Devrimi mutfakta başlatan 10 Latin Amerika yemeği

Devrimi mutfakta başlatan 10 Latin Amerika yemeği
Devrimi mutfakta başlatan 10 Latin Amerika yemeği
Latin Amerika ülkeleri, ilk işgalcilerin bölgeye ayak basmasından bu yana mücadele kültürüne sahip. Mutfakları ise hem bize Anadolu'yu andırıyor, hem de bu bölgede yaşayan insanların verdikleri mücadelelerin tadını yansıtıyor. Devrimcilik bir Latin Amerika duruşuysa, işte size o devrimi mutfakta başlatan 10 Latin Amerika yemeği!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Size Pele'li, Maradona'lı, Falcao'lu ve hatta Muslera'lı bir Latin Amerika karması sunarak seyir zevkinize hitap etmek isterdik ama bu listemizde derdimiz başka... Bu listede, başkaldırının bir kültür haline geldiği Güney Amerika'nın mutfağına bir göz atacağız. Kokularını, tatlarını size ulaştıramasak da görütüleriyle biraz olsun devrimin lezzetini size sunmaya çalıştık. İşte Latin Amerika mutfağından derlediğimiz 10 yemek...


1. Empanadas - Güney Amerika usülü çiğ börek


Zalım İspanyol işgalcilerin Güney Amerika'ya taşıdığı bir börek türü olan Empanadas'ın kökeni Galiçya'dır. Ancak bugün Latin mutfağında hemen her ülke tarafından sahiplenilmektedir. İç harcı için genel olarak sığır etinden yapılan kıyma kullanılır. Yarın öbür gün yolunuz Latin Amerika'da bir köye düşerse elinizde bir tepsi çiğ börekle gidin. Sizi o köye muhtar bile yaparlar o derece sevilen bir merettir bu. Tam tersini düşünün bugün Eskişehir'e elinde bir tepsi Empanada ile gelen bir Güney Amerikalı kardeşimizin heykeli dikilir mi dikilmez mi? Devrim anıtı bile olur o heykelden!

2. Coxinha - Brezilya usülü içli köfte



Bugün bir kebapçıya gidip garsona "Biz önden birer Coxinha alalım" derseniz aval aval bakacaktır. Aynı şekilde bir Brezilya barında "Şefim bize iki içli köfte çek!" derseniz de yadırganabilirsiniz. Aslında hemen hemen aynı şeyden bahsediyor olursunuz. Coxinha, Brezilya'da etli ve tavuklu şekilde yapılan bir nevi içli köftedir. Kelime olarak Coxinha; "Minik but" gibi bir anlama tekabül etmekte. Galeta unuyla kızartılan bu yemek, bir nevi kroket sınıfına da giriyor. Bugün Brezilya mutfağından Coxinha'yı çıkartın bakalım, ortalık nasıl karışıyor, dakikasında hükümet düşer. Türkiye'den içli köfte ithal ederek onlar için olmasa da bizim için bir devrime sebep olabilirler.

3. Pastel De Choclo - Şili usülü mısır ekmeği


Tamam tam olarak bir ekmek değil ama neredeyse aynı tadı bulmak mümkün. Sanki Karadeniz yaylasından bir teyzemiz bir Şili seyahatinde imza atmış bu şahesere. Gerçi mısırın Amerika kıtasından dünyaya yayıldığını düşünecek olursak, Şilili bir teyzenin bir Karadeniz seyahatinde bize tanıttığı bir lezzet olması daha mümkün görünüyor. Turta ve börek şeklinde iki farklı tarifle yapılabilen Pastel De Choclo, turta olduğunda biraz şekerlendirilmiş, görek olduğunda da içine harç katılmış bir mısır ekmeği aslında. "Ekmek bulamazsanız mısır ekmeği yiyin" noktasına gelirse dünya Karadeniz'den Güney Amerika'ya uzanan bir devrim dalgasının dünyayı saracağı kesin.

4. Ceviche - Peru usülü suşi!



Latin Amerika mutfağının bir çok unsurunun benzerini bizim mutfağımızda da bulmak mümkün ancak Ceviche'ye Anadolu mutfağı değil ancak Uzakdoğu mutfağı rakip çıkartabilir! Karides, ahtapot ve diğer deniz ürünlerinin ısıtılmadan sudaki asitle pişirilmesiyle yapılan bu yemek, Peru'da bayrak kadar kutsal görülür. Turistlerin genelde balık ağırlıklı Ceviche'ler tercih etmesi suşiye olan benzerliğinden ileri gelir. Ancak en lezzetli Ceviche yemeğinin karides, ahtapot ve kalamar ağırlıklı yapıldığı kabul görür. Cevicheler çoğu Peru restoranında marine edilmiş mısır eşliğinde sunuluyor. Büyük Okyanus'un iki kıtasını ortada buluşturan bu yemek, ateşe karşı baş kaldırısıyla dünyayı da birleştirebilecek bir devrim niteliğinde.

