışacak dermanımız kalmıyor. Mesai başlayalı bir saat geçmiş, saat 10:00'a yaklaşmış; "O nasıl bir trafikti" diye söylenerek ofise girdiğiniz oldu mu? İstanbul 'da yaşıyorsanız olmuştur ya da olacaktır. Peki bu o gün gösterdiğiniz performansa nasıl etki ediyor hiç düşündünüz mü? Bilim performansta sıkıntı olmaz diyor ama, öyle bir "ama" ekliyor ki üstüne bir düşünmek lazım...

Tahran Üniversitesi yaptığı bir araştırmada trafik sesinin çalışan insanlar üzerindeki etkisini ölçtü. 26 erkek ve 10 kadın deneğin katıldığı deneyde Vienna Test Sistemi ile her deneğe farklı odalarda trafik sesi dinletildi. Deneyden önce bazı matematik soruları sorulan ve başarı oranları hesaplanan deneklere, trafik sesine maruz kaldıktan sonra benzer sorular soruldu. Cevaplama hızı ve hesaplama sürelerinde herhangi bir düşüş görülmedi. Yani trafik sesinin gösterdiğiniz performansa bir etkisi yoktu ama... "Ama"sı biraz dikkat çekici, verilen doğru cevap sayısında gözle görülür bir düşüş tespit edildi. Yani çalışan insanlar, trafikten sonra aynı performansı gösterseler de aslında başarısız oluyorlardı. Trafik sesinin başarıyı düşüren bir etkisi olduğu bu şekilde tespit edildi.

Güney Kaliforniya Üniversitesi ise 22 eyalette yürüttüğü araştırmada 7.500 kadının beyin aktivitelerini takibe aldı. Trafiğin büyük bir stres yarattığı ve karar vermede tutarsızlıklara sebep olduğu görüldü. Trafikte nefes almak bile beynin aktivitelerine doğrudan etki ediyor. Depresyon ve ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan Alzheimer gibi rahatsızlıklara trafiğin doğrudan etkisi var.

USC Sağlık Birimi'nde çalışan Dr. Heather Volk (aşağıda) bu konuyu farklı bir platformda değerlendirdi. Los Angeles, San Francisco ve Sacramento'da trafik çilesi içerisinde yaşayan ve doğum yapan kadınların çocuklarında otizm riskinin iki kat daha fazla olduğunu tespit etti. Anne karnına bu kadar etki eden bir durumun, gündelik çalışma performansını kesinlikle düşürdüğünü düşünen Dr. Volk, "Trafikten başınız ağrıyorsa vücudunuz alarm veriyor demektir." diyor.

Columbia ve Priceton Üniversitelerinin ortaklaşa düzenlediği çalışmada ise New Jersey'de trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ve plaza çevrelerinde yaşayan insanların verilen işleri doğru yapma konusunda, sakin bölgelerde yaşayan insanlara göre %10.8 daha başarısız olduklarını tespit ettiler.

Benzer araştırmaların da ortaya koyduğu şu ki; trafik genel olarak yaşam kalitemizi düşürüyor. İlk etkisi hava kirliği ve karbondioksit oranının artmasına sebep olarak, nefes alışımız üzerinden doğrudan bir etkisi var. İkinci olarak ses beynimizi olumsuz etkiliyor. Bir yere tetişme stresini de eklediğiniz zaman her sabah bu durumu yaşayan insanların gösterdiği performansın düşmemesi neredeyse imkansız.

Çalışma hızı ver harcanan enerjide bir düşüş görülmüyor ancak işimizi doğru yapmamızı kesinlikle etkileyen bir etkisi var trafiğin. Yani sözün özü; eğer trafik çilesinden çıkıp ofise geliyorsanız gönül rahatlığıyla "Bugün benden hayır gelmez" diyebilirsiniz, bilim sizin arkanızda kapı gibi duruyor!