Bir neslin özenip de yapamadığı 20 şey

Bir neslin özenip de yapamadığı 20 şey
Bir neslin özenip de yapamadığı 20 şey
90'lar kuşağının yaptıkları, kullandıkları, yaşadıkları şeyler bir çok kez yazıldı çizildi. Ama görüp de yapamadıkları, isteyip de kıvıramadıkları çok şeyler de oldu. İşte size bir neslin beceremediği 20 şey!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Klipler, hayatlarımıza hiç ummadığımız hasretler özlemler eken yapımlar. İzleyip de özendiğimiz ne kadar çok şey kalıyor hatrımızda değil mi? Sizleri hem geçmişe götürecek, hem de "keşke yapabilseydik" dedirtecek estantaneler ile dolu bir liste ile karşınızdayız;

1. Bülent ablamızın süt banyosu



Bülent Ersoy'un "Mazallah" klibi yayınlanana kadar toplumumuzda "Nimetle şaka olmaz" düsturu hakim sayılırdı. Ancak bu klipteki süt banyosu sahnesi, nice gencimize bir küvetin kaç kutu sütle dolacağına dair havuz problemleri çözdürecek türdendi. Deneyen bilir efendim 150 kutu bir litrelik süt lazım bu iş için. Nereden biliyosunuz diye sormayın.

2. Burak Kut'un motorcu genç karizması



Eli motor gidonuna değmiş her gencin hayaliydi Burak Kut gibi spor arabalarıyla hava atanlara atarlanmak. Ancak nedense olmuyordu, aynı havayı yakalamak mümkün değildi... Bir şeyler eksikti bizde ama neydi?

3. Candan Erçetin stili oturuş



Candan Erçetin oturunca cazibesinden sandalye alev alırken, neden biz öyle oturunca var olan üç kuruşluk cazibemizi de kaybediyorduk? Koskoca 90'lar bunu çözemeden geçti gitti arkadaş...

4. Capuera ya da "Bananaveee..."



Marc Dacascos'un "Only The Strong" filmini izleyen herkes, bir anda Capuera'ya merak salıyordu. Stili kapmak için filmi kasede kaydedip tekrar tekrar izleyenler evde yaptığı denemelerde camı çereveyi indiriyordu ama bu kadar çabaya sonuç alınamıyordu. Gözü kör olasıca Capuera'yı kıvırabileni zaten Türkiye'nin Brezilya elçisi yapıyorlardı 90'larda.

5. Cartel tipi çete



Cartel bomba gibi patladığında hemen herkes mahallesindeki arkadaşlarını toplayıp; "şebeke", "çete", "kartel" oluyordu. Ancak Cartel gibi bir müzik grubuna dönüşme hevesiyle bir araya gelen genç bünyeler, genelde kız yüzünden mahalle kavgasına girmekten öte bir icraata imza atamıyordu.

6. Doğuş'un güvercin taklası



Ne de güzel sıçrıyordu Doğuş değil mi? Ne de özenirdik o güvercin taklayı atabilmek için. Hatta "Kardeş mevzu taklada değil zeminde, kum zemin lazım..." diye akıl da veriyordu. Kanıp da giden de oluyordu sahillere takla atmaya. Belini hırtlatan, boynunun zembereği boşalan gençlerin çok olmuştur rapor alıp evde yattığı.

7. Hakan Peker tarzı deri ceket



Hakan Peker'in o beyaz fanila üstüne giydiği siyah deri ceketi nasıl da güzel görünürdü gözlerimize de, heves ederdik alıp giymeye. Ancak Hakan Peker'de zımba gibi duran zalım ceket, bizde eşeğe semer misali dururdu, bir türlü olamazdık Hakan Peker gibi.

8. Harun Kolçak stili saç



Harun ağabey o tiftik koyunu misali saçlarıyla piyasaya çıktığında ne de özenmiştik onun gibi olabilmek için. Hele o gözlükler, o bıyık... Daha "Hipsterlık" icat edilmeden, bu akımı başlatmıştı sanki bizim için. Saçı kıvırcık olanlar uzatıp Harun Kolçak gibi olduğunu sanırdı ama olamazlardı bir türlü. Olamamıştık işte onun gibi bir türlü. Biz tam onun gibi olmayı başardığımızda da o çoktan imajını yenilemişti.

9. İlhan İrem kafası


Hippilikle sufilik arasında bir yerdeydi İlhan İrem'in kafası, biz o kafayı bulacağız diye neler çektik neler... Olmadı olamadı bir türlü, sazlıklardan havalanan ördeklerden öteye gidemedik İlhan ağabey'in yanında.

10. Grup Laçin koordinasyonu



Yakın arkadaşlar olarak aynı kıyafeti giyip aynı hareketleri koordine şekilde yapabilseydik, şu an ülke olarak çok başka bir yerde olacağımız kesindi. Ama olmadı olamadı Grup Laçin gibi bir türlü organize olamadık arkadaşlar arasında. Herkes kafasına göre hareket edince dağıldık dört bir yana.

