Büyük patlamasını gerçekleştirmeden önce House'a konuk olduğunu bilmediğiniz 7 oyuncu

Büyük patlamasını gerçekleştirmeden önce House'a konuk olduğunu bilmediğiniz 7 oyuncu
Büyük patlamasını gerçekleştirmeden önce House'a konuk olduğunu bilmediğiniz 7 oyuncu
Geek dünyasında Bugün yıldız dediğimiz pek çok kişi meğerse House'da konuk oyunculuk yapmış. / Yiğitcan Erdoğan

House MD biteli aşağı yukarı bir iki buçuk sene oluyor artık. Hugh Laurie’nin başrolünde oynadığı dizi, 2012’nin Mayıs’ında Sherlock Holmes’e bolca gönderme yapan finaliyle perdeyi kapattı. Ne hikmetse, o günden beri pek de anıldığını duymuyorum sağda solda. Ara ara birkaç House alıntısına denk gelmek haricinde çok zamanında kalmış bir dizi gibi oldu House. Halbuki öyle olmaması gerekiyordu bana sorarsanız.

Bunun pek çok sebebi var. Örneğin House belki de çekilmiş en iyi Sherlock uyarlamalarından biriydi. Diziyi izlemediyseniz “ne alaka?” diyeceksiniz muhtemelen, ama diziyi izleyenleriniz büyük ihtimalle Elementary, Sherlock, Guy Ritchie filmleri gibi işlere bakıp “House bunu yapmıştı zaten” diye iç geçirmişti. Ana kadro şahaneydi, hikayeler tam tadımlıktı, dizi risk almayı ve uygulamayı da seviyordu… Ama en bahsi geçmeyen şey, konuk oyuncularının kalitesiydi. Geçen gün fark ettik ki, bugün yıldız dediğimiz pek çok kişi, kitlelere ulaşmadan önce House’da konuk oyuncu olarak etkilemişti bizi.

E madem öyle, bunları bir sayalım dedik. Buyurun!

7. Michael B. Jordan (Love is Blind, 2012)

radikal

Listemizin ilk maddesi, aslında kronolojik olarak en son gördüğümüz. Şimdilerde yıldızı giderek parlayan ve bu sene daha da ışıldayacak olan Michael B. Jordan, dizinin son sezonunda gözükmüştü. Birden tüm seslere karşı aşırı duyarlı olan bir hastayı canlandıran Jordan’ın şansına, Love is Blind medikal dramayı arka plana atan bölümlerden biriydi; ana olay House’un annesinin yeni sevgilisiydi. Fakat yine de, Jordan büyük patlamasını gerçekleştirmeden önce House’a girdiğinden, listemize de girmeyi başardı.

6. Evan Peters (Last Resort, 2008)

radikal

Tanıdınız mı? Evan Peters, ilginçtir, bu bölümün en hatırlanası isimlerinden biriydi. House ve ekibiyle birlikte hastalığına tedavi arayan deli bir hastanın rehine aldığı ekipten biriydi ve bölümün bir nevi komedi unsuruydu. Ondan sonra Kick-Ass’te ufak bir rolle karşımıza çıkan Peters, büyük patlamasını bu sene gerçekleştirdi. X-Men: Days of Future Past’te süre olarak kısa, ama eğlence faktörü olarak devasa bir rolü üstlendi; Quicksilver oldu, senenin en muazzam sahnelerinden birinde de o vardı.

5. Elizabeth Mitchell (Damned If You Do, 2004)

radikal

Lost, V ve Revolution ile üst üste sağlam bir çizgi çizdi kendine Mitchell. Bu üç diziyle de bol övgü aldı, hatta Lost ile Emmy ödülüne aday bile gösterildi. Fakat bunlardan önce House’un ilk sezonunun en akılda kalıcı bölümlerinden birinin ana karakteriydi. Kendisi Damned If You Do’da bilinmeyen bir şeye alerjik reaksiyon gösteren bir rahibeyi oynuyordu. Kendisinin alerji odasında gösterdiği performans gelecek başarısına delalet myidi bilinmez, ama dizinin en unutulmaz sahnelerinden biriydi orası kesin.

