Gündelik 15 kıyafet ve aksesuarın bilinmeyen tarihi

Gündelik 15 kıyafet ve aksesuarın bilinmeyen tarihi
Gündelik 15 kıyafet ve aksesuarın bilinmeyen tarihi
Kimisini zorunluluktan kimisini modaya uymak amaçlı her gün üstümüzde taşıyoruz. Hepsi bir şekilde tarih içerisinde şekillenerek günümüze ulaşmış gündelik yaşamımızın vazgeçilmez birer parçası. İşte 15 kıyafet ve aksesuarın bilinmeyen tarihi!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

İncir yaprağıyla başlayan bir süreç giyinmek. Bugün milyarlarca liranın döndüğü ve dünyaya yön veren dev bir sektör olarak, farkkettirmeden tüm yaşantımıza etki ediyor. Yüzlerce çeşit kıyafet her yanımızı sarmış durumda. Biz de belki de nereden geldiğini, kaynağının neresi olduğunu bilmediğimiz bu kıyafetleri her gün üstümüzde taşıyoruz. Sizler için üstünüze başınıza farklı bir gözden bakmanızı sağlayacak bir yazı hazırladık...


1.Pantolon



Bugün bildiğimiz anlamda pantolonun adı, 4. yüzyılda bazı efsanelere konu olacak şekilde İznik'te öldürülen bir İtalyan hekim olan Panteleone'den gelir. Açıkçası Panteleone, bir pantolon giyecek kadar yaşayamamıştır. Hekimliğin yanı sıra, bir fizikçi ve din adamı olarak da görülen Panteleon, Aziz Panteleon olarak da anılırdı. İznik ve bütün Anadolu'nun Roma egemenliği altında olduğu bir dönemde yaşayan Panteleon'un çalışmaları, dönemin yöneticileri tarafından hoş karşılanmaz ve kafirlikle suçlanır. Daha Roma'nın Hristiyanlığı yeni hazmettiği bir dönemde, birden kendisini Hristiyan karşıtı olma suçlamasının altında bulan Panteleon, kafirliğini kabul etmesi için yapılan işkencelere rağmen Hristiyan olduğunu söyleyerek ölmüştür. Panteleone'nin ölümün ardından yüzyıllar sonra bile İznik, İstanbul, St. Petersburg gibi bir çok şehirde adını taşıyan kiliseler yapılmıştır. Peki pantolon bu hayat hikayesinin neresinde derseniz; Panteleone'nin ölümünden uzun yıllar sonra Venediklilerin meşhur Commedia dell'Arte etkinliklerinde, Aziz Panteleon'u anmak isteyen sanatçılar, onun giydiği söylenilen uzun paçalı giysilerle sahne alırlardı. Kökeni 15. yüzyıla dayanan Commedia dell'Arte tiyatrolarında "Panteleon" adını alan bu giysi, gezici tiyatrolar sayesinde Avrupa'nın dört bir yanına yayılmış ve benimsenmiştir. Öyle ki, Fransız devriminin siyasi simgelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Fransız soyluların giydiği tayta benzeyen uzun külotlara bir tepki olarak benimsenen pantolon, işçi ve köylü sınıfının üniforması gibi görülmüştür. Osmanlı'da ise bildiğimiz anlamda pantolonu ilk giyenler denizciler ve işçiler olmuş, ondan sonra saraya kadar uzanan dalgayla kitleler tarafından çok hızlı bir şekilde benimsenmiştir. Şu sıralar paçası kıvrık ve altında çorap olmadan tercih edilen bir şekilde evrimleşmeye başlayan pantolonun, bir an önce eski güzel günlerine dönmesini umuyoruz.


