Medcezir dizisinden özel hayatınızda ufkunuzu açacak 5 karakter

Medcezir dizisinden özel hayatınızda ufkunuzu açacak 5 karakter
Medcezir dizisinden özel hayatınızda ufkunuzu açacak 5 karakter
Türk televizyonlarının son dönemde en çok izlenen yapımları arasında yer alan Medcezir, Star TV'de her Cuma izleyicilerini ekrana kilitliyor. Dizide geniş bir ilişkiler ağı söz konusu. İlişkileri yaşayan karakterlere bakarak da kendi özel hayatınıza yön vermeniz gayet mümkün. İşte Medcezir dizisinden özel hayatınızda ufkunuzu açacak 5 karakter!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Sevdiğiniz kızı elde edemiyor musunuz? Aşk yaşamak istediğiniz kişiyi seçmekte zorlanıyor musunuz? Hiç dert etmeyin haftada 1 gün Medcezir izleyerek özel hayatınızın dizginlerini nasıl elinize alacağınızı öğrenebilirsiniz. Karakterlerin her biri kendi alanında uzman, ilişkiler konusunda çift anadal yapmış birer profesör kıvamında. Sizler için bu hafta Medcezir dizisinde yeralan, özel hayatınızda ufkunuzu açacak karakterleri derledik;

1. Yaman'dan esas kızı tavlama yöntemleri



Bir ortamda bir cemiyette en göz önünde olan kızı tavlamanın yolunu yordamını Medcezir'in esas oğlanı Yaman'a bakarak öğrenmek mümkün. Yapmanız gereken şey çok basit aslında öyle çok romantik, çok hisli biri olmanıza ya da bir kadının dilinden anlayıp her dediğini yapmanıza gerek yok. Atara atar, gidere gider bir delikanlı olmanız yeterli. Her türlü yapılan harekete, söylenen söze anında misliyle cevap verebildiğiniz sürece ortamların en gözde bayanlarını avcunuzda bilebilirsiniz. Hatta bu halinizle esas kızın yanında bonus olarak çevrenizde yer alan bütün kızların hayranlığını da kazanabilirsiniz. Efendi uslu, kendi yağıyla kavrulan erkekler her çağda olduğu gibi günümüzde de yine kadınlar için "Ama ben seni kardeşim gibi görüyorum"dan öte cümlelerin hedefi olmaktan başka bir işe yaramıyor. Vurun kırın, yakın yıkın, ortalığın tozunu atın. Her lafa bir cevabınız olsun, paldır küldür her ortama girip çıkın elde edemeyeceğiniz kadın yok. Medcezir'in Mira'sı olsa vız gelir.

2. Orkun'dan hayatınızdaki kızı elinizde tutma yolları


Medcezir'in Orkun'un dan öğrenecek çok şey var aslında. Delikanlılığına verilip affedilecek çok hata yapsa da Orkun, Mira'yı hayatında tutmak için elinden geleni ardına koymuyor. Gerçi tipiyle, Yaman'ın yanında şansı milyonda sıfır ama tutkusu ve azmiyle takdire şayan bir gencimiz. Zaten memlekette muhtemelen yüreği aşkla tutuşan her delikanlı bir şekilde hayatındaki kadını zalımın tekine kaptırmıştır illa. O yaralı acılı gençlerimizin ufkunu açacak yöntemleri var Orkun kardeşimizin.

3. Faruk'tan tam saha pres yapma düsturu



Sevdiğinize kavuşamadınız, evliliğinizi ayakta tutamadınız ve hala daha aşk ateşiyle yanmak mı istiyorsunuz? Medcezir'in Faruk'u bu konuda üniversitede kürsü sahibi olacak bir arkadaşımız. Ender'e aşık oldu gitti onu Selim'e kaptırdı. Sonra gitti Sude ile evlendi, iki kızı oldu. Sude'yle boşandı. Ender öldü... Hiç bir şey Faruk'un aşka olan açlığını dindirmedi. Sedef'le yoluna devam etti. Bu tam saha pres değil de nedir? Aşktan yılan bıkan, gönlü kırık tüm vatandaşlarımızın Faruk'a bakıp çıkarım yapması gerekiyor.

4. Eylül'den çift zeytin taktiği



Mesele sevgi ihtiyacıysa Eylül'den güzel bir örnek olamaz. Medcezir'in Eylül'ü, bulmuş iki tane denk çocuğu biri Uzay biri Mert. Oyuncu değiştirir gibi değiştiriyor gönlündekini. Neden çünkü Eylül'ün ihtiyacı olan şey sevgi. Ne Mert ne Uzay, isterse Ahmet Mehmet olsun mühim olan kişi değil duygular hislerse ne yapılması gerektiğini Eylül'den öğrenmek mümkün. Çatalı daldıracaksın bir kap zeytine, birine olmazsa birisine... Maksat gönül boş durmasın.

5. Sude'den her şeye rağmen mutluluğun formülü



Sude yoksul bir geçmişe sahip şimdilerin hızlılarından bir ablamız. Faruk'la tanışıp, zengin koca hayalini gerçekleştiren, ondan iki kız çocuğu sahibi olduktan sonra Asım Şekip Kaya'nın hayatına yelken açan, orada da yetinmeyip genç erkeklerle gününü gün eden Sude mutluluğun formülünü çözmüş bir kadın. Demet Akalın'ın "Bir sen bir ben bir de bebek" formülünü elinin terisyle itip, sıfırdan kendi mutluluk formülünü yaratan Sude'ye bakıp da "Oh hayat sana güzel be Sude" dememek mümkün değil. Belki de aştır meşktir, üçtür beştir, dünya hoştur gerisi boştur. En güzeli Sude gibi ortaya karışık yaşamak. Milleti memnun etmek için uğraşana kadar kendini memnun ve mutlu etmeli insan. Mutlu olabildiğin kadar mutlusundur, yoksa mutlu edebilmek kime nasip olmuş ki biz sebeplenelim?