'Dans Sporu'nun hamurunuza katacağı 9 malzeme

'Dans Sporu'nun hamurunuza katacağı 9 malzeme
'Dans Sporu'nun hamurunuza katacağı 9 malzeme
Ülkemizde dans etmek isteyen erkeklerin 'Erkek adam dans eder mi?', dans etmek isteyen kadınların da 'Dansöz mü olacaksın başımıza?' türü tepkilerle karşılaşması olası. Fakat dansın, dans sporunun bu gibi kaygılarla alakası yok. Dans sizin kişiliğinize ve sosyal hayatınıza renk getiren, çeşitlilik kazandıran bir uğraş. Nasıl mı? İşte size 'Dans Sporu'nun hamurunuza katacağı 9 malzeme!
Haber: Fırat Gürsoy / Arşivi

‘Dans Sporu’ çeşitli branşlara ayrılıyor. Bunlardan en çok rağbet görenleri Latin, Standart ve Salsa branşları… Birçok kategoride 10’larca çiftin yarıştığı bu kategoriler, kişinin ilgisine, zevklerine, becerisine göre tercih ediliyor. Kişi, başarı gösterdiği takdirde ülkemizi Dünya ’da da temsil etme hakkına sahip olmaya kadar yükselebiliyor.



Bu arada çoğu insanın bilmediği bir de federasyonu var Dans Sporlarının. Her sene ortalama 7-8 yarışma organize ediliyor, Türkiye ve Dünya şampiyonaları da ülkemizde gerçekleştiriliyor. Hiç haberlerini görmeseniz de Dünya’nın en iyi Latin dansçıları ülkemize gelip burada yarışıyorlar. Gençler de bu ‘sporcular’dan dersler alarak dans eğitimlerini bir üst seviyeye taşıyabiliyor.
İşte ‘Dans Sporu’ ve ‘Salsa’ kategorilerinde sporcu olmanın hamurunuza katacağı 9 malzeme…

1.Dans Sporunun yaşı yoktur.



Kimi sporlar küçük yaşta başlamayı gerektirir. Futbol, basketbol, voleybol gibi takım sporları, ayrıca yüzme, bale, jimnastik gibi bireysel sporlar bunların arasında sayılabilir. Bu sporlara bir yaştan sonra başlasanız bile olmaz. Ama vücudunuz el vermez ama kulüp sistemi olduğundan kulüp kabul etmez. Fakat Dans Sporları bu ‘geç kalmışlığın’ etkilemediği bir spor ve sanat dalı. Minikler kategorisi 9 yaşını doldurmuş ya da daha küçük çocuklardan oluşurken, Büyükler 4 diye bir kategori var ki 65 yaş veya daha büyüklere yarışabilme olanağı sağlıyor. Kısacası yaşınız kaç olursa olsun ‘dans sporları’ sayesinde hem eğlenip hem de spor yapabilirsiniz. Ama biraz tarzınızdan ödün vermeniz gerekebilir...

2.Spor + Eğlence



Dans, sanat olmanın yanı sıra aynı zamanda spor… Yani her hangi bir spordan ne beklentiniz varsa dans sporlarından da aynı düzeyde verim bekleyebilir ve alabilirsiniz. Özellikle yarışma sporcusu seviyesinde antrenmanlar yaparsanız olağanüstü efor sarf edersiniz, bir koşu bandında olduğunuz yerde koşmaktan daha fazla eğlenirsiniz. Hareketli şarkılar eşliğinde belli ritimlerde, etrafınızda sizinle aynı amaç için salonda bulunan insanlarla birlikte zamanınızı eğlenceli bir şekilde geçirebilirsiniz.

3.‘Sporumuzu yapalım, göbeklerden kurtulalım’


Başlığa kulak asmayın çünkü Dans Sporları yalnızca karın bölgenizi değil vücudunuzun her bölgesini çalıştırır. Böylelikle size fit bir vücut vaat eder. Aklınıza gelmeyecek her bölgeyi çalıştıran bu spor, her saniyesinde hareket ettiğiniz için bir antrenmanda 4 t-shirt değiştirmenize bile sebep olabilir. Latin dansları yapmak kafanızda bir yerde var ise antrenmanlarda giymek için kullanacağınız t-shirtlerin sayısını şimdiden kontrol etmenizi tavsiye ederiz.

