Eğlence dünyasının efsanesi Maksim Gazinosu

Eğlence dünyasının efsanesi Maksim Gazinosu
Eğlence dünyasının efsanesi Maksim Gazinosu
Türkiye'de eğlence dünyasının bir anavatanı varsa o da şüphesiz Maksim Gazinosu'dur. Büyük yıldızların yükselişine ve bir dönemin gece hayatına tanıklık eden bu efsane mekan hakkında ne biliyoruz? İşte size Maksim Gazinosu tarihi!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

28 Ekim 1960 Maksim Gazinosu'nun kuruluş yılı olarak bilinir ancak aslında bu eşsiz mekanın geçmişi daha eskiye dayanıyor. Adeta Cumhuriyet tarihiyle paralel bir ömrü olan, Türkiye 'nin gelmiş geçmiş en ünlü mekanın küllerini aralayıp sizler için ucu Rusya'dan Amerika'ya uzanan bir hikaye çıkardık...

1. Frederick Thomas?



Şimdi çok uzun yıllar öncesine, Çarlık Rusya'sına gidiyoruz. Moskova'da bir bar, sahibi siyahi bir Amerikalı olan Frederick Thomas! Thomas, "Siyah Rus" olarak anılan bir işletmeci ve eşi de bir Rus. Asıl Adı Frederick Bruce Thomas olan bu adamın Maksim Gazinosu tarihi için önemi büyük çünkü herşey onunla başlıyor.

2. Amerika tarlalarından Avrupa'ya


Çileli bir hayat Thomas'ınki. Film gibi. Nereye gitse belayı da beraberinde getiriyor. Amerika'nın tarlalarında köre bir ailenin çocuğu olarak doğuyor Thomas, özgürlüklerini zar zor kazanan ailesiyle birlikte tarlalarda büyüyor. Sonra beyaz bir toprak ağasıyla ailesinin varlıkları için mücadele ediyor, kaybediyor, kaçıyorlar. Kaçmak çözüm olmuyor. Babası bir cinayete kurban gidiyor. Amerika bir kabusa dönünce Avrupa'ya kaçıyor Thomas. Uzun süre kendine bir yuva arıyor ve aradığı huzuru Moskova'da buluyor.

3. Moskova'da başlayan hikaye



Thomas 1917'deki Bolşevik ihtilaline kadar Moskova'da kalan Thomas'ın şansı burada dönüyor. Herhangi bir ırkçı ayrımın olmadığı Çarlık Rusya'sında Thomas fırsatı görüyor ve Amerikan Rüyası'nı "Rus Rüyası"na çeviriyor. İlk başlarda otel ve restoranlarda garsonluk, bellboyluk yapan genç adam Moskova'da o dönemin en ünlü mekanı olan "Yar"da yönetici asistanlığı görevini kapıyor. "Yar" öyle herkese yar olan bir mekan değil o dönemlerde, Rus sarayından konuklar ve en seçkin zenginler gidiyor. Haliyle bu ensesi kalın müşterilerden kazandığı yüklü miktarda parayla Thomas'ın önünde kendi firmasını kurma şansı doğuyor. Bir iki Rus ortakla birlikte önce Aquarium adıyla bir etkinlik bahçesi açan Thomas, sonrasında "Thomas And Co." adında Rusya'nın en ünlü ve nezih etkinlik mekanlarını birbiri ardına açıyor. Bu mekanlardan en ünlüsü de "Maxim" adlı mekan oluyor. Maxim hem Rusya'da hem de Avrupa'da kısa sürede şöhret yapan bir gece kulübü olarak dünya eğlence ve etkinlik piyasasına bomba gibi düşüyor.

4. İstanbul'a yolculuk



Başı beladan kurtulmayan Thomas, Rusya'da da bir talihsizlik yaşıyor ve 1917'de patlat veren Bolşevik hareketiyle bir anda devrimcilerin hedefi haline geliyor. Yıllarca Rus sarayı ve Çar'a yakın çevreleri eğlendiren Thomas'a yol görünüyor. Thomas ailesinin bir kısmını ve kurtarabildiği kadar mal varlığını yanına alıp 1919'da İstanbul'un yolunu tutuyor. Ancak belayı da beraberinde Osmanlı'ya getiriyor ve 1. Dünya Savaşı'nın mağlubu Osmanlı'nın başkentinde kendini yeni bir tehlikenin içinde buluyor.