4. Leighton Meester (Lines In the Sand, Informed Consent – 2006)

radikal

Bu sefer bir değil, iki bölümde karşımıza çıkan biriyle karşı karşıyayız. Sonradan Gossip Girl’deki Blair olarak ünlenecek ve oradan birkaç ilginç film rolüne yürüyecek olan Leighton Meester, House izleyenler için en başta “House’a aşık olan 16 yaşındaki o kız” idi. Gerçekten de Ali karakteri dizinin akılda kalıcı hikaye arklarından biriydi, zaten dikkat ettiyseniz ondan başka da iki bölüm oynamış konuk oyuncu yok listemizde. Bu arada ilginç bir detay, Leighton Meester’ın Gossip Girl sonrası ilk rollerinden biri de The Oranges’dı. Konusu? Hugh Laurie’nin oynadığı bir karakterle yaş farkına rağmen yaşadığı yasak aşk. Vay arkadaş!

3. Katheryn Winnick (One Day, One Room – 2007)


radikal

Katheryn Winnick’in kariyer bakımından altını bulması çok, çok uzun sürdü. Fakat inanın, One Day, One Room’u izlemiş herkes için bu süre daha da uzun gözükmüştür. 2007’de yayınlanan bu bölümün tüm olayı, Katheryn Winnick ve House arasındaki birebir diyalogdu. Winnick, tecavüze uğramış bir kadını oynuyordu. House, rastgele kliniğe gelen bu kadının tecavüze uğradığını anlıyor ve psikiyatrik destek aldırtmaya çalışıyor, fakat kadın House’tan başkasına konuşmayı reddediyordu. Çok küçük bir çapı olan bir bölümdü, ama suratınıza vurduğu tokat kocamandı. O yüzden Winnick’in şimdi Vikings’de dağlar devirmesine hiç şaşırmıyoruz.

2. Amanda Seyfried (Detox, 2005)

radikal

Evet, Amanda Seyfried’in 2004’te Mean Girls tecrübesi vardı; yani tamamen tanınmayan bir aktris değildi. Fakat pek çok kişi Seyfried’in ismini kendisi House’un bu bölümünde karşımıza çıkana kadar bilmiyordu. Artık ise durum değişti takdir edersiniz ki; Seyfried uzunca bir süredir sinema dünyasının en tanınan aktrislerinden biri. İlginçtir, bu bölümdeki rolü de yine çok akılda kalıcıydı. Hasta olan kendisi değil, Nicholas D’Agosto’nun (ki o da bu listeye girebilirdi) oynadığı sevgilisiydi; fakat çocuğun ailesi oğullarının hastalığı için Amanda Seyfried’in karakterini suçluyorlardı. Üzerinden on sene geçmiş, hâlâ Seyfried’in o “sevgilisinin yanında durmak istemek” ile “ailenin baskısı altında ezilmek” arasındaki hâli gözümün önünde.

1. Jeremy Renner (Games, 2007)

radikal

İşte bu. Aslında bir taraftan, tüm listeyi yapma sebebim buydu. Jeremy Renner American Hustle’da eleştirmenleri etkilemeden önce; Hawkeye olmadan önce, The Hurt Locker ile adaylıkları toplamadan önce House’ta bir hastaydı. Ve mükemmel bir hastaydı. Games, House’un belki de en iyi bölümlerinden biriydi ve bunun sebebi tamamen Renner’dı. Bir punk müzisyenini canlandıran Renner’ın ortaya koyduğu performans o kadar etkileyiciydi, hikayeyle birleşince öyle vurucu yerlere gidiyordu ki; yıllar sonra bu adamı birden Oscar töreninde görünce hiç şaşırmadım. Thor’da kenardan çıkınca da şaşırmadım. Üzerinden yaklaşık 8 sene geçti, Renner araya koskocaman bir kariyer sığdırdı ama benim için kendisinin en iyi performanslarından biri hâlâ Games’de sergilediği. Ve ne olursa olsun, Renner benim için kısmen daima “House’daki punkçı çocuk” olarak kalacak…