4.Ders: Sosyal Bilgiler / Konu: Dans Sporları



Latin dans sporlarını illa yarışmak amacıyla yapmayabilirsiniz. Dans kurslarında sosyalleşmek adına Salsa, Bachata sınıfları da kuruluyor. Kurs hocaları öğrencileriyle birlikte gün belirleyip ‘salsa gecelerine’ katılıyor. Burada sosyalleşmek adına oldukça uygun bir ortam sağlanmış oluyor. Kursta öğrendiğiniz hareketleri, geceye gelen başka öğrencilerle uygulayabiliyorsunuz. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor, tamamen bildiği hareketlerin pratiğini yapmaya odaklanıyor. Latin gecelerinin nerede, saat kaçta olduğunu internette araştırıp kolayca bulabilirsiniz.

5.Kaliteli müzikalite

 


Herkesin bir müzik kulağı var ona şüphe yok. Fakat müzik eşliğinde dans etmek, kulağınızı geliştiren bir eylem olarak hamurunuza ekleniyor. Belirli ritimlere sahip bu danslar, ritimle birlikte müziği dinlemenizi sağlıyor. Bunun yanı sıra her ritmin hareketi olduğundan hızlanmanızı, kafanızda bir koordinasyon yaratmanızı, art arda gelen hareketlere (müzik terimi olarak) basmanızı da sağlıyor. Ayrıca dansınızı daha ileri taşıdıktan ve şarkıyı ile ritmi kendinize göre yorumlamaya başladıktan sonra, yaptığınız işten, yaptığınız danstan daha çok zevk alır duruma geliyorsunuz.


6.Dans, dans, dans, dans doyamadım!



En başlarda birer dansla başlarsınız kafanız karışmasın diye. Fakat daha sonraları alıştıkça, sevdikçe, becerebildiğinizi gördükçe daha fazla bilgi edinmek istersiniz. Başka tür danslara da yönelirsiniz. Onları da öğrenir, dans dağarcığınızı geliştirmeye başlarsınız. Önceleri sosyal Latin dansları olan Salsa, Bachata gibi danslarla başlar daha sonra ‘sportif salon dansları’ olarak da geçen Samba, Rumba, Cha Cha Cha, Jive ve Pasadoble ile devam edersiniz. Arkaya dönüp baktığınızda ise en az 5-6 dans öğrenmiş olursunuz. Arkadaş çevrenizde pistlerin aranan ismi olursunuz.

7.Eller günahkar, bacaklar ne yapsın!



Dans etmek, hele ki spor olarak dans etmek olağanüstü zor… Çünkü el, kol, kalça, ayak ve el bilekleri, bacaklar hep birlikte koordineli bir şekilde çalışmak zorunda. Bacaklar ne kadar hızlı olsa da yukarda tutulmayan kollar sizi küçücük gösterir. Aynı şekilde yamuk yumuk bacak ayaklar, salık kalçalar da sizi dağınık göstermekten başka hiçbir işe yaramaz. Dans Sporu size dümdüz bir omurga, kendi vücudunu taşıyan kolar ve bacaklar, düzgün bilekler vadediyor. Tabi bu da ‘he’ deyince olmuyor. Emek vermeden yemek yenmiyor…

8.‘Çift’lik



Laf aramızda dansın çiftleri birbirine yakınlaştırdığından söz edilir. Aslında tahmin edebilirsiniz; ikili yapılan bir dans, bir kadın, bir erkek, yakın vücutlar… E tabi ki etkilenme olabilir. Fakat bu durum kendisi dans etmeyi sevmeyen fakat sevgilisi dans etmeden duramayanları yanıltmasın. Bu işi profesyonel boyutlarda yapan insanlar adı üstünde profesyoneller. Latin gecelerine kefil olamayacağız fakat dans kurslarında insanların birbirlerinin hayatına olan saygısının, çoğu yerde olmadığını da söylemeden geçemeyeceğiz. Her yerde olduğu gibi art niyetli insanlar her yere var. Kim bilir belki onlarda spor ve sanatla eğitilebilir kıvama gelirler.

9.Eczaneden alınmayan, reçetesiz sakinleştirici: Dans



Yoğun iş hayatınızdan sıyrılıp, kafanızı işlerinizden ayırabilirseniz haftada en az bir gününüzü dans sporuna ayırmanızı tavsiye ederiz. Aklınızı işlerden dezenfekte edecek, gün içinde yaşadığınız gerginliği üzerinden silip atacak dans kurslarına çok kolay ulaşabilirsiniz. İnternette arayabilir, çeşitli devlet veya vakıf üniversiteleri bünyesine katılabilir, o da uymazsa meydanlarda kafanızı kaldırıp binaların üst katına bakıp mutlaka bu kurslara ulaşabilirsiniz.