İşi gücü bırakıp asteroitlerden korkmamız için 10 sebep

İşi gücü bırakıp asteroitlerden korkmamız için 10 sebep
İşi gücü bırakıp asteroitlerden korkmamız için 10 sebep
Belki bir çoğumuza çok uçuk bir ihtimal olarak gelse de dünyaya her an bir asteroit çarpma olasılığı bir hayli yüksek. 2013 sonbaharında Ukraynalı bilim insanlarının keşfettiği TV135 adlı asteroitin dünyaya çarpma olasılığı, bu hafta bir şans oyunu kazanma olasılığınızdan daha yüksek! 2011'de Amerikakalı bilim insanlarının keşfettiği AG5 asteroiti için bu ihtimal çok daha yüksek! İşte asteroitlerden ciddi ciddi korkmamız için 10 sebep!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Hayatta başımıza gelebilecek en kötü şeyleri sıralamaya kalksak muhtemelen asteroitler aklımıza gelen ihtimallerden biri olmaz. Ancak hayatın gerçekleri öyle değil. Modern teknoloji sayesinde görünen o ki, Dinozorlar ile aynı kaderi paylaşmamız galakside gerçekleşebilecek en sıradan olaylardan biri. Sizler için başınıza gelebilecek her olayda "Beterin beteri" var dedirtecek bir liste hazırladık...


1. Ne ilk ne de son



Asteroit denince akla genelde dinozorların sonunu getiren çarpışma gelir. "Katil Asteroit" olarak adlandırılan bir gök cisminin 65 milyon yıl önce dünyaya çarpması sonucu, yeryüzündeki canlı nüfusunu neredeyse yok olma noktasına getiren bu olay hakkında çeşitli teoriler vardır. 7 ila 10 kilometre çapında olduğu düşünülen bu asteroit benzeri bir gök cisminin, günümüzde dünyaya çarpması halinde insanlığın son bulmasının kaçınılmaz olduğu tahmin ediliyor. Durduk yere bu tahminler de yapılmıyor çünkü her an böyle bir cismin dünyamıza çarpma ihtimali bulunuyor!


2. Nedir bu asteroit?



Bilim insanlarının büyük bir kısmını "küçük gezegen" olarak tanımladığı asteroitler, uzayda belli bir yörünge içerisinde gezinen ya da yörüngelerinden kopmuş bir şekilde görülebiliyorlar. Bildiğimiz gezegenlerden bir hayli fazla olan bu gök cisimlerinden, sadece Güneş Sistemi içerisinde 1 milyondan fazla olduğu tahmin ediliyor. Bir milyon sayısı abartı da değil üstelik, Minor Planet Center; 2014 Haziran'ında bu cisimleri tek tek tanımladı!


3. Asteoit olmak ya da olmamak: Titius-Bode yasası!



Sene 1778, J.E.Bode 1766 yılında J.D.Titius'un formülüne dayanarak diyor ki; "Mars ile Jüpiter arasında keşfedilmemiş bir gezegen var arkadaş" Bilim insanları bu teorinin üstüne eğilirler ve 1801'de Giuseppe Piazzi, teleskobuyla Ceres'i görür. Ceres'i Titius-Bode yasasında belirtilen gezegen olarak tanımlayan Piazzi'nin sevinci 90+1'de gol yiyen takımlar gibi kısa sürer. 1802'de Ceres ve çevresinde bir çok benzer cisim görülür ve bilim insanları der ki; "Bunlar gezegense Mars nedir kardeşim?" bunun üzerine, Ceres ve benzeri cisimlere Yunanca bir kelam olan "Asteroeides" adı verilir. Bunun anlamı: "Yıldız gibi" demektir. O gün bu gündür asteroit aşağı, asteoit yukarı bilim dünyası çalkalanır durur.

4. Asteroit olmanın raconu



Bilim insanları aklı başında bir astetoiti şu şekilde tanımlarlar; asteroit dediğin küme küme dolaşır, asteroit dediğin tek düzlemde hareket eder, geri dönme hareketi yapmaz, gezegenlerin yerçekimine mukavemet göstermez, fren yapmaz. Maço bir delikanlı gibidir yani asteroitler.

5. Dünyaya göz dağı veren asteroitler


Bazı asteroitler vardır ki mahallenin belalısı gibi dünyanın başına musallat olmuştur. Misal 25 kilometrelik çapıyla canımızı okuyabilecek Eros! 1931 ve 1975'te dünyaya 24 milyon kilometre yakından geçmiştir. Uzakmış demeyin. 2 kilometreye yakın bir çapı olan ve rahatlıkla gezegenimizin köküne kibrit çakabilecek Hermes 1937'de 776.000 kilometre dibimizden geçmiş!

6. Dünyanın fedaisi Ay



Genelde büyük ağabeyler kardeşlerini korur ya, Ay ve Dünya arasındaki ilişki tam tersi. Bakmayın bizim ufaklığın öyle un taşımış fırıncı gibi bembeyaz durduğuna. O bizim en büyük savunma silahımız. Ay yüzeyindeki kraterleri Neil Armstrong mu yaptı sanıyorsunuz? Hani her gece o lekeli yüzüyle bize bakar ya garibim, onlar hep faça izi. Dünyayı savunmak adına asteroitlerin önüne önüne atıverir hep kendisini Ay. Asteroitlere "Önce beni çiğnemen lazım dostum" şeklinde atar yapan uydumuz Ay'a ne kadar teşekkür etsek azdır. Eğer ay olmasaydı muhtemelen şu an dünyada çok farklı yaşam formları filizlenmişti, ya da filizlenemeden yok olmuştu.

