Bir anne baba eğlencesi: Ütopya

Bir anne baba eğlencesi: Ütopya
Bir anne baba eğlencesi: Ütopya
Noluyo.tv'den Nida Fındık, 'Dedikodu ve birbirini çekememe mevzusu ortaya çıkan güzel şeylerden daha fazla iş yapıyor' diye yorumladığı Ütopya'yı enine boyuna yazdı.

Eve gidiyorum, hava sıcak. Evin kedisi Zeus sıcaktan koca vantilatörün önüne geçmiş yatıyor. Evde her şey hareketsiz hareketli olan 3 şey var;annem- babam ve televizyon. Televizyonda bir genç adam yüksek sesle konuşuyor; “Bak gidersin Kurretülayn, gidersin! Beni dinle!” Genç kızımız ise kikirik şekilde karşılık veriyor, Semih adlı genç adam iyice çıldırıyor. Annem ve babam ise heyecanla bunu izliyorlar. Ben de diyorum ki “Bunların hepsi sahte değil mi?” İnatla öyle olmadığını savunuyorlar, ben de fazla uzatmadan “Peki öyleyse” deyip hayatıma devam ediyorum. Hava zaten sıcak mevzuyu uzatmak da bir o kadar anlamsız.

Keeping Up With Kardashians izlerken aldığım tadı az çok biliyorum. Eğleniyorum, izlediğim iki-üç saat boyunca başka bir şey düşünmüyorum ve bana Adams Ailesi’nden daha saçma gelen hallerine bayılıyorum. Çoğu kişi yaptıklarına “insanlık dışı” dese de gündemde kalmak isteyen her insan gibi onlar da her şeylerini göz önünde yaşıyorlar. O sebeple taraf tutmak yerine kafayı vurup izliyorsun. Ütopya’da ise durum öyle değil, taraf tutmazsan bertaraf oluyorsun. Ortada zaten her gün (gazete satışları ile olduğu söylenen) yükselen bir para var. Kim birinci olacak, kim kime laf sokacak, ay kavga çıkacak mı filan derken iş Ütopya kurmaktan ve hayalini yaşamaktan ziyade kim kimin eşeğini döver yarışına döndü. Dünyadaki örneklerinde insanlar gerçekten yeni bir “yaşam formu” oluşturmaya çalışırken bizimkilerin tek derdi var; kulis.

Kulis tek dertleri derken arada yaptıkları güzel heykelleri, yemekleri ve bir takım el işlerini görmezden gelecek değilim. Ancak şunu unutmamak lazım, dedikodu ve birbirini çekememe mevzusu ortaya çıkan güzel şeylerden daha fazla iş yapıyor. Tuncay ve Serkan aşırı kanka iken yine çok seviliyorlardı ama şimdi Serkan’ın alttan alta “Hacı sen de bir sıkıntı var!” şeklinde verdiği mesaj çok konuşuldu. Örneğin Meral diye bir karakter var, kızımız bağıra bağıra, tonlamasına dikkat ederek ve yavaş yavaş konuşarak kimin kime haksızlık yaptığını cümle aleme anlatıyor. Bahadır son moda tabirle gerçek bir polemik kralı. Milleti birbirine düşürmekten aldığı hazzı başka bir şeyden almıyor ancak bunu o kadar eğlenceli bir şekilde yapıyor ki “yap yap biraz daha yap!” derken kendimizi o acayip halde buluveriyoruz. Semih ve Murat kankalığı Kurretülayn’ın “reyizliğinden” sonra son bulur mu bilinmez ama Semih son zamanlarda şu toprakların gördüğü en tehlikeli-komik adamlardan biri. Yaptıklarına kızsan bir şey, kızmasan başka bir şey. Adam gerçek manada arkadaş grubunda olmasını istediğin kişi, arada tokatlamak serbest olursa elbette. Murat her mahallede gördüğün hafif içten pazarlıklı ve “her şeyi bilen” abi, Kurretülayn “prensesler gibiydim ben baba evinde” ile Breakfast At Tiffanys’i birleştirmeye çalışan bir hanım abla. Tuncay haşarı arkadaş gruplarının başını çekecek olan her işten anlayan yetenekli bir arkadaşımızken, Serkan yakışıklılığının ve ağzının iyi laf yapmasını şahane şekilde birleştirebilen bir adam. Noyan kendi halinde eğlenmeye çalışan ve kesinlikle yaz dizilerinde kendine yer bulabilecek yakışıklılıkta bir arkadaşımız, Altar ise yetenekli ama kafası karışık genç bir adam. Kısacası izlediğimiz şeyin gerçek manada bir yarışma olup olmadığı şu karakter tahlillerinden sonra size kalsın. Yanlış anlaşılmasın “izlediğimiz şey yarışma değil, katakulli dönüyor!” demiyorum. Demek istediğim dizi olsa ancak bu kadar iyi cast seçilir ve bu kadar farklı insanlar ancak bu kadar iyi şekilde bir araya getirilir. Gerçi bu da Acun Ilıcalı ve ekibinin farkı, dünyaya kafa tutacak kadar iyi bir cast gözleri var. 

Varmak istediğim noktaya tekrardan geri dönecek olursam, Ütopya anne-baba ile izlenebilecek en eğlenceli şey. Çünkü biz genç kuşak biraz daha “mevzunun” farkındayken onlar akvaryum izler gibi ciddiler aynı zamanda da eğleniyorlar. Bundan dolayı aradaki yaş farkı da yok oluyor, fikir farkılıkları da. Tabii ki bir şartı var, aynı tarafı tutmanız lazım! Yoksa sonu gelmeyen bir tartışma baş gösteriyor” Sen Semih’in verdiği cevabı duymadın. Tuncay lafı bir söyledi herkes sustu kaldı!” şeklinde bitmek bilmeyen bir ağız dalaşı başlıyor. Akraba savunur gibi savunmak işin doğasında var. O yüzden reality show sevenlerdenseniz ve 7/24 kafa dağıtmaya ihtiyacınız varsa Ütopya tam manası ile aradığınız şey! 5 tl verip Ütopya pasaportunu alırsanız işler daha da güzelleşiyor, bilgisayarınızdan açıp istediğiniz zaman muhabbete dahil olabiliyorsunuz. Bu sıcak yaz günlerinde evde pineklemek ve evi koca bir muhabbet alanına çevirmek için size Ütopya’yı öneriyorum, gerisi size kalmış.

Kaynak: Noluyo.tv