2.Elbise


İnsanlık tarihinin ilk icatlarından biridir elbise. Tüm toplum ve kültürlerin ataları, göğüslerinden bacaklarının belli bir bölümüne kadar vücutlarını kapatan kıyafetler giymişlerdir. Genel olarak elbise adı verilen bu kıyafetler bir çok amaca yönelik olarak ortak çözüm sağlamaktadır. Elbiseler sıcak ya da soğuk hava şartlarından korur, bel altı ve üstü gösterilmek istenmeyen bölgeleri örter, saldırılara karşı bir savunma sağlar, kamuflaj işlevi görür, başka insanlarla ayırt edilebilmeye yarar... Etek, atlet ve bir çok kıyafet bu ilk elbiselerin üzerinde yapılan oynamalar sayesinde ortaya çıkmıştır. Tüm kıyafetlerin atası olan elbiseler hem kadın hem erkek giysisi olarak yüzyıllarca tüm kültürlerde yer almıştır. Mısır, Pers, Yunan, Roma, Çin
gibi bir çok medeniyette elbise hem kadın hem erkeklerin ortak kıyafeti olarak benimsenmiştir. Çağlar içerisinde elbise kullanımını terk eden erkekler bugün elbsiyeyi bir kıyafet olarak tercih etmezken, elbise kadınlar için hala en gözde kıyafet türlerinin başında gelmektedir. "Erkek adama elbise yakışmaz zaten." demeyin, Altar'ın oğlu Tarkan ne giyiyor bir düşünün. Kartal Tibet'e yakışıyorsa her erkeğe de yakışır.


3.Etek



Neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan etek, ilk insanların giydiği ilkel elbiselerin üst kısımlarının ayrılması sonucunda doğal olarak ortaya çıkan bir kıyafettir. Hemen her kültür ve ulusun tarihinde ilk dönemlerden itibaren hem erkek hem de kadınlar tarafından kullanıldığı görülebilen etekler, rahat hareket imkanı sağlaması ve temel amaç olan belden aşağısını örtme ihtiyacını basit bir şekilde yerine getirdiği için tercih edilmiştir. Ayrıca kapalı tuvalet kabinlerinin olmadığı dönemler için etek kullanımı en rahat kıyafet olarak haliyle bir numaralı tercih olmuştur. Afrika, Avrupa, Güney Amerika, Orta ve Doğu Asya gibi hemen her bölge de kullanıldığı görülebilen etekler, tek bir kökene dayandırılamamaktadır. Buna rağmen, tarihçiler modern eteğin atası olarak M.Ö.3900 yılında bugün Ermenistan toprakları içinde yer alan Areni mağarasında bulunan ve samandan dokunduğu anlaşılan bir etek kalıntısını kabul etmektedirler. Ancak kelime kökeni olarak İngilizce'de Skirt, Türkçe'de Etek, Çince'de Duan Qun Miao olarak anıldığı görülebilen eteklerin dünya kültürünün ortak giysisi olduğu söylenebilir. Günümüzde ise bir kadın giysisi olarak bilinen etek, sadece İskoçya ve İrlanda'da gündelik bir erkek giysisi olarak kabul görmekte ancak yine de tercih edilmemektedir. Edilmesin de zaten, sıkıntı büyük olabilir.


4.Şapka



Modern anlamda şapka günümüzde güneş ışıklarının olumsuz etkilerinden korunmak ve moda aksesuarı olarak kullanılmakta. Ancak günümüzden yaklaşık 5000 yıl önce bir çok amaca hizmet edecek şekilde kullanmaya başlamıştır. M.Ö. 3200 civarında ilk defa Mısır ve Yunan medeniyetlerinde ortaya çıktığı düşünülen şapkanın, ticaret yollarıyla tüm dünyaya yayıldığı görülmüştür. Asya'da ise yine benzer dönemlerde özellikle Çin ve Ortaasya Türkleri'nde görülen şapkalar sadece güneşten korunma amaçlı değil; saldırılardan korunma, soyluluk sembolü, rütbe sembolü olarak kullanılmıştır. Eski Yunanistan'da "Petasos" denen ve sadece yoksulların taktıkları şapkalar, Ortadoğu'da ise aynı dönemlerde pek tercih edilmiyordu. Genelde kafalarını bezlerle saran Ortadoğu toplumlarında, saçları süslemek daha sık görülen bir adetti. Ortadoğu'da şapkanın bir aksesuar olarak yerleşmesi, doğudan Türklerin göçü ve batı ile ticari ilişkiler neticesinde gerçekleşmiştir. İlkel şapkalardan modern şapkalara geçiş dönemi ise ancak 1500'lerden itibaren Avrupa'da yaşanmıştır. Fransız kukuletasıyla başlayan, İngiliz Sombrero'suyla devam eden süreçte Amerika'nın keşfini takip eden süreçte özellikle korsanlar tarafından tercih edilen bir aksesuar olarak şapka bütün dünyaya yayılan bir moda akımı olmuştur. Nihayetinde 1800'lerin sonunda "fötr şapka" bir medeniyet çizgisi olarak dünya kültüründe kabul görmeye başlamıştır. Ülkemizde de bilindiği üzere bir devrim olarak kabul edilmiştir şapka. Fes ve sarığın yerine şapka kullanılmasının bir devrim olarak Atatürk tarafından getirilmiş olması, bugün bile tartışılan bir konu olarak sık sık gündeme geliyor. Şapka, insanın tüm ifade ve söylemini dile getirdiği ve düşündüğü organı olan başa takıldığı için her zaman toplumlara düşüncelere yön veren bir aksesuar olarak hayatımızdaki yerini koruyor.


