Kimse kıpırdamasın! Çünkü gangster olmak bunu gerektirir...

Kimse kıpırdamasın! Çünkü gangster olmak bunu gerektirir...
Kimse kıpırdamasın! Çünkü gangster olmak bunu gerektirir...
Sene 1961, tam da bugün: 18 Ağustos. Türkiye bir daha asla aynı olmayacaktı. Hollywood filmlerinde görmeye alışık olduğumuz bir sahne yaşandı İstanbul'da. Necdet Elmas, elinde silahla bir banka şubesine girdi ve "Bu bir soygundur" dedi. Türkiye'nin ilk gangsteri işte o gün bir efsane oldu!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Necdet Elmas, o bir efsane. O bir kanunsuz, o bir çılgın. O Türkiye 'nin ilk gangsteri. Onun tarzı biraz Vahşi Batı kovboyu, biraz Sicilyalı fedaisi, biraz da Arsen Lüpen'in harmanıydı. Onlardan tek farkı gerçek olmasıydı! Bir efsane nasıl doğar? 12 yaşında evden kaçmış, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni ikinci sınıftan terk etmiş, bir süre belediyede memur olarak çalışmıştı Necdet Elmas. Evet memurdu aslında. Ne olacaktı ki, Türkiye'de yaşayan bir gangsterden çok şey beklememek gerekirdi. Ama aynı zamanda bir Chevrolet tutkunuydu Necdet Elmas ve bu onu suç işlemeye itiyordu. Araba hırsızlığı yapmaya başlamıştı. Ancak işler bu noktadan sonra onun istediği gibi gitmemişti. Çaldığı Chevrolet’ler yüzünden 11 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Hapishaneden kaçmış, polisle girdiği çatışmada yakalanmıştı. Sultanahmet Cezaevi’ne gönderilmiş, hastaneye sevk almış, hastane dönüşü askeri ikna ederek Emirgan’a rakı içmeye götürmüş, tuvalet penceresinden kaçmıştı. "Türk işi action" anlayacağınız. Ne yapsaydı adam Prison Break gibi olacak hali yoktu! Necdet Elmas, kaçarken aklında kanserden öldüğünü öğrendiği yedi yaşındaki oğlu vardı. Oğlunu yoksulluktan kaybetmişti. Hapiste karar vermişti. Yoksulluğa meydan okuyacaktı. Diğer iki oğlunu Avrupa’da okutacak, zengin olup yoksullara yardım edecekti... Efsane işte böyle doğacaktı.

7 Temmuz 1961'de Çemberlitaş'ta bir el silah sesi duyulduğunda iş işten çoktan geçmişti. Necdet Elmas ilk başarısız soygun girişimini yapmıştı. Buğday Bankası'na girmiş "Eller havaya, bu bir soygundur!" diyerek vezneden o zamanın parasıyla 2.900 Lira'yı kapmıştı. Esas niyeti ana kasayı soymaktı ama banka müdürünün kapıya çıkıp yardım istemesiyle planı yarıda kalmıştı. Çemberlitaş "Hırsız var!" "Çekilin yolumdan yakarım!" sesleriyle inledi. Kimse bu yarıda kalan soygun girişimini kimin yaptığını bulamadı. Polis olayı araştırsa da hırsızın kim olduğu saptanamadı.

Necdet Elmas, yarıda kalan planını Çatalca'da birkaç gün sonra başka bir kaynaktan takviye etti. Bir benzin istasyonuna girdi ve kasadaki paraları aldı. İstanbul polisi alarma geçmişti. Azılı bir suçlu şehrin altını üstüne getiriyordu. Polisle ilk büyük kapışmasını bir otobüs durağında yaşadı Necdet Elmas, kendisinden şüphelenip yakalamaya çalışan bir polisi başına vurup yere indirdi. Dört el ateş edip sırra kadem bastı.

Gazeteler hakkında yazı yazılası bir adam bulmuştu. Her gün gizemli gangster hakkında yazılar çıkıyordu. Polis eleştiri yağmuruna tutuluyordu. Koskoca emniyet teşkilatının tek bir adamla baş edememesi alay konusu olmuştu. Bu da yetmezmiş gibi Necdet Elmas, gazetelere ‘The Gangbuster of İstanbul’ imzasıyla mektuplar gönderip büyük soygunlar yapacağını yazıyordu. Gazeteler de bunu yayınlıyordu.

