Kara Kutu dizisi 1. Bölüm: İzleyici bu kutunun peşine düşer!

Kara Kutu dizisi 1. Bölüm: İzleyici bu kutunun peşine düşer!
Kara Kutu dizisi 1. Bölüm: İzleyici bu kutunun peşine düşer!
Ekranella yazarları, dün gece Kanal D'de 1. Bölümü gösterilen Kara Kutu dizisini değerlendirdi.

Kara Kutu, yine dün gece başlayan Hande Doğandemir’li, Seçkin Özdemir’li ve Mehmet Aslantuğ’lu Racon: Ailem İçin’in karşısında daha mütevazi tanıtımlarla başladı yayın hayatına… Bourne Identity’ye benzerliği, Kurtlar Vadisi Pusu sevenin izleyeceği konuşuldu, Reaksiyon gibi olup olmayacağı merak edildi. Hazım Körmükçü, Deniz Uğur, Şevval Sam, Kerem Alışık ve Orhan Kılıç’lı kadrosu ile ekrana “Merhaba!” diyen Kara Kutu, Ekranella’nın dizi zevkleri birbirine hiç benzemeyen beş yazarına kendini gerçekten sevdirdi bile. Bakalım siz ne düşüneceksiniz?

 

Aşkın Altun: Bir sürü soruyla çorba olan ilk bölüm yapmamışlar

Kanal D’nin yeni dizisi Kara Kutu sağlam bir başlangıç yaptı. Kurtlar Vadisi tadında gibi gözükse de dizinin gerçek kimliğini bulmaya çalışan Mehmet’in hikâyesi şeklinde gideceği belliydi. Bunun üstüne, istihbarat içindeki kutupların mücadelenin de kızışacağını öğrendik.

Orhan Kılıç’ı en son Aras Dağlı rolüyle Sağır Oda’da izlemiştik. Orada da iyiydi, Kara Kutu’da da iyi. Her ne kadar dövüş sahnelerinde biraz abartı olsa da bunu ilk bölümün heyecanlı olması gerektiğine veriyoruz. Gerçi bir Pana Film dizisi olduğu için benzer sahneleri ilerleyen bölümlerde de mutlaka görürüz, çok da fena olmaz hani.

Dizinin müziklerinde Gökhan Kırdar yine çok iyi iş çıkarmış. Aşırı müzik olmaması, olduğunda da ses yüksekliğinin uygunluğu ayrıca mutlu edici. Tema şarkısı da tam olmuş. Sonuç olarak merak edici bir finalle bitirdiler. Ortaya bir sürü soru atıp ilk bölümden çorba yapmamaları iyi oldu. Kara Kutu iyi başladı ve anlaşılan devamını getirecek. Son olarak, Kurtlar Vadisi müdavimleri için güzel bir dizi geldi. Kesinlikle kaçırmasınlar!

Not: Bu arada Kerem Alışık’ın oynadığı Tekin başkomiser her yerde Cinayet Büro’da görevli diye tanıtıldı ama dilekçesinde de gördüğümüz üzere Asayiş’te görevli.

 

Hande Bulut: Aşk dersen aşk, müzik dersen müzik var

İstihbaratçı Mehmet kendi arkadaşları tarafından görev başında vurulur ve ölüme terkedilir. Öldürmeyen Allah öldürmez ama hafızasını kaybettirir. Bunun sonrasında esas adamımızın geçmişini öğrenme çabasını ve karıştığı bir olayla kimliğinin ortaya çıkışını izleriz. Kara Kutu hikayesi itibariyle ilgi çekici, genelin tabiriyle de vurdulu kırdılı. Ama sadece "Vurdulu kırdılı aman, yeni Kurtlar Vadisi işte," diye önyargıyla yaklaşanları oyunculuklarıyla ve gerçekçi diyaloglarıyla şaşırtmayı becerdi ilk bölümle. Aşk dersen aşk var, üstelik vıcık vıcık değil gayet dozunda. Müzik desen müzik de var, hem dizinin müzikleri (Gökhan Kırdar farkı), hem de Mehmet'in yeni kimliğinden dinlediğimiz şarkılar... Kara Kutu bir Homeland değil ama Türk izleyicinin sevebileceği öğeleri bünyesinde toparlamış görünüyor ilk bölümden. Salıyı sallar ama sallarken kendisi bu sallanıştan iyi mi kötü mü etkilenir göreceğiz. Gün kalabalık, rakipler sağlam nitekim.

 

Mehmet Dinler: Soft konularla sunulan derin devlet hikayesi

Bol çığlıklı fragmanına bakınca epey ağır ve gürültülü bir dizi izlenimi uyandıran Kara Kutu ilk bölümüyle bu algıyı kaldırmayı başardı. Bir derin devlet hikayesini yanına bar ortamı ve daha "soft" konularla servis etmek iyi düşünülmüş. Sadece hatırlama anlarına geçişler çok ani ve günümüzle o zaman yaşananlar arasındaki kontrast insanı epey yoruyor. Bunun da fazla uzamayacağını düşünürsek Kara Kutu salı günleri için kendine sabit bir izleyici kitlesi yaratabilir gibi görünüyor.

