Hindistan'dan Kadıköy sokaklarına bir yolculuk: Mandala

Hindistan'dan Kadıköy sokaklarına bir yolculuk: Mandala
Hindistan'dan Kadıköy sokaklarına bir yolculuk: Mandala
Hint kökenli dinlerde önemli bir yere sahip olan Mandala sembolleri, metafizikten bir sanata dönüşüm yolculuğunda Türkiye'de de büyük kitlelere ulaştı. Yeni tanınmaya başlayan bu sanatı, Türkiye'deki öncülerinden Aslıhan Aksun'a sorduk.
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye 'de her geçen gün daha popüler bir sanat olan Mandala, Hindistan'dan Kadıköy soskaklarına uzanan bir serüven. Ülkemizde bu sanat için belki de en çok çaba gösteren isimlerin başında gelen Aslıhan Aksun'a hem Mandala'yı hem kendisini, hem de Türkiye'de yaptığı çalışmaları sorduk

1. Nedir bu Mandala?



Mandala, Hint kökenli dinlerde metafizik veya sembolik bakımdan meta veya mikro kozmosu gösteren şekillere verilen ad. Mandala'da bu şekiller belli bir düzene göre boyanarak yapılıyor. Daire veya kare şeklinde olan ve her şeyin mistik merkezini sembolize eden mandalalar meditasyon nesnesi olarak kullanılabilmekte. Kelime anlamı olarak da mandala Sanskritçede çember, daire anlamı taşıyor. İçinde geometrik desenlerin bulunduğu bir daire; kötü veya karanlık güçlerin içine giremeyecekleri arınmış bir alanı, daha geniş bir anlamda ise evreni simgeler. Ayrıca Mandala, hayat çemberi anlamına gelir. Merkezi noktası olan alanın doğduğumuz yer olduğuna inanılır. Mandalalar daima gelişebilir ve büyütülebilirdir. Dolayısıyla gelişen, farklılaşan mandalaların hayattaki yolumuz olduğunu da düşünebiliriz. Başka bir deyişle, Mandalalar sonsuzluğa giden bir yol haritasıdır.

2. Peki neden yuvarlak?



Evren, dünya, güneş, ay, çiçekler, vücut hatlarımız yuvarlaktır. Örneğin göz bebeklerimizin yuvarlak olmasının nedeni, görüş alanımızın genişlemesi içindir. Mandalalar hayatımızın gelişen süreçlerini simgeler. İçten dışa doğru yuvarlak olarak büyümesi, kendimizi, hayatımızı, yaşadığımız dünyayı değiştirme potansiyelimizin de büyümesi anlamına gelir.

3. Türkiye'de Mandala akımı nasıl başladı?
Bu noktada Mandala sanatının Türkiye'deki öncü ismi Aslıhan Aksun'un yıllardır yaptığı çalışmalardaki tecrübelerden yola çıkıyoruz. Onun ağzından dinleyelim bakalım, ülkemizde Mandala sanatı nasıl başlamış ve gelişmiş;



2008 yılında İstanbul’a yerleşen Hollandalı dövme sanatçısı Paco ile birlikte, Türkiye’de Mandalayı tanıtmak üzere Mandala Sanat Atölyesini kurduk. 2008 yılından bu yana görsel, yazılı basın, sosyal medya gücü ile milyonlara Mandalayı anlattık.

Kimdir bu Aslıhan Aksun? Kendisi anlatıyor;



İstanbul, 1975 doğumluyum. 90’lı yıllarda oyunculuk ve çeşitli sektörlerde Pazarlama ve Satış üzerine deneyim kazandım. 20 yıla yakın Bilişim sektöründe Pazarlama ve Satış tecrübeleri ile anıldım. Aynı süreçte çeşitli felsefeleri incelemek üzere (Aktif Felsefe) Yeni Yüksektepe Kültür Derneğine üye oldum. Farklı kültür ve felsefeleri incelerken Hint ve Tibet felsefesinden etkilendim. İçsel yolculuğumda mistizm ve spritüel duygularla beslenirken 2008 yılında Berlin’de Paco ile tanıştım. Paco Türkiye’ye gelme kararı aldı ve radikal bir kararla bilişim sektöründen ayrılıp Paco ile birlikte MANDALA SANAT adı altında bir stüdyo kurduk. Üstat Paco’nun enerjisi ve öğretisi ile meditasyon amaçlı Mandala çizimleri yapmaya başladım. 6 yıldır çizim yaptığım için sadece felsefesini anlatmak yerine artık eğitmenliğini yaparak tekniğini de öğretiyorum. 18 Ağustos 2014 tarihinden bu yana Nar Kendin Ol Gelişim Atölyesi’nde Türkiye’nin ilk Mandala kursunu açtık. Kurslara ilgi hızla büyüyor.



Aslıhan Aksun'un, Nar Kendin Ol Gelişim Atölyesi ve Bahar Yapman Dövme Stüdyosu’nda "Aslıhan’ın Mandala Atölyesi" adlı iki atölyesi var. Haftada 2’şer saatten, 4 farklı günden oluşan 5 dersle bu atölyelerde Mandala sanatını öğretiyor. Peki bunun dışında ne gibi çalışmaları var? Yine kendi ağzından öğreniyoruz:

Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında çocuklarla Mandala Atölyeleri yaparak çocukların konsantrasyonlarının artmasına yönelik eğlenceli aktiviteler düzenliyoruz.

Kadıköy’ün en önemli sanat galerilerinden birinde Ocak ayında Mandala sergim açılacak.

Kadıköy Belediyesi tarafından desteklenen “Sessiz Ol” isimli projemle, Kadıköy Bahariye sokaklarında bonibonlara (babalara) Mandala çizimleri yapıyorum.

Kurumsal firmalara “stresle baş etme yönetimi” adı altında Mandala çizim eğitimleri veriyorum.

4. Aksun'a sorduk: "Türkiye'de Mandala sizce ilgi görüyor mu?"



Elbette. İnsanlar mandalaya ilgi duymaya başladıktan ve çizme tecrübesini yaşadıktan sonra mandalanın rahatlatıcı ve şifalandırıcı etkisinden kopmak istemiyorlar. Öğrencilerim, kursa başlarkenki “acaba çizebilir miyim” endişesinin yersiz olduğunu da görüp derinleştikçe derslerde ortaya çıkan enerji ve mutluluk tarifsiz. Çünkü Mandala çizmek için resime, çizime yetenekli olmak gerekmez.

5. Peki Mandala kurslarına kimler katılabilir ?



Aslında herkes katılabilir. Şu anki katılımcılarım arasında astroloji, reiki, yogayla ilgilenen kişiler, ev hanımları, banka yöneticileri, öğretmenler, borsacılar, tiyatrocular, reklamcılar ve mimarlar ilk aklıma gelenler. Bu arada katılımcıların bu derse gelirken ekstra bir malzeme almaları gerekmez. Kullanılan malzemeler atölyelerimizce temin edilir.

8. Son olarak Mandala, çizerlerine ne gibi faydalar sağlar?



Mandala çizmek derin konsantrasyonla yapıldığı için zihni dinginleştirir ve iç huzuru artırır.

Hayatımızın sürekli koşturmalı ve stresli temposu mandala çizerken yavaşlar ve bizler çizim sürecinde içsel yolculuğumuzun dışa vurumunu kağıt üzerine yansıtırız.

Mandalalar bulundukları alandaki negatif enerjileri temizler. Bu sayede niyet ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımıza çekmek için kullanılan tılsımlı çizimler haline dönüşürler.