Müzik değil başka bir şey: Trap

Müzik değil başka bir şey: Trap
Müzik değil başka bir şey: Trap
Ülkemiz özellikle 90'larda Rap, Pop ve Rock gibi müzik kültürlerine kapılarını ardına kadar açtığından beri çok farklı tarzlarda akımlar kendilerine özel taraftarlar buldu. Türkçe Rap gibi kendi içinde farklı doğumlar da yaratan bu akımlar, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla çeşitlenmeye devam ediyor. Ve yeni bir müzik türü playlistlerde yükselmeye başlıyor: Trap
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Trap müzik henüz üstünde herhangi bir sanatçının "üstat" olduğunu iddia edemeyeceği yeni bir akım. Yellow Claw, RL Grime, Flosstradamus ve Antiserum & Mayhem gibi kitleleri bir araya getirebilen sanatçılar ön plana çıksa da genç bir müzik akımı olduğu için Eminem, Metallica, Tom Jones gibi alıp bir kenara koyabileceğiniz bir isim sivrilmiş durumda değil. Peki nedir bu Trap ve nasıl girdi hayatımıza?

Öncelikle Trap müziğin nasıl doğduğuna bir bakalım. Trap müziğin ilk örnekleri 90'ların başında görüldü ancak o zamanlar tam olarak bir akım olarak nitelendirilemiyordu. Elekronik müziğin baskınlığı altında ayırt edilmesi için uzun bir süreç geçmesi gerekecekti. İlk başlarda hip-hop türde agresif sözlerin üstüne elektronik müziğin döşenmesi gibi algılanan bir yapısı vardı. Bass ağırlıklı olması sebebiyle "tempo müziği" olarak anıldığı bir dönem de olmuş ve yine yakın geçmişte ortaya çıkan "Dubstep" müzik akımına yakın bulunmuştu. Ama genel bir tanımlamada aslında Hip Hop vokallerinin yeniden farklı bir müzik tarzıyla yorumlanması Trap müziğin ruhunu oluşturuyor ve gerçekten ancak çok iyi DJ'ler tarafından ortaya çıkartılabiliyor çünkü bu kesinlikle herhangi bir şarkıya remix yapmaktan çok farklı.

Trap müzik genç bir akım olmasına rağmen yapısını çok hızlı değiştirdi. Zaman içerisinde Hip Hop sözler giderek bu müzik türünden uzaklaştı ve zaman içerisinde Trap müzik yaşadığı dönüşümle Trance müziğe daha yakın bir eğilim sergilese de asla Trance türüne girmedi. Dub Step'e de asla dahil olmadı. DJ Genesis (yukarıda) ; "Bu Dub Step değil, Dub Step oldukça yavaş ve can sıkıcı. Akıcılığı yok olduğu yerde sekiyor ve bir noktadan sonra böyle müziğe lanet olsun dedirtiyor. Bizim yaptığımız şey müziğin hası. Trap her türlü müziğe uyum sağlar ve yeni bir şey ortaya çıkartır." şeklinde yaptığı müziği yorumluyor.

Trap Türkçe'de tuzak anlamına geliyor ve bu akımın şu anki örneklerini çok iyi anlatan bir isim. Trap müzik temel olarak belli bir ritmin "tuzağa alınarak" tekrar etmesiyle ortaya çıkıyor. Tekrar eden ritim şarkı boyunca farklı beatlerle yeniden yorumlanıyor ve kendi içinde üretken bir şarkı yapısı oluşuyor. Ancak Dj Scream'in (yukarıda) bu konudaki yorumu biraz farklı; "Trap sizin çevrenizdeki dünyadır. İçinde bulunduğunuz tuzak köşe başında sizi vurmak için bekleyen gangsterdir. Bu müzik Amerika'nın güneyinde doğdu, eğer güneyliyseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Bu müziğin bu kadar karanlık beatlere sahip olması da bu yüzden. Trap ölüm korkusuyla yaşamayı öğrenmektir." diyor.

Her ne kadar "sonradan uydurma" bir müzik türü olarak görülüp antipati toplasa da Trap müzik ülkemizde çok farklı bir yoldan yayıldı diyebiliriz. Özellikle spor salonlarında "motivasyon müziği" olarak kullanılan ve çoğu kişinin bireysel antrenmanlarında kulaklığıyla dinlediği pek çok şarkı türü günümüzde Trap tarzında. Trap müzik sadece bu ihtiyaçlarımız üzerinden değil, farklı noktalardan da bizi "tuzağa" düşürüyor aslında...

Trap müziğin genel yayılma alanı Youtube. Sosyal medyanın sihrini çok iyi kullanıyor Trap müzik performansçıları. Şarkılara çok fazla klip çekilmiyor. Genellikle seksi bir kadın görselinin altında dönen müzik videoları playlistler içerisinde karşımıza çıkıp duruyor. Bu dikkat çekici görseller de sizi farkında olmadan "tuzağa" düşürüyor. Bu anlamda Trap müzik kadın vücudunu bir obje olarak kullandığı yönünde eleştiriler alsa da, aynı durum bugün pek çok müzik klibinde de aslında gördüğümüz bir şey değil mi?

Trap müziğin önemli temsilcilerinden Flosstradamus bu tarzı "Müzik değil başka bir şey..." olarak yorumluyor. Trap müziğin temellerinin atıldığı cihaz Roland TR-808 Drum Machine (yukarıda) adı verilen bir ritim makinası. Bu cihazı kullanarak ilk Trap örneklerini çıkartanlar Waka Flocka Flame, Gucci Mane, Young Jeezy, Three 6 Mafia olmuş. "Run The Trap" yani "Trapi koştur" söylemi de yine bu ilk performansçılar tarafından ortaya atılmış. Şimdiler de ise Trap müzik gelişmeye ve diğer müzik türlerini bir bir içine almaya başlayan evrensel bir akım olma yolunda ilerliyor.

Karanlık bir tarafı olan Trap müzik, öyle sakin bir günde dinlenecek türden bir akım değil. Bir doğa gezisine, romantik bir ana, alışverişe, sahilde keyifli saatlere, arkadaşlarla bir gezintide dinlenecek türden bir müzik değil Trap. Genelde hızlı araç kullananlar, spor antrenmanı yapanlar ve belli bir saatten sonra dans pistinde kendinden geçmek isteyenler tarafından tercih ediliyor. Ancak yapısı itibariyle filmlerde, dizilerde, spor salonlarında, stadyumlarda karşımıza çıkabiliyor.

Youtube'da videodan videoya atlarken dikkat edin, şuh bir kadın görselinin altında sizi "tuzağına" çeken bir Trap şarkısına kendinizi kaptırabilirsiniz...