7. Asteoitler geliyor!



Tabii sonuna kadar Ay'a güvenemeyiz, sonuçta gün gelecek o da "Yeter kardeş bak başının çaresine" diyecek. Bilim insanları diyor ki, 2036 yılında Apofis adında bir asteroit geliyor! Dünyaya çarpma olasılığı 250.000'de bir. Bu çok yüksek bir oran uzay bilimi için. Çünkü Apofis'e yolculuğu sırasında en ufak bir sıradışı durum yaşaması halinde bir anda kucağımızda bulabiliriz kendisini. Yolda lastiği patlayacak hali yok elbette ama bir gezegenin yerçekiminden etkilenmesi, başka bir asteroitle beklenmedik şekilde çarpışması gibi ihtimaller yok değil. Böyle bir durumda ne yapmak gerekir? İşte bilim insanları da tam olarak bunu düşünüyor!

8. Apofis devede kulak!



Keşke tek tehdit Apofis olsa, RQ36 adında bir asteroit var ki 2182 yılında 10.000'de 1! Yani RQ36 ciddi ciddi gezegenimize kafa atabilir. 550 metre çapındaki bu cismi Ay'a havale etmek en mantıklısı ancak, her ihtimale karşı RQ36'yı vuracak lazer teknolojileri üstünde çalışan bilim insanlarımız mevcut. 2182'de bugün bu yazıyı okuyan kimse hayatta olmayacaktır ancak çoluğumuz çocuğumuz için, neslimizin devamı için ciddi ciddi düşünmemiz lazım.

9. Daha yakın bir gelecekte daha büyük tehlikeler!



Sene 2011 Arizona'daki bilim insanları teleskopla yaptıkları bir tarama sırasında bir cisim görüyorlar; çapı 140 metre! 2040 yılındaki muhtemel ikametgahı: Dünya! Eğer hesaplarda bir yanlışlık yoksa-ki umarız yanlış hesaplanmıştır, 5 Şubat 2040 tarihinde AG5 adındaki bu cisim 625'te 1 ihtimalle misafirimiz olacak! NASA bu cisim için "Gerekirse vuracağız" bile diyor. Düşünün mevzu ne kadar ciddi! 2040 uzak mı geldi? Ukraynalı gök bilimciler 2032'de kapımızı çalacak başka bir cisim de keşfettiler. TV135 adı verilen bu cisim, 410 metre çapında ve 63.000'de 1 ihtimalle, 2032 yılında bir sabah ansızın gelebilir.

10. Bir asteroit nasıl durdurulur?



En temiz yöntem araya bir tanıdık sokmaktır. Şaka değil, gerçekten dünyaya doğru yola çıkmış bir asteroiti kazasız belasız atlatmanın en güzel yolu Ay başta olmak üzere sistemimizde yer alan başka gezegenlerin bu bisimlerin karşısına çıkmasıdır. Diyelim bu olmadı o zaman ne olacak? "İş başa düştü Süleyman" dedikleri anı yaşarız dünya olarak. En iyi ihtimalle bir lazer silahıyla dünyadan asteroiti vurup kurtulmayı umabiliriz. Ancak bu konuda geliştirilen teknoloji konusunda NASA kesin veriler sunmuyor. Sadece "Bize güvenin" diyorlar. Hollywood filmlerinde sıklıkla işlenen, nükleer bomba ile asteroiti yok etme fikri ise pek gerçekçi değil. Çünkü bir asteroiti yok edecek etkiye sahip bombayı yapıp uzaya göndermek büyük bir risk. Uzmanlara göre böyle bir bombanın daha yörüngeden çıkmadan bir kaza sonucu patlayarak dünyaya zarar vermesi, asteroite ulaşıp asteroiti yok etmesinden daha yüksek bir ihtimal.

Bonus: Asteroitler her yerde



Bilim insanlarına göre dünyayı tehdit eden ve hala hareket halinde olan 47.000 cisim gezegenimizin çevresinde sivrisinek gibi dolaşıyor. Bu cisimler en ufak bir sapma ya da çarpışmada dünyamıza zorunlu iniş yapabilirler! Denilen şu ki; Çin, Endonezya, Hindistan, Japonya, ABD ve Rusya başta olmak üzere bir çok ülkenin asteroitler tarafından vurulma ihtimalleri çok yüksek! Şöyle bir bilgi vermek gerekirse gezegenimizde 14 yılda ciddi sayılabilecek 26 asteroit çarpışması yaşandı. Rusya'da 550 kişinin yaralandığı çarpışma sadece kameralara yansıyan sıradan bir olay! Şimdi bütün dertlerinizi bir kenara bırakın ve düşünün; dünyaya bir göktaşının çarpmasından daha kötü ne olabilir?