Boğaz vapurlarının hayatımıza kattığı 7 şey

Boğaz vapurlarının hayatımıza kattığı 7 şey
Boğaz vapurlarının hayatımıza kattığı 7 şey
İstanbul'da yaşayan pek çok vatandaş gün içerisinde en az iki kez vapura binerek evine, işine, okuluna gidiyor. Bu da hayatlarının hatrı sayılır bir kısmını vapurda geçirdikleri gerçeğini ortaya çıkartıyor. Vapur deyip geçmeyin, hayatımıza kattığı kazandırdığı şeyler çok. İşte size İstanbul'daki Boğaz vapurlarının hayatımıza kattığı 7 şey!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul 'da yaşıyorsanız ya da İStanbul'dan yolunuz geçmişse elbet bir kez olsun vapura binmişsinizdir. İskelede beklemenin verdiği sıkıntı, vapurda istediğiniz yeri kapmak için yaptığınız kısa mesafeli koşu, vapurun kalkış saatini beklerken dalıp gittiğiniz manzara... Aynı hisleri başka bir şey yaşatamaz ki insana. Biz farkında olmadan hayatımıza kattığı şeyler de vardır vapurların. Ne midir onlar? Gelin bakalım nelermiş...

1. Sahlep

Muhtemelen İstanbul'da çoğu kişi ilk kez vapurda içmiştir sahlebi. Kış aylarının bastırmasıyla birlikte o tarçınla harmanlanmış sahlep kokusu sarar vapurların içini. Çayın yerini sahlep alır birden. Boğazın manzarasına dalıp gitmiş herkesin elinde bir bardak sahlep, duaklarında beyaz bir çizgi... Çoğu kişiyi sahlebe alıştırmış, sahlebi sevdirmiştir vapurlar.

2. Çift kaşarlı tost

Tostun bin türlü çeşidi vardır ancak çift kaşarlı vapur tostu gibisi yoktur. O sandviç ekmeğiyle yapılmış, saman kağıdıyla tutulan tostun tadını başka hiç bir tost vermez. Hatta pek çok kişi çift kaçarlı tostu ilk olarak vapurda tatmış sonra da müptelası olmuştur.

3. Gazete kardeşliği

Gazeteler toplu taşıma araçlarında ezelden beri ortak kullanıma açık haber kaynaklarıdır. Yanınızdaki arkanızdaki herkesin tuttuğunuz gazetede göz hakkı vardır. Ancak sadece vapurlar yolcudan yolcuya miras kalan yadigarlar olur. Bir otobüste ya da minibüste başka bir yolcu okusun diye koltukta bırakılmış bir gazete görme ihtimaliniz oldukça düşükken, vapurlarda illa geride bırakılmış bir gazeteden sebeplenme şansınız olur.


4. Martıya simit

Vapura binen herkesin vazgeçilmez fantezisi kensinlikle martılara simit atmaktır. Hatta sırf martılara simit atmak için vapura binenler bile olur. Martıya simit atarken çekilen fotoğraflar adeta bir vapur geleneği göreneği olmuştur.

5. Ayazda romantizm

Kalbi aşk ateşiyle yanan pek çok vatandaşımızın, "içerim yanıyor dışarım serin" mısralarını mırıldanmasının sebebi de yine boğaz vapurlarıdır. "Haydi dışarıda oturalım" diyerek vapurun en rüzgar alan kuytusuna oturup ayaklarını korkuluklara dayayan her çift ayazda romantizmin sillesini yemiştir, yiyecektir de... Vapurlar nice çifti soğukta dolaşmaya alıştırmış, bir mekana gittiklerinde açıkta oturmaya ikna etmiştir.

6. Amatör fotoğrafçılık

Vapurlar aynı zamanda pek çok kişinin fotoğrafa merak sarmasına ön ayak olmuştur. Pek çok kişi ilk başarılığı fotoğrafını vapurlardan çekmiş ve sonrasında eli alışmıştır. Fotoğraf çekmek çoğu kişi için vapurlarda hobiye dönüşmüştür. Hatta bugün fotoğrafçılığı meslek haline getirmiş pek çok sanatçı için vapurlar kariyerlerinin başladığı noktadır.

7. Oçko Fiao İfrs Stat Çgu İüd Nnu İr N!

Yukarıda yazan manasız kelime öbeğini de yine boğaz vapurları özellikle Haydarpaşa'nın önünden geçen kadıköy vapurları hayatımıza sokmuştur. Aslında tamamen bir yanlış okumanın ürünü olan bu yazı: "Ofis Çiftçinin Kara Gün Dostudur" ifadesinin vapur yolcuları için bir başka manası özelliğini taşır.