İstanbul'daki Amerikan konsolosluğuna kendini bir Amerikalı olarak kabul ettirmekte güçlük çeken Thomas, Burhan Çaçan'ın şarkısındaki gibi "Neden geldim İstanbul'a..." havasına bürünüyor. Ancak yılmıyor acıların adamı ve İstanbul'u adeta dans ettiriyor. İlk önce Şişli'deki Stella bahçesinde bir dans kulübü açıyor. Rusya'dan gelen dansçı kızların Fokstrot, Shimmy ve Çarliston yaptığı bu mekan kısa sürede İstanbul'un gözde mekanlarından biri olur. İstanbul sosyetesinin "Habeş Orkestrası" olarak bildiği siyahi jazz gruplarının da sahne aldığı mekan Thomas'ın yeni gözbebeği olur.

5. Maxim oldu mu sana Maksim?

Thomas'ın bu başarılı girişiminden sonra bir anda hareketlenen İstanbul geceleri daha büyük bir mekan ihtiyacı duymaya başlar. Bunun üzerine Thomas da, Taksim Sineması olarak bilinen ve sonraları Devlet Tiyatroları'nın Taksim Sahnesi olarak anılacak mekanın bitişiğine kurar yeni eğlence merkezini. Adını da ilk göz ağrısı olan Maxim ile Taksim isimlerini harman ederek "Maksim" koyar. Uzun süre mekan Maksim olarak bilinir ancak, hem ilanlarda hem de mekana dair tanıtım afişlerinde "Maxim" ismi kullanılır. 

Osmanlı ve Türkiye'ye hem eğlence hayatını hem de Jazz kültürünü getirmiş olan Thomas, New York Times gazetesinin 8 Temmuz 1928 tarihli sayısında "Jazz'ın Sultanı" olarak anılır. Cumhuriyet öncesinde Osmanlı sosyetesi ve işgal güçlerinin uğrak yeri olan Maksim, Cumhuriyet sonrasında Türkiye Cumhuriyeti'nin modernleşme çabalarının bir halkası olarak batı kültürünü yeni İstanbul sosyetesine getiren en önemli mekanlarının başında yer alır.

1928'e kadar İstanbul'da Jazz kültürünü yaymak ve eğlence hayatını canlı tutmak için uğraşıp didinen Jazz'ın Sultanı kimi zaman hapse düşer, kimi zaman iflas eder, kimi zaman ise genç Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet erkanını ağırlar. Peki sonra ne olur? 1928'de hayatını kaybeder Thomas ve ardında İstanbul gecelerini bize miras bırakır.

6. Thomas Başkan'ın ardından...



Thomas'ın ardından Maksim bir çöküş dönemi yaşar. Hoş Thomas'ın son yıllarında da ışıltısı sönmeye başlamıştır Maksim'in ama yinede eğlencenin en önemli adresidir Jazz'ın Sultanı ölene dek. 1950'lerin sonunda Maksim artık bir batakhaneden farksız hale düşünceye kadar karanlığa gömülür.

7. Küllerinden doğan mekan

Yıl 1959 olduğunda Maksim'in ve tüm gazinoların kralı olacak bir isim çıkar ortaya. Fahrettin Aslan, Thomas'tan yadigar tarihi Maksim'e ortak olur. Bir yıllık plan programın sonunda mekanın tek sahibi olur ve Maksim'i sil baştan yeniden yaratır. Yeni dekor, yeni ışıklar, yeni sahne programları, yeni ses sistemleri, yeni bir eğlence anlayışı... Maksim küllerinden doğmaya hazırdır artık.

8. 28 Ekim 1961



Maksim'in doğum günü gelir çatar. Tarihler 28 Ekim 1961'i gösterdiğinde perdeleri açılır efsanenin ve bir anda şöhretler sahnesi olur Maksim. İlk yıllar o kadar başarılı ve parlak geçer ki, tüm büyük sanatçılar mekanın adeta kadrolu elemanı olurlar. Hatta Türkiye Güzellik Yarışması'na da ev sahipliği yapar Maksim.

9. Maksim'in İstanbul'u fethi



Fahrettin Aslan, Taksim'deki ana şube olan Maksim'i "Büyük Maksim" olarak geleceğe taşırken; Caddebostan, Taşlık ve Bebek'te de Maksim'in şubelerini açarak İstanbul'u adeta gazinolarıyla sarmıştır. Gazinolar kralı olarak anılanolan Fahrettin Aslan, bu gazinolarda İstanbul gece hayatını ve Türkiye'deki eğlence anlayışını adeta yönlendirmiş ve şekillendirmiştir.