5. Dulce de Leche - Arjantin usülü sütlü tatlı


Biz her ne kadar sütlü tatlılarımızla övünsek de, sütlaç olsun tavuk göğsü olsun bir şu dulce de leche kadar dünya çapında üne sahip değildir. Sütün içinde şekerin karemale halinde getirilmesiyle elde edilen bir süt reçeli, Arjantin'in tatlı mutfağının temelini oluşturur. Dulce de leche, puding gibi de yenir, pastası da yapılır, keki de olur... Vücutta bir anda kalori patlamasına yol açabilir o yüzden tadına aldanıp homini gırtlak yememek gerekir. Yedikten sonra bünyeye girecek enerjiyle, midenizde yanacak devrim ateşi sayesinde 10 Che gücüyle motorsikleti bir kenara bırakıp bütün Güney Amerika'yı koşarak turlayabilirsiniz.

6. Taco - Meksika usülü tantuni



Tamam kabul ediyoruz tam olarak bir tantuni değil, Mersin ve çevre vilayetler sakin olsunlar. Meksikalı kardeşlerimiz uğraşmış didinmiş, kendi çaplarında bir fast food efsanesi yaratmışlar. Biz kendi tantunimizi, döner ekmeğimizi, dürümümüzü dünyaya yediremediğimize yanalım. Taco artık ülkemizde de özellikle genç kesim tarafından, bilinen sevilen, yenen bir yemek. Tortilla ekmeği dediğimiz lavaşın kayınçosu sayılabilecek bir ekmeğin içine et, sebze ve isteyene peynir de koyularak yapılan bu meret şekil şemal açısından tantuniyi andırsa da açıkça söylemek gerekirse lezzet olarak yanına yaklaşamıyor. Meksikalı taco ustalarını bir Mersin'de ağırlamak lazım aslında, bir görsünler bu iş nasıl yapılırmış... Belki Meksika için bu bir lezzet devrimi olur.

7. Asado Parrilla - Uruguay usülü ocakbaşı mangal



Şimdi Uruguaylı kardeşlerimiz öncelikle bu konuda bizim Adanalı, Hataylı, Antepli ustalarımızın önce bir ellerini öpsünler, ondan sonra haklarını teslim edelim. Urugay'da da pekala bizim ocakbaşı kültürümüze yakın lezzetler bulmak mümkün. Mangal ateşinde nar gibi kızaran etler, sebzeler Uruguay'da pek bir seviliyor. Her ne kadar fonda bir Müzeyyen Senar olsun bir Zeki Müren olsun çalmıyor belki ama onların da masalarında Carlos Puebla'dan bir "Hasta Siempre" nakaratı yükseliyordur belki, gerçi burası Uruguay Küba değil... Ama olsun devrim ateşi mangalı da yakar yürekleri de.

8. Bandeja Paisa - Kolombiya usulü ortaya karışık

Gün olur da yolunuz Kolombiya'ya düşerse bir restorana gidip "Şefim masayı donat!" derseniz ya da Cem Yılmaz'ın esprisindeki tabirle "Little little into the middle" şeklinde orta yolu bulmaya çalışırsanız, önünüze böyle bir tabak gelir. Temel olarak bildiğimiz barbunya yanına pilav esasına dayanan bu yemek; sosis, yumurta, biftek, tavuk, kıyma ve hatta bir dilim de avakado ile süsleniyor. Tek başınıza yiyebilirseniz muhtemelen Kolombiya'ya sizi başbakan bile yapabilirler. Öylesine cabbar ceval, öylesine zorlu bir yemektir. Bu yemeği tek başınıza bitirmeniz bile bir devrim sayılır.

9. Tostones - Küba usülü mücver


Mücverin seveni vardır sevmeyeni vardır, ezilmiş kurbağaya benzediği için iğreneni vardır... Ama tadını bilen müptelasıdır. Peki ya mücveri muzdan yaptığınızı düşünün... Nasıl bir tat nasıl bir lezzettir aklınız alıyor mu? Küba'da gittiğiniz her restoranda bu atıştırmalıklardan bulmanız mümkün, bir tostones tabağının kapitalizmi tek başına sindirebilme özelliği vardır. Devrim uğruna ambargo yemek mesele değil, mesele gidip Tostones'i yerinde yemek...

Küba'ya yerleşip Türkiye'yi özlememek için 13 sebep
 


10. Pabellon Criollo - Venezuella usülü kuru fasulye-pilav


Bugün bir Venezuella restoranına "Şefim bir pilav üstü kuru çek!" derseniz sizi anlamazlar ama, çat pat derdinizi anlatabilirseniz önünüze böyle bir tabak gelecektir. Bizim için kuru fasulye nasıl bir tabuysa, Venezuellalı kardeşlerimiz için de siyah fasulyeler aynı değerde. Bir kaşık siyah fasulye için dünyayı yakacak kadar ateşliler, ki bu kadar çok fasulye yiyen bir milletin gaz potansiyelini düşünerek ateşlerinden çekinmemek de elde değil! Bir Venezuellalı için devrime giden yolda mola verip siyah fasulye yenmeyecekse, olmaz olsundur öyle devrim...