5.Tişört



İngilizcede erkeklerin vücutlarının üstünü kapatmak için kullandıkları kıyafetleri tanımlamada genel olarak kullanılan "shirt" kelimesi ile "T" harfinin birleşmesiyle oluşan "T-shirt" bugün dünyadaki en yaygın kıyafetlerin başında geliyor. T harfine benzemesi sebebiyle bu adı alan tişörtlerin atası faniladır. 1900'lü yılların başında Amerikan askerlerin yün kazakların altına giymeleri için tasarlanan tişörtlerin sokakta giyilmesi o dönemlerde toplumun hazır olmadığı bir marjinallik çizgisini temsil ediyordu. İlginçtir bugün şu Ağustos sıcağında tişört giymeyeni deli olmakla suçlayabilecek kadar kabullenmişiz mereti... Tişörtleri bir kıyafet olarak dünyaya kabul ettiren kültürü Hollywood filmleri geliştirmiştir. James Dean, Marlon Brando gibi yıldızların filmlerde giyerek normalleştirdiği tişörtler tüm dünyada ancak bu şekilde kabul görebilmiştir. Yıllarca sade ve baskısız olarak kullanılan tişörtlere ilk defa 1948'de New York'taki bir seçim kampanyasında yazı yazılıp, baskı yapıldığı biliniyor. Üzerlerinde slogan yazan bu tişörtler, günümüzde 1960-1980 arası bir dönemde dar kesim olarak bir moda akımına dönüşürken, 1980'lerle birlikte Rap kültürünün getirdiği bir tarzla bol olarak giyilmeye başlanmıştır. Bugün yine dar kesim tişörtlere bir dönüş yaşadığımız bir dönemden geçiyoruz ve tişörtler sokak eylemlerinden, sosyal kampanyalara kadar bir çok alanda birer simge olarak kullanılıyor.


6.Çorap



Genel olarak ayakkabıdan sonra icat edildiği sanılan çorapların kökeni aslında çok daha eskilere dayanmaktadır. İlk ayakkabılar olan, sandalet ve çarık gibi aksesuarlar genel olarak çorapsız kullanılırdı. Çoraplar ise, hane ve çadırların içerisinde soğuktan korunma amaçlı olarak icat edilmiştir. Bir çok kültür ve medeniyetin aynı anda keşfettiği çorap batı dünyasına Yunanlılardan, doğu dünyasına ise Perslerden yayılmıştır. Yunanlıların posttan yaptığı ve "Skyhos" adını verdikleri ilk çoraplar bugün İngilizce'de çorap manasına gelen "Socks" tanımının referans kaynağıdır. Doğuda ise Perslerin "Gorab" adını verdikleri ve keçeden yapıldığı düşünülen ilkel çoraplar Arapça'da "Curab" ve Türkçe'de "Çorap" adını alarak bölgeye yayılmıştır. İlk başlarda giysinin tamamlayıcı bir unsuru olarak tasarlanan bu ilkel çoraplar, bugünkü şekline ancak 1600'lerde ulaşmıştır. Yüzyıllarca bir soyluluk çizgisi olarak görülen "beyaz çorap" ise bugün giyildiğinde nedense hoş karşılanmıyor. Nedir yani kardeşim, bırakın giysin insanlar beyaz çorap, kotun altına mis gibi...


