Daha adil bir dünya için çalışmış 8 kadın hakları aktivisti

Daha adil bir dünya için çalışmış 8 kadın hakları aktivisti
Daha adil bir dünya için çalışmış 8 kadın hakları aktivisti
Kadınların ataerkil dünya düzeninde varlıklarını erkeklerle eşit olarak sürdürmesi için vermek zorunda kaldıkları mücadele maalesef çok da yeni bir şey değil. 1873 senesinde, yani bundan 142 sene önce bugün, Susan B. Anthony, Amerika'da seçimlerde oy kullanmaya teşebbüs ettiği için 100 dolar para cezasına çarptırılmıştı. Tarih, tıpkı onun gibi, yalnızca kadın olduğu için ayrımcılığa uğramış ve ömrünün büyük kısmını kadının toplumdaki değeri ve yeri için çabalamış insanlarla dolu. İşte onlardan 8 tanesi.
Haber: Birce Altay - birce.altay@radikal.com.tr / Arşivi

Zamanın ve toplumların ilerlemesinin iyileştirici etkisini bir türlü gösteremediği bazı konular var. Onlardan bir tanesi de kadın hakları ve toplumlarda kadının yeri. Bugün hala dünyanın dört bir yanından kadına karşı işlenen ayrımcılık ve nefret suçları haberleri geliyor, kadının insanlık haklarını hiçe sayan kültürel faktörler yüceltiliyor ve kadınlık, davranışlarda ve dilde aşağılanıyor. Bunların tümüne karşı olan dik duruşunu zamanın şartlarına bakmaksızın düşürmemiş kadın hakları aktivistleri var ki, yaptıkları bugünkü kadın mücadelesinin temelleri bile sayılabilir. Bir de bayrağı devralmış, dünyayı kadınlar için daha adil bir yer haline getirmeye çalışanlar var günümüzde. İşte o cesur kadınlardan sekizi;

1. Susan B. Anthony

Madem bugün Susan B. Anthony’nin oy vermeye teşebbüs ettiği için para cezasına çarptırılmasının yıl dönümü, onunla başlayalım. 1820-1906 yılları arasında yaşamış olan Anthony’nin kadın hakları için çalışmaya başlaması, içkiyle savaşan bir toplumsal hareketin içinde kadının yerinin çok az olduğunu görmesiyle başladı. New York Eyaleti İçkiyle Savaş Kadın Derneği’ni kurdu, kadın kıyafetleri üstündeki toplumsal baskıyı protesto etmek için eteğinin altına bol pantolonlar giydi. Kadınların erkeklerle eşit ücret almasını destekleyen New York Çalışan Kadınlar Derneği’ni kurdu. 1872’de bir grup kadınla birlikte oy kullanmaya gitti, iki hafta sonra tutuklandı. 1873’te tekrar aynı şeyi yaptı, bu kez tutuklandıktan sonra hüküm yedi, fakat aldığı para cezasını ödemedi.

2. Doria Shafik

Doria Shafik 1940’lı yıllarda Mısır’daki kadın hareketinin öncülerinden biriydi. Aynı zamanda bir şair olan Shafik, eğitim için gittiği Fransa’dan döndüğünde Mısır’daki gençlerin eğitimine katkıda bulunmak için bir okula başvurdu fakat ‘çok modern’ bulunduğu için reddedildi. 1951 yılında, Mısır’ın iki büyük feminist grubundan topladığı yaklaşık 1500 kadınla birlikte parlamentoya yürüyerek, büyük kısmı kadınların sosyoekonomik şartlarının iyileştirilmesini kapsayan taleplerini dile getirdi. Kadın ordusu ve parti kurmaktan açlık grevine, talep ettiklerini almak için sayısız yol deneyen Shafik’in çalışmaları karşılıksız kalmadı; 1956 senesinde Mısır’da okuma yazma bilen kadınlara oy kullanma hakkı verildi.

