Geek dünyasının karunu Joss Whedon'un en iyi 10 işi

Geek dünyasının karunu Joss Whedon'un en iyi 10 işi
Geek dünyasının karunu Joss Whedon'un en iyi 10 işi
Joss Whedon hakikaten de geek ve hakikaten de yapıyor arkadaş! Gişe başarısına bakmaksızın, mümkün odluğunca objektif bir değerlendirmeyle, Joss Whedon'un (Avengers da dahil) en iyi 10 işini bir araya getirdik / Yiğitcan Erdoğan

Bakın, “filmi” ya da “dizisi” ya da “çizgi romanı” diyemiyoruz. Joss Whedon’un en iyi yaptığı şeyleri sıralarken “işi” kelimesini kullanmamız gerekiyor. Çünkü bu adam, hakikaten de geek ve hakikaten de yapıyor arkadaş! Yaptığı işlerin genel tonunu sevmeyebilirsiniz, ben Whedon’un kıymetiyle ilgili hem destekleyen, hem de karşı çıkan pek çok argüman gördüm. Pek çoğu da haklı noktaları argümanlar elbette. Ama sanıyorum hepimiz bir konuda mutabık olabiliriz, adam bizim sitenin isminin hakkını veriyor.

Burada Joss Whedon’un en iyi 10 işini sıralarken olabildiğince objektif olmaya gayret ettim. İnanın, şahsi listem bundan çok daha farklı gözükürdü. Yılladır geek camiasındaki kişilerin Whedon işleriyle ilgili olan yorumlarını dinleyen bir insan olarak; hem genel kamuoyu görüşünü, hem eleştirel başarısını, hem de işin kendi objektif yaptığı doğruları kaale aldım. Değerlendirmenin hiçbir noktasında gişe başarısını ciddiye almadım, zira öyle yapsaydım Avengers deyip bırakmam gerekirdi.

Buna rağmen eminim ki hepinizin kendi şahsi listeleri var. Siz de onları yorumlarda belirtin, bu geekyapan adamın güzelce hakkını verelim.

Hazır mıyız? Buyurun!

10. Serenity

 

 
Firefly’ın vaktinden önce göçmesinden sonra meseleye biraz da olsun nihayet katabilmek için çekilmiş bir filmdi Serenity.  Joss Whedon’un ilk uzun metraj film yönetmenliği deneyimiydi ki, gerçekten fena bir iş de değildi; hakkını yemeyelim. Fakat dürüst olmak gerekirse çok akılda kalıcı değildi. Belki de Firefly’ın devam etmesini o kadar istiyorduk ki, Serenity kesmedi bizi, yetinemedik. Ama bir şey genel geçer bir doğruydu; Whedon’un kabahati olsun ya da olmasın; Serenity içimizdeki Firefly uktesini söndüremedi.

 

9. Much Ado About Nothing

Joss Whedon’un ilk büyük bütçeli dev prodüksiyonu olan The Avengers’tan sonra tam anlamıyla bir mangal partisi havasında çektiği bir film Much Ado About Nothing. Shakespare’in efsanevi eserinin dönem olarak modern zamanlara uyarlanmış bir hâli. Mangal partisi dememizin sebebi de Whedon’un filmi çalışmayı çok sevdiği aktörlerle, evinin arka bahçesinde çekmiş olması. Efsane bir film miydi? Hayır, zaten öyle efsane bir başarı da elde etmedi. Ama Whedon’un filmografisinde hoş bir yerde duruyor.

 

8. Fray

Buffyverse’in seveni çok boldur. Aslında ilk bakışta öyle Orta Dünya gibi, Star Wars evreni gibi çok derinlikli bir yermiş gibi gelmez ama, aslında onun da pek çok yan işi; yüzlerce yıllık bir mitolojisi vardır. Fray de işte o mitolojinin dallarından bir tanesi. Gelecekte geçen hikaye, yıllar sonra aktive olan bir Slayer’ı ve onun korkunç bir olay sonucu vampir olan ikiz kardeşini konu alıyor. Biliyorum, Buffy hayranları için bu ön tanım bile yeterli zaten. Buffy evreninde geçen çizgi romanların en farklısı olan Fray, listemize sekizinci sıradan girdi ama aldanmayın, o da okunmayı hak ediyor.

 

7. The Cabin in the Woods

Bu filme bir korku filmi izleyeceğinizi sanarak girdiyseniz yandınız. Akşamınızı heba etmiş olabilirsiniz istemeden. Zira karşınızda bulacağınız şey, tüm o 80’ler “sevişen insanların başına kötü şeyler gelir” tipi ucuz korku filmlerinin dekonstrüksiyonu. Joss Whedon’un yazıp, kankası ve eski çırağı Drew Goddard’ın yönettiği film belki de korku / komedi janrının başına gelen en güzel şeylerden biriydi. İzlemediyseniz edinin bir yerlerden!

