Ömür törpüsü 11 davranış

Ömür törpüsü 11 davranış
Ömür törpüsü 11 davranış
Bu davranışlarla hayatınızı cehenneme çeviriyor olabilirsiniz

Olumsuz düşüncelerle kendinizi yiyip bitirenlerden misiniz? Cevabınız “evet” ise bizden size bir tavsiye; düşünceleriniz, seçimleriniz ve eylemleriniz hayatınız akışını belirler. Size zarar verdiğini bile bile yapmaktan vazgeçemediğiniz bazı davranışlar, bir süre sonra hayatınız her alanına bir virüs gibi yayılabilir. İleride, geriye dönüp baktığınızda, “mutlu bir hayat yaşadım” diyebilmek istiyorsanız, hayatı size zindan eden bu 11 davranıştan uzak durun.



1. Kendini başkalarıyla kıyaslamak

Hayatta hep bir kıyaslanma vardır. “O daha güzel, şu daha başarılı, o daha zengin” gibi. Kıyaslanmalar, yetersizlik hissini beraberinde getiren ve “ömrü yiyen” davranışlardan biridir. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamadan önce, hayatta hiç kimsenin kusursuz olmadığını aklınızdan çıkarmamalısınız. İmrenerek baktığınız hayatlar, dışarıdan gözüktüğü kadar kusursuz olmayabilir. Farklılıklarınızı farkına varın ve onlarla gurur duymayı öğrenin. Sizi siz yapan özelliklerinizi, kendinizi başkalarıyla kıyaslayarak kaybetmeyin, aksine, onları sevin. Başkalarının başarıları ve mutluluğunu kendinize ilham kaynağı olarak gördüğünüzde mutluluk kaçınılmaz olacaktır.



2. Teknoloji bağımlısı olmak

Görüntülü konuşma, sosyal medya, fotoğraf paylaşım siteleri, bilgisayar oyunları ve daha niceleri bir ‘tık’la elimizin altında. Her şeyin çok hızlı tüketildiği 21. Yüzyılda, teknolojik iletişim her ne kadar artmış olsa da, ‘gerçek’ iletişimde gözle görülür bir azalma var. Günümüzde çoğu insan telefon üzerinden iletişimi, bir yerlerde buluşup, görüşmeye tercih ediyor. Yemek masasında karşılıklı sohbet etmek yerine, herkes telefonun gömülmüş, başka âlemlerde oluyor. Cep telefonları, bilgisayarlar ve internet teknolojilerinin hayatınızdaki yeri ve önemi azımsanamayacak kadar büyük olsa da, bu alışkanlığın bir bağımlılığa dönüşmemesi için günlük internet kullanımınıza kısıtlamalar getirmelisiniz. Böylelikle aile ve arkadaş ilişkilerinize, hobilerinize yani ‘yaşamaya’ daha çok zaman ayırmış olacaksınız.

3. Her şeyi üstüne alınmak

Bazen isteyerek, bazen de istemeyerek insanların ağzından kötü sözler çıkabilir; fakat her duyduğunuz lafı üstünüze alırsanız, insanların hep sizin hakkınızda kötü konuştuğu gibi bir hisse kapılıp depresyona kadar giden ruhsal problemler yaşamanız kaçınılmaz olur. Eğer birileri sizi sözleriyle incitmeye çalışıyorsa, varsın uğraşsınlar. Kendisini seven bir insan asla başkalarının olumsuz düşüncelerine aldırış etmez. Eğer yapıcı bir eleştiri alıyorsanız mutlaka denilenlere kulak verin, başkalarının deneyimlerinden yararlanmak size artı puan kazandıracaktır. Alınganlığın dozunu fazla kaçırmak kendine güvensizliğin en açık belirtisidir. Kendinizi sevmeye başladıkça, başkalarının olumsuz eleştirileri sizi yıldırmak yerine güçlendirecek.

4. Kin tutmak

Herkesin hayatında “asla affetmem” dediği bir ya da birkaç insan olmuştur; fakat bu insanlara karşı kin tutmak onlara değil sadece size zarar veriyor. Affetmek; kendi fiziksel ve ruhsal sağlığınız için gereklidir. İnsanlara duyduğunuz nefret ya da öç alma duygusu sizi içten içe bitirirken, tüm idealleriniz, mutluluğunuz ve huzurunuzun önünde koskocaman bir engel olarak belirir. Büyüklük sizde kalsın ve onlar affedilmeyi hak ettiği için değil, siz huzuru hak ettiğiniz için affedin.