10. Kimler geldi kimler geçti



Maksim o kadar büyük bir eğlence mekanıydı ki, ağırladığı sanatçıları bugün herhangi bir organizasyon firmasının bir araya getirmesi mümkün değildi. Öyle bir sahne düşünün ki; Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Bülent Ersoy, Sezen Aksu, Emel Sayın , İbahim Tatlıses ve daha nice isimleri bir arada barındırsın. Bir afişinde onlarca efsane ismi bir arada barındırabilen Maksim gibi bir mekanın günümüzde bir karşılığını bulmak mümkün değil.

 

Hatta özel programlarda Ajda Pekkan, Gönül Yazar, Cem Karaca sahne alsın ve Halit Kıvanç sunuculuk yapsın! Var mı böyle bir mekan?  İstanbul, İzmir ve Ankara'da bugün yüzlerce eğlence mekanı, bar, gece kulübü bulmak mümkün ancak hiçbirinin çapı Maksim'le boy ölçüşebilecek kadar büyük değil. Bu açıdan Fahrettin Aslan'ın Türkiye eğlence dünyasının amiral kaptanı olarak kendi çağına damga vurduğunu söyleyebiliriz.

11. Maksim'in sanatçıları



Maksim, ünlü isimleri bir araya getirmesinin yanı sıra bugünün bir çok ünlü ismini de ilk defa sahneye çıkartarak sanat hayatına kazandırmıştı. Gönül Yazar, Ahmet Özhan, Bülent Ersoy, Behiye Aksoy, Emel Sayın, Muazzez Abacı, Ajda Pekkan... Bu isimler ve daha niceleri ilk defa Maksim'de geniş kitlelere ulaşmış ve kariyerlerinde bir sıçrama tahtası olarak Maksim'den geçmişlerdi.

12. Kral Fahrettin


2005 yılında hayata gözlerini yuman Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan, 1932 Erzurum'da dünyaya gelmişti. Annesi doğumu sırasında vefat ettiği için ablaları tarafından büyütülmüştü. 6 yaşında İstanbula gelmiş ve daha 12 yaşında komi olarak Yeniköy'de bir gazinoda çalışmaya başlamıştı. 27 yaşına geldiğinde ise Maksim'in o dönem sahibi olan Emin Yeyman'a ortak olmuştu. O ortaklığın ardından eğlence dünyasına hükmeden bir krallık doğmuştu. Işıltılı yaşantısına rağmen Kral Fahrettin 1984'te zorla para toplamak ve kokain temin etmek iddiasıyla tutuklanmıştı.

13. Efsanenin sonu



Maksim ilk önce 1980 öncesi ışıltısını kaybetmeye başlamıştı ancak 12 Eylül darbesinin ardından 80'lerde gazinolar önemli bir sosyalleşme alanı olarak yeniden popüler olunca varlığını bir süre daha devam ettirmişti. Sibel Can gibi isimlerin solistlik yapmaya başladığı 1990'larda ise Gazino kültürü tam anlamıyla çökmüştü. Özel kanalların açılması ve insanların sanatçıları televizyondan daha rahat takip edebilme imkanını bulmasıyla, gazinolara artık ihtiyaç kalmamış gibiydi. Hızlı bir çöküşün ardından Maksim kapılarını birkaç kez kapatmak zorunda kalmıştı. Son olarak 2004 yılında Petek Dinçöz'ün assolist olduğu bir kadroyla yeniden ayağa kalkmaya çalıştıysa da, son yumruğunu yemiş bir boksör gibi eğlence dünyasının ringine yığılıp kalmıştı. Thomas'ın rüyası, Kral Fahrettin'in sarayı ışıklı gecelere veda etmişti.

14. Ya şimdi?


Kapıları kapandıktan sonra Maksim gönül isterdi ki İstanbul gecelerinin bir müzesi olarak kalsın, ancak olmadı. Büyük Maksim bir otopark oldu. Caddebostan Maksim ise Alışveriş merkezine dönüştü, Taşlık Maksim'in yerine bir otel dikildi, Bebek Maksim ise yandı bitti kül oldu... Köle olarak doğan siyahi bir Amerikalının rüyasıydı Maksim, bir Rus masalıydı, İstanbul gecelerinde bir Habeş orkestrasıydı, azimli bir Erzurumlunun krallığıydı, Zeki Müren'i 8 yıl ağırlayan bir saraydı. Şimdi ise sadece bir anı. Bu hikayede tek bir eksik var aslında o da gelecek...

*Frederick Bruce Thomas'ın hayatı ve resimleri için daha fazla bilgi almak isteyenler, Vladmir Alexandrov'un "The Black Russian" adlı eserini edinip okuyabilirler. F.B. Thomas'ın hayatını anlatmaya çalıştığımız kısım, Vladmir Alexandrov'un kitabında ortaya çıkardığı biyografi üzerine yazılmıştır.