7.Ayakkabı


İlk çağlarda, posttan be tahtadan yapılmaya başlandığı düşünülen ayakkabılar tahmin edeceğiniz üzere temel olarak ayak tabanını koruma amaçlı keşfedilmiştir. Sandalet, çarık, çizme, terlik aynı anda bir çok kültürde ortaya çıktığı düşünülen aksesuarlardır. Modern ayakkabının atası olarak gösterilebilecek bir çok öncül aksesuar sayılabilir, Hollandalı çifçilerin kullandığı "Sabo"lar, Çin imparatorluğunda kadınların ayaklarını "Lotus kadını" formuna getirmek için kullanılan ayakkabılara, hatta Ortaasya Türklerinin kullandıkları çarıklara kadar bir çok bir referans sayılabilir. Ancak bağcıklı ve bağcıksız olarak ayırabileceğimiz temel iki ayakkabı türünün 19. yüzyılda daha keskin olarak batı ülkelerinde öne çıktığı biliniyor. İlk topuklu ayakkabılar ise 16. yüzyılda yine Avrupa'da üretilen ve mantar topuk olarak bilinen şosonlar olarak öne çıkmıştır. Başlarda ayakkabıyı koruma amaçlı üretilen topuklar, bugün cinselliği çağrıştıran bir obje olarak bile kullanılabilmektedir. Ayakkabının keşfinden hemen sonra bulunan şey nedir peki sizce? Tabii ki ayak kokusu!


8.Kravat



Acı dolu bir hikayesi vardır Kravatın. Öyle her sabah işe giderken aceleyle boynunuza bağlarken hiç aklınıza gelir mi bilmeyiz ama kravat öyle düğünde başınıza bağlayıp göbek atacağınız türden bir aksesuar değildir. Bir ağırlığı vardır kravatın. Kapitalizmin dayatması olarak görmeyin, tam tersine sevginin sembolüdür kravat. İlk defa 1618'de Avrupa'da patlak veren ve 30 yıl süren savaşta, Fransa kralı XIII. Louis'in ordusunda yer almak için Hravistan'dan gelen 160.000 lejyonerin boynunda görülür kravat. Savaşa giden askerleri uğurlayan anneler, eşler ve sevgililer bu genç adamların boyunlarına başlarını örttükleri bezleri bağlayıp düğümlemişlerdir. Bu boyunlara düğümlü örtüler, Fransa'da çok beğenilmiş ve kravat sosyal bir aksesuar olarak hayatlarımızda yerini almıştır. Dolayısıyla batı dünyasında "Croat" olaran tanımlanan Hırvatların adını alan "Kravat" dilimize de bu şekilde değişime uğramadan geçmiştir. Antik Çin ve Roma kültürlerinde de örneklerine rastlanan kravatın temel referans kaynağı hala Fransızlar için savaşmış olan Hırvatlara dayandırılmaktadır. Kravat maduru milyonlarca çalışanın Hırvatlara lanet okuduğunu duyar gibiyiz, ama duymasınlar çünkü kabahat bu işi modaya çeviren Fransızların!


9.Kemer



İlk örneklerinde tunç çağında bir çok bölgede rastlanılan kemerlerin elbiseleri tamamlayıcı bir aksesuar olarak tercih edildiği düşünülüyor. Silah ve eşya taşımak için kullanılan ilk kemerler kumaş, deri ve metalden yapılabiliyordu. Afrika kabilelerinde bile görülen kemer kullanma alışkanlığı, bir çok kültürde zenginlik işareti olarak kullanılıyordu. Modern anlamda bir aksesuar olarak kıyafetlerle birlikte kullanılan kemerlerin ilk olarak İtalya'nın Manrtua bölgesinde kullanıldığı görülmektedir. 17. yüzyılda ortaya çıkan bu modern kemerler, modanın değişmez bir parçası olarak görülüyor ve daha çok kadınlar tarafından tercih ediliyordu. Erkeklerin genellikle savaş meydanlarında kullandıkları kemerleri terk edip moda olarak kemer takmaları ise 1900'lerin başına denk gelmektedir. Bugün düşük belli pantolon dışında pantolon bulamadığımız tekstil sektöründe, kemerler can simidi görevini görüyor çok şükür!


