Çocukluğumuzun kahramanı Asteriks'in en esaslı 10 macerası

Çocukluğumuzun kahramanı Asteriks'in en esaslı 10 macerası
Çocukluğumuzun kahramanı Asteriks'in en esaslı 10 macerası
Asteriks serilerinin kalbimizdeki yeri bambaşka. Yalnızca çok ince bir espri anlayışı olanların anlayabileceği diyaloglarla bezeli bu büyülü serinin en güzel 10 hikayesini bir araya getirdik. / Yiğitcan Erdoğan

Hiç çocukken Asteriks okumuş muydunuz? Remzi Kitabevi’nin Türkçeye kazandırdığı, Goscinny tarafından yazılıp Uderzo tarafından çizilen efsanevi Franko-Belçika çizgi roman serisinden bahsediyorum. Vakti zamanında o ekolün tümünden şöylece bir bahsederken Asteriks’e de değinmiştik. Ama dürüst olalım, kalbimizdeki yeri en az bir Tenten, bir Martin Mystere, bir Tommiks, Teksas kadar olan bu Avrupai çizgi romana özel bir yer ayırmak da aklımızdan hep geçiyordu. Eğer ıskaladığımız, atladığımız bir Asteriks macerası varsa yorumlarda belirtebilirsiniz. Eğer tamamsak, başlıyoruz. Buyurun!

10. Asteriks Şefler Savaşı

1966 tarihinde yayınlanan Asteriks Şefler Savaşıyla başlıyoruz. Orijinal ismi Le Combat des chefs olan, İngilizce’ye de “Asterix and the Big Fight” adıyla geçen hikaye, şef Toptoriks’in Romalılar’dan gelen bir Şefler Savaşı davetini kabul etmesiyle başlıyor. Olaylar seyrinde ilerlese, mesele arkada dönen fitne fücurlara Asteriks ve Oburiks’in dur deme çabasına gelecek. Ama Goscinny ve Uderzo biraz viraj yapıp, olayı Oburiks’in yanlışlıkla Büyüfiks’in kafasına dikilitaş atmasına çeviriyor. Büyüfiks kafaya yediği dikilitaşla delirince olaylar da çıkmasa giriyor tabii ki. Zira Toptoriks’in bu savaşı kazanmak için en büyük şansı, Büyüfiks’in ona hazırladığı büyülü iksir.

9. Asteriks ve Kâhin

Tarih olarak uzaklaşmış değiliz pek, 1972’de Pilote’de yayınlanmış bir esere geldik şimdi de. Asteriks ve Kahin, genel olarak Asteriks ile Oburiks’in en olaysız maceralarından biri. İkili ne büyük serüvenlere çıkıyorlar, ne de büyük savaşlara katılıyorlar. Olayın tamamı büyük ölçüde köyün çevresinde gelişiyor. Kahin olduğunu iddia eden bir adama köy halkının ve çevre Roma birliklerinin inanması yüzünden olanlar genel itibariyle Asteriks’in en sık başvurduğu mizah yöntemiyle anlatılıyor, o da yanlış anlaşılmalar ve kelime oyunları.

8. Asteriks Korsika’da

1973’te yayınlanan Asteriks Korsika’da ilginç bir özelliğe sahip. Yine her zamanki gibi Goscinny & Uderzo imzası taşıyan iş gelmiş geçmiş en çok satan Asteriks işlerinden biri. Neden olduğunu anlamak da çok güç değil, hikaye örgüsü ve esprileri gerçekten de bir hayli eğlendirici. Gelin görün ki 1979’da İngilizce’ye çevrilmiş bu eser, aynı zamanda İngiliz dilinde en az satan Asteriks sayılarından da biri. Yani Frankofonlar çok sevmiş, Anglofonlar hiç sevmemiş. Valla biz de şöyle orta seviyoruz, yalan olmasın!

7. Oburiks ve Şirketi

Aslında Asteriks serisinde birkaç kez değinilen bir mevzudur para. Aşağıda da yer verdiğimiz örnekleri var. Bunun sebebini tam olarak bilmiyorum, Goscinny ve Uderzo’nun genel olarak bir “para her kötülüğün anası” şekli bir düşünce tarzları var. Bu da Oburiks ve Şirketi’nde de çok hissediliyor. Kılıçla köyümüzü yenemeyen Sezar, ekonomik fetih yapmak istiyor. Görevlendirdiği ekonomistin de ilk hedefi Oburiks ile dikilitaşları… Genel itibariyle kitabın sonunda bir “kapitalizm saçmadır” mantığına dönülüyor ki, zaten Asteriks’i sevmemizin sebeplerinden biri de bu!

