Kanser hastası olan ikiz kardeşi için kendi yeğenini doğurdu!

Kanser hastası olan ikiz kardeşi için kendi yeğenini doğurdu!
Kanser hastası olan ikiz kardeşi için kendi yeğenini doğurdu!
Sosyal medya bu ara Dawn Ardolino Policastro ve Allison Ardolino Dinkelacker isimli ikiz kız kardeşleri konuşuyor. İkizlerden biri geçirdiği kanser hastalığı boyunca gördüğü tedavi yüzünden hamile kalamayınca, ikizi onun yerine bebeğini doğurmayı teklif etti. Dawn Ardolino, 5 Ağustos günü ikiz kardeşinin oğlunu, yani kendi yeğenini doğurdu.

RADİKAL -Kardeş sahibi olmanın yeri ayrı ama bir ikizinizin olmasının biraz daha farklı olduğu hep söylenir. Amerika’da, New York’ta yaşayan Dawn Ardolino Policastro ve Allison Ardolino Dinkelacker isimli ikizlerin bu ara yaşadıkları olay da bunu kanıtlar cinsten.

Buzzfeed'in haberine göre, Allison 2009 senesinde ilk çocuğu Dylan’a olan hamileliğinin 30. Haftasında 3. Derece  meme kanseri olduğunu öğrenmiş. Kanserin vücudunun diğer bölgelerine de yayılmaya başlayınca Allison bebeğini 31 haftalıkken doğurup, derhal kemoterapiye başlamış.

Dawn, ikizinin bu kadar genç yaşta kansere yakalanması ve hayatının en mutlu döneminin bir anda böylesine zorlu bir sürece girmesi karşısında yıkıldığını söylemiş. Pek çok ameliyat ve altı aylık yoğun bir kemoterapi seansından sonra Allison kanserden kurtulmuş, bugüne dek de hastalığı nüksetmemiş. Fakat tedavi dönemi boyunca gördüğü kemoterapi yüzünden ikinci bir hamilelik yaşaması imkansız hala gelmiş.

Oğlu Dylan’ın da bir kardeşi olmasını çok isteyen Allison, ikizi Dawn ile birlikte doktorunun ofisindeyken tekrar hamile kalmasının mümkün olmadığını duyunca Dawn bebeği onun yerine taşıyabileceğini söylemiş. Allison ve eşinin döllenmiş yumurtasının rahmine yerleştirilmesi yoluyla hamile kalan Dawn 5 Ağustos günü yeğenini doğurmuş.

Hamilelik döneminde oldukça güzel anı fotoğrafları çektirmiş olan ikizler, kardeşlik bağının ne kadar kuvvetli olabileceğini tüm dünyaya göstermiş. Sosyal medyada paylaştığı notta Alison, ikizi Dawn’a şöyle teşekkür etmiş; ‘Sana bu inanılmaz cömertliğin ve fedakarlığın için teşekkür etmeye nereden başlayabiliriz ki? Sen bize yalnızca altı senedir her şeyden çok istediğimiz şeyi vermedin; bize yepyeni, hiç sahip olamayacağımızı düşündüğümüz bir hayat, bir aile verdin.’