10.Gömlek


İlk olarak antik Mısır'da örnekleri görülen gömlek o dönemlde bir çok komşu medeniyet tarafından da tercih edilmiş ve "Kalasiris" olarak anılmıştır. Ticaret yoluyla antik Yunan dünyasına da taşınan gömlekler "Chiton" adını alarak Avrupa'ya doğru yolculuğunu sürdürmüştür. Antik dünyada bir statü simgesi olarak öne çıkan gömlekler, örnek olarak Babil'de ne kadar uzun olursa o kadar zenginliği temsil ediyordu. Kısa gömlekler fakirlerin giysisi olarak görülüyordu. Avurpa'da gömlek kültürünü yaygınlaştıran Roma İmparatorluğu, bu kıyafetin temel tasarımını batı dünyasına kazandırmıştır. 15. yüzyılda kollarına manşetlerin eklendiği, 16. yüzyılda ise boyun bölgesi yakalarla süslenerek evrimini tamamlayan gömlek ilk çağlarda olduğu gibi günümüzde de bir statü işareti. Mavi yaka, beyaz yaka nereden çıktı sanıyorsunuz?


11.Toka




Antik çağlardan bu yana, uzayan saçların bez bağlanmasıyla başlayan bir toka kullanımı söz konusudur. Açıkçası tokaya ilk referans olduğu söylenen bir çok kaynak şüphelidir. Ancak temel olarak ilk örnekleri Yunan, Roma ve Çin kültürlerinde görülmüştür. Özellikle Çin Hanedanında uzayan saçların bir çeşit başlık içerisinde şişle sıkıştırılmasıyla ilk örneklerini gösteren toka kullanımı İpek yolu ile batıya taşınmış ve batıda evrimleşmiştir. Günümüzde bir çok çeşit ve modeli bulunan tokaların ilk temel tasarımlarının ise İtalya ve İngiltere'de ortaya çıktığı düşünülüyor. Kim icat etmiş olursa olsun, biz şukusunu verdik tokanın mucidinin. Tokanın olmadığı yerde bu saçlar başa bela...


12.Kol Saati


Antik çağlarda icat edilen güneş saatleri yaklaşık M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahip olarak bugün kullandığımız tüm saatlerin ataları olarak kabul edilirler.İlk örnekleri 14. yüzyılda görülebilen mekanik saatler, zaman içerisinde bir moda olarak günümüzde kollarımızda yerini alacak şekilde evrimleşmiştir. İlk kol saatleri 1890'larda bir kadın aksesuarı olarak ortaya çıkmış ve çok ilgi görmemiştir. Köstekli cep saatlerinin moda olduğu bir dönemde kol saatlerine geçiş temel ihtiyaçlardan ortaya çıkmıştır. Saatlerin efendisi olarak bilinen Louis Cartier ve Edmond Jaeger modern kol saatinin icadını 1900'lerde gerçekleştirdiklerinde bu saate "Pilot saati" adını vermişlerdi. Uçuşlarında pilotlara zamanlama açısından yardımcı olması için pratik bir çözüm olarak üretilen bu saatler, kısa bir sürede kara ve denizde askerlerin kolunda görülmeye başlanmış ve bir anda sosyal hayatın bir parçası olmuştur. Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz, kol saatleri modern teknolojiyle birlikte bize sağlık durumumuzu bildiren birer "akıllı saat"e dönüşüyor iyi mi? Bizce iyi, ruhun şad olsun Cartier başkan.