3. Emmeline Pankhurst

Emmeline Pankhurst henüz 14 yaşındayken kadınların oy kullanma hakkının savunulduğu toplantılara gitmeye başlamış. Eğitimi için gittiği Fransa’dan döndükten sonra kızıyla birlikte kurduğu Kadınların Sosyal ve Politik Birliği’nin başkanlığını yapmış. Daha sonraları Amerika’daki kadın hareketleri, Martin Luther King’in Amerikan-İngiliz vatandaşlık hakları için kullandığı Şiddetsizlik Teorisi’ni geliştirmiş.

4. Ella Baker

Ella Baker hayatı boyunca savunucusu olduğu konuların tümünde daha çok sahnenin arka kısmında kalmayı tercih etmiş bir aktivist. Yalnızca kadın hakları için değil, insan hakları için e oldukça kapsamlı çalışmalar yapmış olan Ella Baker, Philip Randolph, and Martin Luther King, Jr. ile de çalışmış. ’20. Yüzyılın en önemli Afro Amerikan liderlerinden biri’ olarak bilinen Ella Baker, ‘Teorim şu ki, güçlü insanların güçlü liderlere ihtiyaçları yoktur.’ Demiş.

5. Malala Yousafzai

Malala bu listedeki kadınların yaşça en genç olanı. 1997’de Pakistan’da doğan Malala, 9 Ekim 2012’de okuldan eve giderken Taliban’ın saldırısına uğradı. Başından ve boynundan yaralanan Malala’nın durumu uzunca süre ciddiyetini korudu. Tedavisinin ortasında İngiltere’ye götürülen Malala iyileşti ve kız çocuklarının eğitim hakkı için çalışmaya başladı. Hala alanda aktif olarak faaliyet gösteren Malala Fonu için çalışmalar yapan Yousafzai, aynı zamanda bugüne kadar Nobel Barış Ödülü’nü alan en genç kişi.

6. Taffan Ako Taha

Taffan Kürt bir kadın hakları aktivisti. 1994 doğumlu Taffan’ın ailesi, o iki yaşındayken İsveç’e yerleşmiş. Liseyi bitirdikten sonra Süleymaniye'ye dönen Taha, burada kadın haklarına dikkat çekmek ve dini toleransı güçlendirmek için çalışmalarda bulunuyor. Okullarda kadın sünnetinin tehlikesi olmak üzere çok farklı konularda Kürtçe dersler veren Taha’nın bu ara odaklandığı konu ise IŞİD’den kaçan kadınlara destek vermek.

7. Manal al-Sharif

Manal al-Sharif Suudi Arabistanlı bir kadın hakları aktivisti. 2011’de Suudi Arabistan’da kadınların araba kullanmaları için başlatılan kampanyanın öncülerinden. Kampanya için kendisini araba kullanırken videoya kaydeden al-Sharif, videonun YouTube ve Facebook’ta yayılmasından sonra göz altına alınmış, salıverilmiş ve hemen ardından tekrar göz altına alınmıştı. Daha sonra şartlı tahliye edilen Manal al-Sharif sonraları Suudi Arabistan’da hapis yatmakta olan yabancı uyruklu kadınların hakları için çalışmalar düzenledi.

8. Deeyah Khan

Pakistan asıllı Müslüman bir ailenin kızı olan Deeyah Khan Oslo’da dünyaya geldi. Müzisyen ve kadın hakları aktivisti. Kadınların müzikle olan ilişkisi pek çok Müslüman ülkede yasak olduğundan, Deeyah kariyerinin başlarında ailesiyle birlikte pek çok eleştirinin hedefi haline gelmiş. CNN’de David Mattingly’e verdiği bir röportajda, ‘Babamın benim müzikle ilgileniyor olmamı savunmak zorunda kaldığını hatırlıyorum. Evimize gelen komşularımız, ‘Biz oğlumuzun bile müzik yapmasına izin vermiyoruz, sen neden kızına izin veriyorsun?’ diye soruyolardı.’ Demiş. Aktif olarak film çekmeye devam eden Khan, World Woman isminde kadın haklarını destekleyen yıllık bir festivalin de kurucusu aynı zamanda.