Kira ödemekten bıktı, evini bırakıp trene taşındı!

Kira ödemekten bıktı, evini bırakıp trene taşındı!
Kira ödemekten bıktı, evini bırakıp trene taşındı!
Kirada oturanların derdi dünyanın her yerinde aynı; kiraların yüksekliği, ev sahiplerinin tuhaflıkları nereye giderseniz gidin herkes için büyük sıkıntı. İnsanlar genelde 'kendi evimi alayım da bitsin bu çile' diyerek para biriktirmeye, ev kredilerini incelemeye başlıyor ama Almanya'da yaşayan bu genç kadın canına tak eden kiracılıktan kurtulmanın çözümünü bambaşka bir şeyde bulmuş; trende yaşamakta!

RADİKAL - Leonie Müller isimli genç kadın Almanya’da yaşayan genç bir üniversite öğrencisi. Onu sosyal medyada bir anda meşhur eden şey ise artık bir evde değil trende yaşıyor olması. Bir başka deyişle insanların evlerine gitmek için bindiği trenden Müller inmiyor; çünkü zaten evinde!

Müller’in bu tuhaf kararı almasının sebebi en son ev sahibiyle yaşadığı atışma olmuş. Washington Post’a yaptığı açıklamada, bu tartışma yüzünden artık orada yaşamak istemediğini fark eden genç kadın, aslında hiçbir yerde yaşamak istemediğine karar vermiş.

Hal böyle olunca yeni bir ev arayışına girmek yerine, ülkedeki bütün trenlerde konaklamasına izin veren aylık bir tren bileti almış. Okul ödevlerini kompartımanda yapan Müller, duşunu da trende alıyor, akşam yemeğini de yine saatte 190 km hızla giden trende yiyormuş. Evinden çıktığından beri daha önce hiç bilmediği bir özgürlük duygusunu tattığını söyleyen Müller kendisini trende sahiden evinde gibi hissettiğini hem böylece pek çok şehir görebildiğini ve arkadaşlarını daha sık ziyaret edebildiğini de söylemiş.

Evindeyken aylık ortalama 450 dolar (1.325 TL) gibi bir kira ödemek zorunda olan Müller, aylık tren biletine 380 dolar (1.120 TL) civarında bir para ödüyormuş.

‘İnsanların alışkanlıklarını ve normal olarak gördükleri şeyleri sorgulamasını istiyorum. Her zaman sanılandan daha çok imkan var, bir sonraki macera orada bir yerde bizi bekliyor, tabii bulmak istiyorsanız.’ Diye de eklemiş Müller.

Müller sıklıkla geceleri seyahat etmesine rağmen, mümkün olduğu zaman annesinde ya da erkek arkadaşında kalıyormuş. Başka bir şehirde yaşayan erkek arkadaşıyla bu şekilde daha rahat görüşebildiklerini söyleyen Müller, bu yaşam şeklini ayrıca akademik çalışmasında konu olarak da inceleyecekmiş. Kendini bir tür sosyal deneye tabii tutan genç kadın ise trenlerde yaşamak için en gerekli şeyin kesinlikle kaliteli bir kulaklık olduğunu söylemiş.