Günlerden 18 Ağustos, İstanbul Kazlıçeşme'de İş Bankası şubesinin önüne bir Chevrolet yanaştı. Necdet Elmas, yanında bir arkadaşıyla kafalarında kadın çorapları ve ellerinde silahlarla içeri daldı "Bu bir soygundur, kıpırdamayın!" sesi şubenin duvarlarında yankılandı. Necdet Elmas bankayı tepeden tırnağa soydu ve para yatırmak için sırada bekleyen bir adamın yanına gelip "Ne iş yaparsın?" diye sordu. Adam "İşçiyim" deyince Elmas, "Ben işçinin parasını almam." dedi ve şubeden çıktı. Arkadaşıyla arabasına bindi ve tozu dumana katarak gitti.

"Ben işçinin parasını almam" sözü o kadar etkili olmuştu ki olayı araştırmaya gelen polislere banka çalışanları ve tanık olan müşteriler ifade verirken neredeyse Necdet Elmas'ı öveceklerdi. Elmas, bir hayranlık uyandırmıştı. Gazeteler bunu yazdığında halkın da sempatisini kazanan gangster dönemin hükümetinin tepesini attırmıştı. Kimse bu gizemli hırsızın kim olduğunu bilmiyorlardı ancak "Gangster" denilen Elmas, Türkiye'nin ilk geniş çaplı emniyet operasyonunun kahramanıydı.

Yüzlerce asker, polis, helikopterler, uçaklar, özel dedektifler her yerde gangsteri arıyordu. Bu sırada Necdet Elmas ise sevgilisiyle nişan hazırlıkları yapıyordu. Polisler en büyük düşmanıydı ve bu sebeple evi gibi gördüğü bir Chevrolet'inde uyuyor, saklanıyordu. Hal böyle olunca Chevrolet'i olan herkese de kötü gözle bakılır olmuştu. Öyle ki sırf Chevrolet kullanıyor diye öldürülen vatandaşlar durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesiydi.

Bu şekilde günler günleri kovaladı. Ancak bu işin böyle gitmeyeceğini anlayınca adaşı ve suç ortağı Necdet Sinkil’le İstanbul'dan uzaklaşmaya karar verdiler. Necdet Sinkil’in Darıca’daki akrabasının evine gittiler. Birkaç gün saklanacaklar, sonra bir tekne ayarlayıp kaçacaklardı. Ama beklenmedik bir şey oldu. Akrabaları Muzaffer Balçık, gangsterlerin başına ödül olarak konulan 100 bin liranın çekiciliğine kapılıp iki suçluyu polise ihbar etti.

Kısa sürede evin etrafını çeviren polis ve askerler ise Necdet'ten beklemedikleri bir cevap aldılar; “Bana bakın, zaten kafam bozuk, üzerime varmayın ha! Yoksa ya intihar edeceğiz ya da yaylım ateşi açacağız. Kıyamet o zaman kopacak! Evvela şefinizle konuşmak istiyorum” Bu talebinden sonra teslim oldu Necdet Elmas, ama ne teslim olmak! Tıraş oldu, saçlarını taradı, üstünü başını topladı ve o evden jilet gibi çıktı! Tutuklanarak götürüldüğü sırada bile karşısına çıkan kadınlara kur yapacak kadar da pişkindi. 

Necdet Elmas, 20 yıl ağır hapis cezası almıştı, ek olarak 20 yıl nezaret altında tutulacaktı. Firar etmeye kalktı, dövüldü, nişanlısıyla hapishanede evleneceği duyuruldu. Hapishanede isyan çıkınca suçlularla yetkililer arasında arabulucu oldu. Hakkında gazetelerde yazılanlar bitmek bilmedi. İnfaz yasasından yararlanarak cezaevinden çıktı, gazeteler onun İstanbul'un her köşesinde çekilen fotoğraflarını yayınladılar. Sonra en son bir araba kazası haberi çıktı. Sonrasında Necdet Elmas efsanesi unutuldu. Bugün hakkında bilinen çok az şey var. En son 80'lerde cezaevinden çıkan Necdet Elmas'ın Beşiktaş'ta bir büfesinin olduğu ve hala Chevrolet markasına olan tutkunluğu kendisi hakkında alınabilen son bilgiler.