Onlar başlattı!

Onlar başlattı!
Onlar başlattı!
Bu sene katıldığımız her düğünden aklımızda farklı ayrıntılar kaldı; kimisinin mekânına bayıldık, kiminde hiç eğlenmediğimiz kadar eğlendik, kiminde şahitlik ettik. Her biri birbirinden farklı gibi görünse de, birkaç senedir katıldığımız düğünlerin aslında ortak bir noktası var; hashtagleri! Ve şimdilik sonsuza dek sürecek gibi görünen bu o akımı başlatan çift işte onlar!

RADİKAL - Düğün planlamak başlı başına zorlu bir süreç. Sırf bu için organizasyon firmalarını devreye sokan çiftler bile var. Mekanından damatlığına, ikram edileceklerden nikah şekerine kadar üstüne düşünülmesi, ayarlanması gereken onca ayrıntının arasında son birkaç senedir listede üst sıralara çıkan bir başka ayrıntı daha var; düğündeki paylaşımlarını sosyal medyada yaparken kullanılacak hashtag!

Öyle ya, davetliler bu kutlu gündeki paylaşımlarını hangi hashtag altında paylaşacak, hangi isim kombinasyonları daha önce kullanılmadı, hangisini hatırlamak daha kolay olacak, bunların hepsi düğünden önce düşünülüp planlanmalı ki masalardaki sevimli kartlarda yerini alsın.

Peki bunu kim başlattı? Dünyadaki neredeyse tüm düğünlerin ortak noktası haline gelen bu akımın öncüsü kim?

Buzfeed’in haberine göre,  Adam Soclof isimli ‘sosyal medya mitlerini çözmekte’ uzmanlaşmış bir adamın araştırmaları, düğünlerinde çekilen fotoğrafların bir hashtag altında kullanılması fikrini belirten ilk tweetin bu çifte ait olduğuna işaret ediyor.

Jon Bohlinger isimli adam, 2008 senesinde Twitter’da bir arkadaşının sorusu üstüne düğününde kullanabileceği hashtag önerisini söylüyor. Buzzfeed’e yaptığı açıklamada Bohlinger, hashtaglerin o dönem yeni bir şey olduğunu, kullanmanın hoş olacağını, ayrıca balayından dönünce Twitter’a  girip hashtag altında atılan tweetleri okumanın iyi olabileceğini söylemiş.

 

 

O dönem yavaş yavaş trend haline gelmeye başlayan, düğünler için bir hashtag kullanma olayı bir sonraki sene, 2009’da iyice trend olmuş. Günümüzde ise bu hashtagler Twitter’dan ziyade Instagram’da kullanılıyor.

Bu tweetleri bulan Adam Soclof elbette bir yanılma payının olduğunu kabul ediyor; kilitli hesaplar altında yollanmış, daha eski tarihlere ait tweetler olabileceğinin altını çiziyor.