 

Nigar Özafacan: Ercan Mehmet Erdem’in kalemine ve dünyasına güvenilir

Memleketin ağır gündeminden olsa gerek, bünye her ne kadar soft diziler izlemek istese de ben iflah olmaz bir politik dram ve polisiye hastasıyım, net! Ercan Mehmet Erdem’in kaleminden de ne çıkarsa izlerim demiştim Behzat Amirimden sonra… Sözümde durmak istediğimden, en azından ilk bölüme bakarım diye oturdum Kara Kutu’nun karşısına ama izlemeye devam ederim gibi görünüyor. Ana konusu itibarıyla The Bourne Identity’yi fena halde anımsatsa da Ercan Mehmet Erdem’in dünyasına ve kalemine güveniyorum ve hikayenin özgün bir yerlere gideceğine inanıyorum. Karakterlere kısaca bakacak olursak, Mehmet Duman (ya da gerçek adı her ne ise) rolünde, benzer bir hikayeyle yıllar önce Sağır Oda dizisinde izlediğimiz Orhan Kılıç var. Adam seviyor böyle karakterleri, üzerine giyiveriyor hemen. Kerem Alışık’ın oynadığı köhne baş komiser Tekin ise biraz karikatürize. Hikayede kilit bir rol oynayacağı belli ama benim içime pek sinmedi, tabii şimdilik. Ondan daha enteresanı da emekli paşa Cevahir karakteriydi! Adamın mail adresi de beni benden aldı! Bknz: tumdenemekli@... Bar tayfası da genel olarak çok iyiydi. Şevval Sam da bonus gibiydi; fakat konuk oyuncu yazması insanı acayip endişelendiriyor. Yine de bölümün en favori karakteri, bardan atılmasıyla hayatı kararan elemandı! Süper diyaloglar yazılmış kendisine. Hakan Eratik de acaba konuk oyuncu muydu diye düşünürken, son sahneyle gelişen durumu nereye bağlayacaklarını da çok merak ediyorum. Netice itibarıyla Kara Kutu, Kurtlar Vadisi’ni yaratan ekibin işi diye lanse edildi tanıtımlarda. Kurtlar Vadisi’ni, malum nedenlerden ilk sezonun sonunda bırakan, bu sezon Reaksiyon’dan da istediğini alamayan bünyeye çok iyi geldi bu dizi. Yolu açık olsun!

 

Sümüklü Papatya: Necati Şaşmaz kazancını kaliteye yatırmış

Bir Behzat Ç. sever olarak gözümüzün nuru, senarist Ercan Mehmet Erdem'in yeni işine bakmamak olmazdı tabii ki. Dizi herhalde bu sezonun en mütevazı tanıtılmış işi; zira bir teaser bir de ilk bölüm tanıtımıyla öyle çok da etraf velveleye vermeden duyuruldu. Pana Film belli ki teknik olarak çok titizlenmiş. Yönetmen Serdar Akar, kurgu Kemalettin Osmanlı, görüntü Ercan Özkan, müzik Gökhan Kırdar, senaryo Ercan Mehmet Erdem; daha ne olsun? Orhan Kılıç (bence) şeytan'ın bacağını bir türlü kıramayan deli yetenekli bir adam. Keşke bu sefer hakettiği değeri görse. Başrolü ona vererek çok iyi bir iş yapmışlar. Hazım Körmükçü'yü izlemesi de gönlümü açtı açıkçası. Keza, ilk bölüm itibarıyla fazla görünmeyen Hakan Eratik ve karakteri Hasan son sahne itibarıyla “Durun ben de varım!” dedi. Kerem Alışık'ı seyrederken bu kadar mutlu olacağımı hiç düşünmezdim. Çizdiği sessiz sakin Katip karakteri ile belli ki o da Mehmet ile beraber maceralara atılacak, hem Mehmet’in hem bizim gönlümüzü fethedecek. Deniz Uğur'un tiyatro oyunculuğunu ekran karşısında bırakacağı günler ne olur çabuk gelsin artık; ama karakterini sevdim ben. En zayıf oyunculuk ise Sümeyra Koç'un. Ee herkes dozunda ve seyircinin gönlünü çelen tarzda oynadığı için yetenek olmayınca maalesef şakk diye fark ediliyor; Behzat Ç. deki Bahar'ın müsamere tadındaki varlığı gibiydi. İlk bölüme konuk oyuncu oarak renk katan Sadi Celil Cengiz ise çizdiği Serhat karakteri ile kısa ama etkili bir performans gösterdi. Serhat'ın tetikçiden aman dilerkenki gerçekçiliği müthişti. Senaryo açık vermeden başladı. Kim kimdir, neye hizmet eder bitamam anlatıldı. Ağdalı, felsefi repliklere kasmadan tertemiz diyaloglar yazılmış. Benim salı günlerimi Kara Kutu kaptı diyebilirim. Necati Şaşmaz da Kurtlar Vadisi Pusu'dan sonra ilk yapımcılığında çıtayı iyi yere koydu. Kazandığını kaliteli iş yapmaya yatırdığı için bir tebriği de o hak ediyor. Bu özenli yapıma emeği geçen herkesin emeğine sağlık.