Bize nasıl bir toplum olduğumuzu hatırlatan kamu spotları

Bize nasıl bir toplum olduğumuzu hatırlatan kamu spotları
Bize nasıl bir toplum olduğumuzu hatırlatan kamu spotları
Kamu spotları biz her ne kadar görmezden gelmeye çalışsak da, aslında bir toplumun içinde bulunduğu durumu dışa vuran ibretlik çalışmalar. Bir ülkede herhangi bir konuda kamu spotu yapılıyorsa bilin ki orada bir sıkıntı vardır. Peki Türkiye'nin kanayan yaralarına parmak basan kamu spotları nelerdi? Gelin bir hatırlayalım...
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Kamu spotu deyip geçmemek lazım. NEyi yanlış yapıyorsak, ne yapmamız gerekiyorsa bunların hepsini bize kamu spotları gösteriyor. Evet bazen sıkıcı, bazen izleyiciyi "tamam anladık" noktasına getiren çalışmalar oluyorlar ancak şöyle bir dışarıdan baktığımız zaman yüzümüzü de kızartmıyor değiller. Kimse durduk yere kamu spotu yapmaz. Yani düşünün yanlış giden bir şeyler var ki, birileri "Yahu bunlara anlatıyoruz anlamıyorlar, bari bir film çekelim de izleyip öğrensinler" demek durumunda kalmış, üşenmemiş sete girmiş. Peki Türkiye 'de kamu spotları bize nasıl bir toplum olduğumuzu söylüyor?

Fiş mevzusu:

Alışverişten sonra fiş almak günümüzde artık oturmuş bir sistem ancak bu sistem oturana kadar neler çekmişiz neler. Koçanlara yazılan fişlerden, yazarkasa fişlerine kadar toplum olarak nasıl direndiysek artık fiş alıp vermemek için, birbiri ardına kamu spotları çekilmiş.

Duyarlı vatandaşlık:

Bugünleri çok önceden görmüş birileri ki kısa film tadında kamu spotları çekmişler. Çevreyi kirletmemek, duyarlı olmak, özetle insan olmak için ne yapmamız gerektiğini gösteren bu kamu spotlarını bugün ibretle izliyoruz. Neden mi çünkü bu kamu spotunda başkaları tarafından uyarılan vatandaşlar gibi vatandaşlarımız kalmadı. Bugün sokağa çöp attığı için birini uyarmak mangal gibi yürek istiyor maalesef. Birilerini uyaracak vatandaşlarımız hala var da, o uyarıyı algılayabilecek vatandaşımız kaldı mı diye bir düşünmek lazım.

Aşı meselesi:

Aşı olmaya direnen bir toplum muyduk neydik bilinmez ama sırf aşı olalım diye birileri kamu spotu çektiyse demek ki bir sıkıntı varmış.

Fındık:

Biraz günümüze yaklaşacak olursak, fındık için yapılan kamu spotunda da düşündürücü bir detay var. Sağlığa faydaları ard arda anlatılan fındığın en sonunda "Aganigi Naganigi" denmesinden sonra bir anda talep patlaması yaşaması ilginç değil mi? Demek ki toplum olarak o noktada bir sıkıntımız tespit edilmiş...

Alın verin ekonomiye can verin ama tasarruf da yapın, nasıl olacak bu işler?:

Şimdi şu iki kamu spotuna dikkatinizi çekmek istiyoruz. Aralarında çok uzun zaman dilimleri yok bu kamu spotlarının. Birinde eve giderken bir şeyler almamız gerektiği konusunda bizi teşvik eden mesaj iletiliyor. Diğerinde ise ıvır zıvır almayın tasarruf edin deniyor. Şimdi memleketimin insanı ne yapsın? Demek ki ekonomimiz o kadar dengesiz ki, topluma neyi tavsiye edeceğini bile şaşırıyor kamu spotları. Sırf buraya bakarak bile maddi konularda ülkemizde bir şeylerin yanlış gittiğini söylemek mümkün.

Kadına şiddet:

Belki de en kötüsü bu ülkede böyle bir kamu spotuna ihtiyaç duyuluyor olması. Yani düşünün kadına şiddet öyle bir noktaya gelmiş ki, birileri çıkıp kamu spotu çekmek zorunda hissediyor kendisini. Üzülmemek, bu toplumun geldiği noktaya ağlamamak mümkün değil.

Okula gönderilmeyen kız çocukları:

Bir başka kanayan yara. Demek ki bu ülkede çok yüksek sayılarda kız çocuğu eğitimden mahrum kalıyor ki, kampanyalar düzenlemek zorunda kalmış birileri. Böyle bir kamu spotunu çekiliyorsa bu ülkede modern bir memleket olduğumuzu nasıl iddia edebiliriz? Çağı yakaladığımızı nasıl söyleyebiliriz? Utanmamak mümkün değil.

Emniyet kemeri:

Şimdi ne yalan söyleyelim toplum olarak bu kamu spotunu hak ediyoruz. Yeni nesil araçların emniyet kemeri uyarı sistemini bile mandal takarak atlatmaya çalışan bir yapımız var. Trafik kazalarında onbinlerle tarif edilirken, inatla emniyet kemeri takmayışımızla ibretlik bir toplum olduğumuz tartışılmaz.

Sigara:

Ve bir türlü çaresini bulamadığımız genç nesilde de giderek yaygınlaşan sigara alışkanlığı... Mekanlara getirilen sınırlamalar, kesilen cezalar, paketlerin üstündeki uyarı yazıları... Bir türlü çare olmuyor bu ülkede sigara içen nüfusun artmasına. Bu kamu spotları bile faydalı olmadı, olamadı...

Şimdi şöyle düşünün yukarıdaki kamu spotlarına bakıp "Yahu bu ülkenin ne sorunu var ki?" demek mümkün mü? Ki bunlar bizim sadece seçtiğimiz örnekler. Gün içerisinde televizyon başında çok daha fazla kamu spotu karşımıza çıkmaya devam ediyor. Çok mu lazım? Evet lazım. Kamu spotuna ihtiyacı olmayan bir toplum haline gelene kadar bize müstehak bu filmler, ısrarla izleyin, izlettirin.