Çok, çok uzakta olmayan 6 Star Wars teknolojisi

Çok, çok uzakta olmayan 6 Star Wars teknolojisi
Çok, çok uzakta olmayan 6 Star Wars teknolojisi
Işın kılıçları ya da yerden birkaç metre yukarda ilerleyen araçlar, yakında günlük hayatımızın bir parçası olabilir.

Bilimkurgu hayranları, film ve kitaplarda karşılarına çıkan teknolojik gereçlerin gerçeğe dönüşmesi için bilim insanları üzerinde inanılmaz bir baskı kurmuş durumda. Geleceğe Dönüş II filmindeki uçan kaykayın icat edilebilmesi için projeler yapılırken, yine aynı filmde karşımıza çıkan, kendi kendine bağlanabilen spor ayakkabı için de Nike’ı darlayıp durdular. Sonunda başarılı da oldular; her iki teknoloji önümüzdeki yıl itibariyle gerçek olacak. Ya da en azından gerçeğe yakın versiyonları satışa çıkacak.

Benzer bir durum Star Wars cephesinde de geçerli. Serinin hayranları ışın kılıçlarının ve filmdeki savaş araçlarının icad edilebilmesi için Kickstarter gibi internet siteleri üzerinden para topluyor ve kendi imkanlarıyla da olsa o teknolojileri gerçek hayata uyarlamaya çalışıyorlar. Ancak çabaları sonuç vermek üzere.

Popsci.com’dan Dan Moren, yakında hayatımızın bir parçası olacak 6 Star Wars teknolojisini derledi.

 

1. Yuvarlak hatlı droid

İlk kez Star Wars: The Force Awakens filminde karşımıza çıkan bu yuvarlak hatlı droid’in adının BB-8 olduğu da geçtiğimiz günlerde açıklanmıştı. Futbol topuna benzeyen, yakalayabilene aşk olan bu sevimli droid’in bir benzerini bulmak için paralel evrendeki Tatooine gezegenine gitmenize lüzum yok. Fiyatı 100 dolar olan, Sphero adlı robot oyuncak da benzer işlevlere sahip.

Sphero’yu cep telefonunuzdan veya tablet cihazınızdan kontrol edebiliyorsunuz. Robot karşısına çıkan engelleri fark edip renk değiştiriyor ve robotun davranışlarını programlamak da mümkün. Belki hiper uzaya sıçramanız için yardımcı olamıyor olabilir ama, şimdilik iş görür.

2. Landspeeder adlı araçlar

Star Wars filmleri ilk çıktığı günden beri bu araçların tepesine atlayıp yerin birkaç metre üzerinde ilerleme fikri herkesi heyecanlandırdı. Gerçek bir landspeeder’a binip imparatorluk askerlerinden kaçmamız için henüz vakit var ama, umut verici gelişmeler de yaşanmıyor değil.

Malloy Aeronautics adlı şirketin tasarladığı Drone 3 adlı araç, tüm Star Wars hayranlarının salyalarını akıtacak cinsten bir icat aslında. Belki de henüz gerçek bir insanın binebileceği kadar büyük değil, ama dünyanın ilk uçan motorsikleti olmaya en yakın icat bu. Avustralyalı firmanın Kickstarter’da başlattığı proje şimdilik yalnızca 7 kiloluk bir robotu taşıyabilecek kapasiteye sahip. Ama bu kadar bile bir şey…

3. X-Wing adlı uçan araçlar

Elon Musk’ın SpaceX projesi kapsamında üretilen Falcon 9, Star Wars’taki oldukça atak ve keskin hatlara sahip X-Wing’lerinin henüz yanına yaklaşamadı bizce. Ama umut vaat edici bir gerçek olduğu da gerçek. Söz konusu araç, Star Wars’taki X-Wing’lerde de bulunan “hipersonik ızgara kanatlardan” kullanıyor ve bu da iniş sayesinde aracın stabilize olmasını sağlıyor. Günün birinde bir diktatör uzayda gezegenleri bile yok edebilecek denli büyük bir silah icat ederse Falcon 9’lar işe yarar mı bilinmez. Ama şimdilik bu konuda endişelenmek için erken...

4. Işın kılıçları

İşte Star Wars dünyasının en heyecan verici cihazı… Filmi zerrece sevmeyen, seriye hiçbir ilgi duymayan bir insan bile (taş olmadıysa şayet), bir gün bir ışın kılıcına sahip olmayı dilemiştir içinden. Viyuvvv viyuvvv diye sesler çıkartarak ortalarda gezinmiş, hangi renk ışın kılıcının onu daha iyi temsil edeceğine bile çoktan karar vermiştir. Harvard ve MIT’deki uzmanlar da buna dahil. Söz konusu uzmanlar ışığın içindeki molekülleri somutlaştırmayı ve fotonları kullanarak nesneler üretmeyi başardılar. Bu haber heyecan verici olmakla beraber, söz konusu teknoloji ancak atomaltı seviyede mümkün.

5. Lazer topları

Işınkılıçları şimdilik kurgu seviyesinde kalmış olabilir. Ama lazer bazlı silahlar yavaş yavaş gerçeğe dönüşmeye başladı. ABD deniz donanması, bu tip bir cihazı bir savaş gemisine yükledi bile.

USS Ponce adlı savaş gemisine konulan silah, The Laser Weapon System (LaWS) adıyla biliniyor. Genel olarak havadan gelen saldırılar için tasarlanan LaWS sistemi, insansız hava araçlarına karşı etkili bir silah olacak. Ancak Star Wars’un patlayıcılarının tersine, gerçek hayattaki lazerlerin görüntüsü pek de heyecan verici değil. Hedeflere yeşil ya da kırmızı lazer ışınlarının gönderilmesi gibi bir durum yok en azından. Bunun yerine silahı hedefe doğrultup, bir de uzun süre aynı yerde sabitlemeyi başardığınız takdirde, hedef üzerinde delikler açılması gibi bir imkan sunuyor.

6. Uzay yolculuğunun yalnızca çok parası olanlar için değil, herkes için mümkün olması

Geçtiğimiz günlerde Virgin Galactic’in uzay aracı trajik bir kaza sonucu düşmeseydi, bu hedefe yaklaşık 10 yıl daha yaklaşmış olabilirdik. Ancak şimdilik yalnızca elimizdekilerle yetinmek zorundayız. Uzay yolculuğunu Ankara-İstanbul arası uçak yolculuğuna çevirmek, yani hem ucuz, hem de güvenli bir şekilde uzay turizmini yapabilmek, insanlığın paylaştığı bir hayal olsa gerek. Dolayısıyla bu konudaki çalışmalar, denemeler, yanılmalar bir süre daha devam edecektir. Fakat şimdilik uzay turizmi oldukça pahalı ve yalnızca, dünyadaki her şeye sahip olan ve bundan da biraz sıkılan zenginler için mümkün.

Ancak umudumuzu yitirmek için hiçbir sebep yok. Virgin Galactic’in o denemesi başarısız olsa bile, Boeing ve NASA arasında imzalanan yeni bir anlaşma umutları tekrar yeşillendirdi. Space Adventures adlı bir uzay turizm şirketi kuran iki kurum sayesinde, en azından çocuklarımızın nesli için gayet normal bir şey olabilir. Elimizdeki bu ufak tefek icatlara sevinmemek ve gelecekten umutlu olmamak için hiçbir sebep yok…

Çeviri: Eda Utku / Radikal