11. Levent Yüksel tarzı kamyonculuk



Bir de Levent Yüksel gibi bir kamyoncumuz olmadı, biz de olamadık ya ona da ayrı bir yanası gelir insanın. Zalim şarkısının klibinde nasıl bir estirdiyse Levent ağabey, atlet üstü bere modelini nasıl yedirdiyse bizlere özendik bir şekilde... Kamyonculuğa merak salan çok oldu bu klipten sonra ama çoğu en son Bolu Tüneli girişinde gözlerden kayboldu, nerede o adamlar şimdi kim bilir?

12. Macarena dansı



90'ların kültlerinden biriydi macarena. Klibi izlerken kaptırırdık kendimizi de bir türlü tutturamazdık hareketleri. Ana haber bültenlerine konu olmuş bir vakadır macarena dansı, üzerine kitap bile yazılır istense.

13. Mahsun dansı



Şu hareketi denememiş olanınız varsa büyük ayıp etmiştir. Çünkü 90'larda Mahsun Kırmızıgül'ün "Sevdalıyım dansı"nı yapamayan adama kız vermiyorlardı. Kaç kişi sevdiğine kavuşamadı bu dans yüzünden. İşin kötüsü bu dansı becerebileni de sevdiği terk ediyordu. İki ucu tataklı kulak çubuğu olan bir mevzuydu bu iş, yüzyılın paradoksuydu yeminler olsun.

14. Metin Arolat tarzı göle maya çalmak



Bir de Metin Arolat'ın Merve İldeniz'in üstünden yoğurt sıyırması vardır ki... Ah yapadık, yaptırmadılar, geçti gitti 90'lar hala ne zaman bir yoğurt kabı görsek gözlerimiz dolar, elimiz avcumuz kaşınır.

15. Mirkelam deparı



Koşamadık da biz 90'larda umarsızca. Her yer belediye çukuru, nereye koşuyorsun? Mirkelam gibi koşmayı deneyen yüzlerce gençle dolar taşardı hastahaneler. Çukura düşen mi ararsın, mazgala takılıp yere yapışan mı ararsın, bozuk yolda tökezleyip beyninin pekmezini akıtan mı... Ne zaman bir düzlük görsek Mirkelam'a bağlayasımız gelir, yazıklar olsun bize o deparı attırmayanlara.

16. Mustafa Sandal'ın vücut dili



Bir derdimizi anlatamadık ya Mustafa Sandal gibi, bize de aşk olsun. Adam elini kolunu, bacağını öyle bir kullanırdı ki, bugünkü teknolojiyle sağlayamıyoruz kardeşim o iletişimi. Ama ne zaman biz denesek o hareketleri, nedense dövmeye kalkarlardı bizi anlatamazdık derdimizi Musti gibi, o nasıl becerirdi akıl alacak gibi değil.

17. Serdar Ortaç'ın göbekten yediği zeytin



Hiç şüphesiz Serdar Ortaç'ın Karabiberim klibindeki zeytin yeme sahnesi, 90'ların kitlesel bir fantazisiydi. Koca koca adamların bile "Hanım yat bir şey deneyeceğiz" dediği dönemler yaşadı bu ülke. İşi abartıp göbekte pastırmalı yumurta pişirmeye kalkanlar oldu. Serdar yapınca güzel oldu da, biz yapınca neden o tadı vermedi, zeytin göbek deliğine sıkışıp neden sıkıntı yarattı arkadaş...

18. Tarkan gibi şarkı söylemek



Bir de şöyle gökdelen tepesine çıkıp da şarkı söyleyemedik ya, bunun yarası kapanmaz. 90'larda zaten gökdeleni ara ki bulasın. Çıkardık apartman tepelerine şarkı söylemek için de; kedi tırmalardı, çatı çökerdi, bacadan sızan gaz zehirlerdi... En kötüsü mahallenin bekçisi hırsız sanıp üstümüze çullanırdı. Bir nesil damlarda çürüdü gitti Tarkan yüzünden.

19. Tayfun'un saksafonu



Bir üflemeli çalgıyla da karizma olabilme ihtimalini Tayfun'la tanıdı bu ülke. Parası yeten gitti aldı bir saksafon, çalamasa da ekmeğini yedi bu işin. Ama çoğumuz para çıkışmayınca gidip almadık mı flüttür, kavaldır, zurnadır hava yapacağız diye. Tayfun çalınca karizma oldu da, bizi niye toplumdan dışladılar arkadaş?

20. Doyamayanlara yine yeni yeniden Doğuş



Aylar geçti, yıllar geçti, saçlar ağardı, beller büküldü... Ama biz hala kuytu bir köşede kimse görmeden dener dururuz şu zalım taklayı atabilmeyi. Adam bir değil bin kere sıçrıyorda, neden biz yerlere düşüp bıngıldağımızı tuzla buz ediyoruz? Olmuyor, olacak gibi de değil...