13.Sütyen



M.Ö.7. yüzyılda Antik Yunan medeniyetlerinde tanrıça tasvirlerinde kendisini göstermeye başlayan sütyen, ancak geçtiğimiz yüzyıl içerisinde yaygınlaşmıştır. ÖZellikle 16. ve 19. yüzyıllar arasında batı dünyasında kadınların korse kullanmasıyla geçen uzun bir dönemin ardından, daha pratik olan sütyen 19. yüzyıl başlarında kullanılmaya başlamıştır. İlk üretildiklerinde tamamen gösteriş amaçlı kullanılan göğüsler, zaman içerisinde değişen moda akımları içerisinde kendisini zorunlu bir aksesuar olarak öne çıkartmıştır. Zorunluluğu tartışılmakla birlikte beyaz bluz içine siyah tercih edilmemesini bir dost tavsiyesi olarak iliştiriyoruz.


14.İç Çamaşırı



Adem ve Havva'nın keşfettiği incir yaprağıyla başlayan bir serüvendir iç çamaşırı. Yahu dalga geçmeyin, teknik açıdan mevzu bu şekilde gelişmiş. İlk insanlardan günümüze bir çok medeniyette kullanıldığı görülen iç çamaşırları aslında antik çağlarda aynı zamanda birer kıyafetti. Hem kadınlar hem de erkekler modern çağda külot olarak adlandırdığımız giysileri günelik yaşamda saklamadan giyiyorlardı. Bugün hala ilkel kabilelerin bu şekilde giyindiklerini görüyoruz. Özellikle kadınlar tarafından kullanılan ilk iç çamaşırlarının temel amaçlarından biri de cinsel istismar ve saldırılara engel olmaktı.Bildiğimiz manada, gündelik kıyaferlerle özellikle bel altı bölgeleri ayırmak için kullanılan iç çamaşırlarının ilk örnekleri 19. yüzyılın sonlarında karşımıza çıkmıştır. Klasik olarak "içlik" olarak kullanılmaya başlayan ve tarihi çok daha eskilere dayanan iç giyim kıyafetlerinden farklı olarak iç çamaşırları, kendi başına bir moda akımı yaratmıştır. Kadınların iç çamaşırı kullanmaya başladığı dönemlerde, erkekler hala içlik kullanıyorlardı ki, İlk erkek iç çamaşırları 1930'larda seri üretime geçmişti! Bugün tangadan, gstringe kadar bir çok evrim geçirmiş modeli bulunan iç çamaşırları, son yüzyıl içerisinde kabul edildikleri şekilde mahrem olmaktan giderek uzaklaşmakta ve ilk çağlardaki gibi normalleşmeye başlamaktalar. Bu cümleden gaza gelip, sokağa donla çıkın demiyoruz tabii, bizimkisi durum tahlili sadece.


15.Gözlük



İlk gözlüğü yapan insanın kim olduğu bir sır. Fakat ilk optik camların milattan 1000 yıl önce Girit'teki kazılarda bulunduğu biliniyor. Büyüteç olarak kullanıldığı sanılan bu camlar Yunan medeniyetinde başka bir gelişmeye yol açtığa dair bir iz yok. Fakat benzer cam parçalarının Nero döneminde 1. yüzyıl Roma'sında mektup yazılarının okunması amaçlı kullanıldığına dair bulgular var. Modern görme optiği ile ilgili ilk çalışmlar Arap coğrafyasında ortaya çıkıyor. Teknolojik açıdan M.S. 900'lerde zirvede olan İslam coğrafyasında ilk gözlük yapımının yolunu açacak çalışmaların yapıldığı biliniyor. 12. ve 13. yüzyıllarda İtalyanların bu çalışmaları latin diline çevirmesiyle gözlüğün tarihinin başladığı kabul edilir. Ortaçağda bir çok ilkel örneği görülen gözlükler en nihayetinde, 1727'de İngiliz optik bilimci Edward Scarlett tarafından bugünkü formunda tasarlanır. 20. yüzyılın hemen başlarında da Alman, Moritz Von Rohr gözlük camlarının modern tasarımlarını tamamlar ve lensler icat edilene kadar bu mevzu burada kapanmış olur. Mevzuyla şu sıralar Google ilgileniyor, belki bir kaç yüzyıl sonra gözlüğün tarihinde Google Glass önemli bir yere sahip olabilir. Şimdi diyeceksiniz "Peki güneş gözlüğünü kim buldu?" diye, o işin ucu da Eskimolara kadar uzanıyor ama bir zahmet siz araştırıverin bizden bu kadar.