Evlilik hakkında söylenmeyen 8 gerçek

Evlilik hakkında söylenmeyen 8 gerçek
Evlilik hakkında söylenmeyen 8 gerçek
Kadın ve erkek birbirini görür. Kadın ve erkek, aşık olur... Sonra kadın ve erkek, erkeğin yere attığı çoraplar yüzünden kavga etmeye başlar.

RADİKAL - Evlilik kurumu, neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan tek kurum. Şu zamana kadar evlilik kurumu varlığını sürdürebildiyse, bunun sebebi tarafların birbirlerine en sinir oldukları anlarda bile anlayışlı, alttan alan ve yapıcı bir tavır sergilemeleri. Fakat bazı anlar var ki, sevdiğiniz insana karşı sabrınızı ve sevginizi ciddi şekilde test edebiliyor.

Evliliğin hala pembe panjurlu, bulutların üstünde, “sonsuza dek mutlu” süren bir şey olduğunu düşünenlere, evlilikten gerçek şeyler beklemeleri için bir rehber hazırladık. İşte, ne yazık ki, evlendiğinizde başınıza gelecek 8 şey…

1. Her istediğinizde bilgisayar oyunu oynayamayacaksınız.

 

Çoğu kadın, eşinin mümkün olan her anı kendisiyle geçirmesini ister. Gün içinde neler yaptıklarını, işinin nasıl geçtiğini ve başka hayat memat meseleleriyle ilgili anlatmanızı isteyecektir. Onunla ileitşim kurmak yerine Play Station oynamayı seçerseniz, evliliğiniz yokuş aşağı gitmeye başlayacaktır.

2. O çoraplar asla kirliye atılmayacak.

Eşinizin çoraplarını başucunda biriktirmesi, asla ama asla kirliye atmaması sizi rahatsız edecek. Üstelik bu konuda herhangi bir şey söylediğinizde “uff”lar “puff”larla karşılaşacak, dırdırcı damgası yiyeceksiniz. O çorapların asla kirliye atılmayacağını ne kadar çabuk kabullenirseniz o kadar iyi.

3. Birbirinizin yanında pırt yapmanız gereken anlar olacak.

Çiftlerin aşması gereken en önemli eşiklerden birisi de budur. Bir süredir beraber olduğunuz sevgilinizle sürekli dışarda görüşmüş, karşınızdaki insanı asla tuvalete gitmeyen, pırt yapmayan ve geğirmeyen bir varlık olarak tanımışsınızdır. Halbuki artık aynı çatı altında yaşıyorsunuz; televizyon izlerken bir anda yükselen pis kokunun doğal, hatta sağlıklı bir şey olduğunu yavaş yavaş kabullenmelisiniz. (ama olayı da çok abartmayın tabii...)

4. Temizlik işleri kadının üstüne kalacak.

Bir gün eve bir geleceksiniz ki, kirli tabaklar olduğu gibi tezgahın üzerinde duruyor. 2 gün önce çamurlu ayaklarla girilen antredeki ayak izleri, Neil Armstrong’un aydaki ayakizi misali saygı görmekte, katiyen temizlenmemekte. Siz ne kadar kavga da çıkarsanız, bağırıp çağırsanız da, söylenseniz de, bu iş değişmeyecek.

5. Haftasonu tatilinizin yarısını birinizin, yarısını diğerinizin ailesinin evinde geçireceksiniz.

Haftasonunda eşinizle istediğiniz gibi gezer, 3-5 tur atarsınız zannediyorsunuz değil mi? Yaa, tabi. Her haftasonu, bilemediniz 2 haftada bir kez aile ziyaretleri yapmadığınızda karşılaşacağınız trip miktarını hesaplamadınız tabii… Üstelik “onlara gitmişsiniz, bize niye gelmediniz?!?!!” laflarını yememek için, önce bir anneyi sonra da diğerini ziyaret etmek zorundasınız.

6. Eşiniz sizi mutlaka hayal kırıklığına uğratacak (Ama bu aslında iyi bir şey)

Her çiftin karşısından bir takım beklentileri vardır. Kadınlar erkeklerden romantizm, ilgi ve alaka beklerken, erkekler de kadınların kendilerini özgür bırakmasını, ama sonsuz özgür bırakmasını ister. Bunların ikisi de mümkün değildir. Sürekli sürekli romantik hareketler, bir yerden sonra sıkılmanıza sebep olur çünkü. Ya da sonsuz özgürlük, bir süre sonra ilgisizliğe dönüşebilir. Evliliğe kafanızda bir takım beklentilerle başlıyorsanız, hayal kırıklıkları yaşamaya ve gerçeklerle yüzleşmeye hazır olun. Böylece eşinizle ilgili daha gerçekçi beklentilere sahip olacaksınız.

7. Bir de bakacaksınız, partneriniz çok değişmiş. 

Hem siz, hem de partneriniz evlilik sonrasında farklı karakterlere bürüneceksiniz. Bu da yavaş yavaş, siz hiç fark etmeden gerçekleşecek. Öte yandan birbirinizi değiştirmeye gücünüz yetmeyecek. Ne kadar uğraşsanız, çabalasanız ve isteseniz de, partneriniz sizin istediğiniz kalıplara giremez çünkü. Ve bu çok iyi bir şey.

8. En büyük kavgalar en ufak sebeplerden çıkacak.

“Hangi filmi izleyelim?” cümlesi ne kadar da zararsız geliyor kulağa değil mi? Ama en büyük kavgalar hep böyle saçma şeylerden çıkar zaten. “Fark etmez, sen seç” cevabı sonrasında seçtiğiniz tüm filmler veto yiyebilir, sabrınız tükenebilir mesela. Küçük şeylerin evliliği çatırdatmasına izin vermemek gerek.