6. Astonishing X-Men

Astonishing X-Men, benim uzun süre sonra okuyup gerçekten de tepeden tırnağa aşık olduğum ilk X-Men çizgi romanıydı. Ana odak noktasına Cyclops ve Emma Frost’u koyuyordu ki, bu ikilinin aralarındaki kimyayı en başarıyla tutturmuş olanı da oydu. Onu öyle ayıla bayıla okuduktan sonra, yazarının Joss Whedon olduğunu öğrendiğimde yaşadığım dumuru size anlatamam. “Whedon’dan nasıl böyle bir iş çıkar?” dumur değildi, benim için daha ziyade “Vay arkadaş, adam çizgi roman da yapabiliyormuş”‘un şaşkınlığıydı.

 

5. Firefly

Firefly. Size şahsi liste yapmış olsam meselenin daha farklı olacağını söylemiştim. İşte Whedon’un sadece 14 bölüm süren dizisi Firefly o listede üç numaraya kafadan yerleşirdi. Fakat bugün bile -kült statüsünde olmasına rağmen- hak ettiği kitlelere asla ulaşamamış vaziyette. Oysa ki Whedon’un “Space Western”‘i akılda kalıcı karakterleri, ilgi çekici dünyası ve tam dozunda ayarlanmış mizah anlayışıyla gerçekten de şaheser bir işti. Hâlâ içimde nasıl bir uktedir anlatamam…

 

4. The Avengers

Ne denir ki Avengers hakkında? Film ile ilgili pek çok farklı yerden pek çok şekilde eleştiri duydum; bunların belki de en anlamlısı filmin strüktürel olarak bir Power Rangers bölümünden farklı olmadığı yönündeydi. Bu doğru olabilir açıkçası, fakat bence Avengers’ı bu kadar kıymete bindirmiş olmamızın asıl sebebi, zaten filmin efsane olması değildi. Basitçe, işliyor olmasıydı. Bu kadar fazla karakteri alıp, hiçbirini kenarda kalmış gibi hissettirmemek, aksiyon ve diyalog sahnelerinde kimseyi ikinci planda bırakmama ve her şeyi anlamlı bir şekilde bağlamak bence alkışlanası bir işti. Hâlâ öyle.

 

3. Dr. Horrible’s Sing-Along Blog

Üç numaraya bunu koyduğuma şaşırıyorsanız, muhtemelen hiç Dr. Horrible izlemediniz. Gerçekten, eğer 40 dakikanız varsa bir yerden bir kopyasını edinip bu kısa internet müzikalini izlemenizi tavsiye ederim. Joss Whedon’un aile üyeleri ve ailesinden daha çok çalıştığı oyuncularla birlikte yazar grevi sürerken iş olsun diye çektiği bu film başından sonuna kadar… Kusursuzdu. Gerçekten. Belki de kısa olmasıyla çok ilgisi vardır ama boşluk yoktu Dr. Horrible’ın ördüğü duvarda. Harika şarkıları, komik diyalogları ve mütevazi mükemmelliğiyle Dr. Horrible Whedon’un hâlâ en akılda kalıcı işlerinden biri.

 

2. Buffy the Vampire Slayer

Joss Whedon’un kariyerini başlatan, onu efsane yapan dizi. Whedon Buffy’den sonra başka hiçbir şey yapmasa da muhtemelen bunun ekmeğini yerdi. Nasıl yemesin ki? Basit bir parodi olarak hayatına başlayan dizi, bir anda eleştirdiği korku filmlerine parmak ısırtacak bir derinliğe, mitolojiye ve kompleksliğe sahip bir evrene dönüştü. Ve her şeyden önemlisi, o kadar Joss Whedon işiydi ki, kokusunu milyarlarca kilometre öteden alabildiğimiz o alametifarika tarzı Whedon daha bu işten başlattı. Devamı da fersah fersah geldi zaten.

1. Angel

Benim şahsi listemde Angel’ın yeri ikinci sıra. Ama şimdiden söyleyeyim, yine de Buffy the Vampire Slayer’ın üzerinde. Bunu belki tartışmalı bulabilirsiniz, ama ben kendimi objektif bir gerçekten bahsediyormuş gibi hissediyorum. Angel, neredeyse her yönüyle Buffy’den daha iyiydi. Odak noktası daha temizdi, karakterler arasındaki etkileşim çok daha vurucu ve ilgi çekiciydi; hatta yer yer Angel dizisi Buffy’den daha olgun bir yapıya sahip gibi hissettiriyordu. Üstüne üstlük evrenin arka planı ve geçmişiyle ilgili Buffy’den daha başka, yer yer de daha etkileyici şeyler söylüyordu. Bu listenin bir numarasını ararken kafamda sorduğum soru şuydu: İnsanlar hayatlarında sadece bir Whedon işi izleyecek olsalar, bu ne olmalı? Bunu düşünürken cevap netleşti. Angel. Eğer hayatınızda sadece bir Whedon eseri izleyecekseniz, bu Angel olsun. Eminim pişman olmayacaksınız.