6. Asteriks Gladyatör

Bu listede yer verdiğimiz en eski Asteriks işi bu. 1964’te yayınlanan Asteriks Gladyatör, kaçırılan köy ozanı Kakofoniks’in Sezar’a gladyatör olarak yollanmasını konu alıyor. Asteriks ve Oburiks de onun peşinden Roma’ya gidiyorlar tabii ki. Yayınlanan dördüncü Asteriks macerası olduğu için pek çok Asteriks demirbaşını bu bölümde gala yaparken görmek mümkün. Sadece karakterlerden söz etmiyoruz, ikilimizin devamlı aynı korsan gemisini batırması, Oburiks’in Roma miğferleri toplaması ve tabii ki kapı çalmakla kapı kırmak arasındaki ince farkı göremiyor oluşu hep bu bölümde başlamış şeylerdir…

5. Asteriks ve Kleopatra

Çok uzaklaşamıyoruz değil mi? 1965’te yayınlanan Asteriks ve Kleopatra’nın önemi, sadece kağıt üzerinde görebildiğimiz şeylerle sınırlı değil elbet. İki kere sinemaya aktarılan Asteriks ve Kleopatra’nın hikayesi zaten artık malumunuz. En sonuncusu 2002’de olan uyarlamaları illa ki çocukluğumuzda bir defa izlemişizdir hepimiz. Kleopatra ile Sezar’ın iddialaşmalarıyla başlayan hikaye, işin içine Asteriks ve Oburiks’in dahil olmasıyla biter. Eğlencelidir, mizahı tam dozundadır. İdefiks’in ilk ciddi görünüşü de bu sayıdadır!

4. Asteriks Olimpiyatlarda

1968 Mexico City Olmpiyatları’na ithafen Fransızca, 1972 Münih Olimpiyatları’na ithafen de aynı sene içinde İngilizce yayınlanan Asteriks Olimpiyatlarda, Goscinny ve Uderzo’nun genel olarak seriyi yazarken ne kadar eğleniyor olduklarının kanıtı gibidir bize soracak olursanız. Genel itibariyle spor, sporcu etiği ve doping kullanımıyla ilgili birkaç bir şey söyler bu sayı, ama ana odak noktası Yunan – Galya kültürünün çatışmasıdır.

3. Asteriks: Tanrılar Sitesi

Dedik ya, Goscinny & Uderzo sık sık para meselelerine değinirler. Aynı Oburiks ve Şirketi gibi Tanrılar Sitesi de Sezar’ın “bunları savaşla fethedemiyorum, ekonomiyle fethedeyim” düşüncesiyle başlar. Bu seferki plan, Galya şehrinin etrafına bir toplu konut döşeyip, Galya köyünü yavaşça asimile etmektir. Ne yalan söyleyeyim, benim şahsi favorilerimden biri bu iş. Ağaçlarla ilgili olan süregelen espri bir yana, genel olarak inşaatla asimilasyon politikası çok tanıdık değil mi sizce de?

2. Asteriks Lejyoner

Pek çok kişiye göre bunun bir numara olabileceğini tahmin ediyorum. 1967’de yayınlanan ve görece eski Asteriks işlerinden biri olan Asteriks Lejyoner, içinde tam anlamıyla bir romantizm geçen nadir hikayelerden de biridir. Hikayesinin bir bölümü ilk canlı Asteriks filmi olan Asteriks ve Oburiks Sezar’a Karşı’ya yedirilen Asteriks Lejyoner’de (filmde Laetetia Casta tarafından canlandırılan) Farfara’ya karşı Oburiks’in hissettiği asla karşılık bulamayacak aşk, hakikaten kalp burar, insan üzer. Kim Oburiks’i reddedebilir böyle ya, n’aptın Farfara?

1. Asteriks: Fitneci

Yalan olmasın, bir süre Fitneci’yi bir numaraya sadece benim şahsi favorim olduğu için koyduğumu düşündüm. Ama sonra, üzerine biraz eğilip, hikayeyi tekrar okuyunca şunu fark ettim: Fitneci hikayesi gerçekten de muazzam! Bir Asteriks hikayesinden beklediğiniz hemen hemen her şey var, üstüne üstlük daha fazlası da mevcut. Kitaba ismini veren Fitneci karakterinin hemen hemen herkes arasında kavga çıkartabiliyor olması inanılmaz komik bazı diyaloglara sebebiyet veriyor. Üstüne üstlük hikayenin genel gidişatı sağ olsun, serüven hissini de kaybetmiyorsunuz. Hepsini geçtim, Asteriks ve Oburiks’in arkadaşlıklarının tam anlamıyla sınandığı nadir kitaplardan biri bu. Bu arkadaşlık o sınavı geçince de siz çok mutlu oluyorsunuz tabii ki…