5. Hayallerinin peşinden gitmemek

Meslek seçiminden tutun, arkadaş seçimine kadar her şeyde aile ve arkadaşlarımızın yeri büyük. İster istemez sürekli birlikte olduğumuz ve değer verdiğimiz insanların düşüncelerinden etkileniyoruz. Hatta bazen öylesine çok etkileniyoruz ki, bir de bakmışız yaşadığımız hayat aslında bizim istediğimiz hayat değil, başkalarının bize uygun gördüğü hayat. Hayallerinizin peşinde gidebilmek için öncelikle kendinizi tanımanız, ne istediğinizi bilmeniz ve kendinize güvenmeniz gerekiyor. Bir şey yapmaya karar verdiğinizde, bunu gerçekten isteyip istemediğinizi sorgulamalısınız.



6. Mükemmel olmaya çalışmak

Mükemmel olmaya çalışan bir insan hayal gücünü kullanmakta başarılı olamadığı gibi, en ufak bir başarısızlıkta mutsuz olmaya çok yatkındır. Her şeyin mükemmel olduğu bir dünya ne kadar sıkıcı olurdu düşünsenize. Başarsızlıklarınızı kucaklayın; çünkü hepsi sizi daha da ileri götürecek birer deneyim. Kendinizi ve çevrenizdeki diğer her şeyi kusurlarıyla sevmeye çalıştığınızda emin olun daha mutlu olacaksınız.



7. Çok hırslı olmak

Başarılı bir hayat hepimizin hayali; fakat hayalinize giden bu yolda “başarı için her yol mubahtır” bakış açısıyla yola çıkmanın aksine, “ben bir insanım ve başarısız olabilirim” diyip elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Sonuçlar olumlu veya olumsuz olabilir. Önemli olan gösterdiğiniz çaba ve verdiğiniz emektir. Hırsın azı karar çoğu zarardır. Bu yüzden de istediğinizi elde etmeye çalışırken önünüze çıkan her şeyi yakıp yıkmak yerine, yavaş ve emin adımlarla ilerlemeniz daha doğru olacaktır.

8. Geçmişte takılıp kalmak

“Geçmiş geçmişte kaldı” diye bir söz vardır. Bazı insanlar geçmişi içlerinden atmayı reddetseler de, kötü anları tekrar tekrar düşünüp, yaşamanın şimdiye kadar kimseye faydası olduğu görülmemiş. Değiştiremeyeceğimiz şeyler için üzülmek yerine, ânı dolu dolu yaşamak, geçmişten ders alıp geleceğe daha emin adımlarla yürümek en doğru seçim olacaktır.



9. Gelecek için sürekli endişe duymak

Gelecek için ‘endişe duymak’ yerine, ‘merak etmek’ daha doğru olacaktır. Hepimiz gelecekte bizleri nelerin beklediğini merak ederiz; fakat gelecek için kaygılanmak günümüzün mahvolmasına neden olabilir. “Ya şöyle olursa, ya böyle olursa” diye korkup, gelecekle alakalı tüm planlarınız suya düşürmek yapılabilecek en büyük yanlışlardan biridir. ‘Gelecek’ adı üstünde bilinmezliklerle doludur ve ‘geldiğinde’ sizi çok büyük sürprizler bekliyor olabilir.



10. Kendinize zaman ayırmamak

İş hayatı, ev, çocuklar derken özellikle kadınların kendilerine ayıracak zamanı neredeyse olmuyor. Halbuki uykusunu alamamış, kendisine zaman ayıramamış ve sabahtan akşama iş yapmış bir insan asla mutlu olamayacağı gibi çevresindekileri de mutsuz eder. Hobilerinize zaman ayırın, dinlenin, gezin… Haftada birkaç saatlik bir kaçamak ile yenilenecek, daha mutlu olacaksınız.

11. Hayatı çok ciddiye almak

Hayatı çok ciddiye almak demek, tüm olumsuzluklardan üzüntü duymak demektir. Halbuki tam aksine, hataları kucaklamak, hayata sıkı sıkıya tutunmak ve olabildiğince her şeyden zevk almaya çalışmak gerekir. Gülün, eğlenin; insanları, doğayı ve hayvanları sevin, hayatı doyasıya yaşamaya bakın!