Osmanlı'da solcu dergi çıkartmak: İştirak

Osmanlı'da solcu dergi çıkartmak: İştirak
Osmanlı'da solcu dergi çıkartmak: İştirak
Günümüzde gazete çıkartmak, özgürce görüşlerini ve fikirlerini yazmak her ne kadar sizi bir anda yargının önüne koyabiliyor olsa da eski zamanlara göre çok daha gönül rahatlığıyla yapılabilen bir iş. Bir padişah, bir halife, bir kral, bir imparator tarafından yönetilen bir ülkede 'solcu' gazete çıkartmak kabul etmek gerekir ki büyük cesaret ister. 26 Şubat 1910'da Osmanlı topraklarında böyle bir dergi çıktı; İştirak
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Osmanlı topraklarında yaşayan batılı azınlıklar, özellkle de Bulgar, Rum ve Ermeniler arasında yaygın olan sosyalist düşünceler 19. yüzyılın sonlarında oldukça yüksek sesle dile getirilmeye başlanmıştı. 1908'de Meşrutiyetin İlanı'ndan  sonra ise Türk aydınları arasında da yeni fikirler uyandıran sosyalizm, Padişah tarafından yönetilen bir toplumda her ne kadar karşılığını bulamasa da, İstanbul'da bir kesim tarafından benimsenebilmişti. Eylül 1910'da kurulan Osmanlı Sosyalist Fırkası bunun bir yansımasıydı. Sosyalizm Osmanlı'da yayılma şansı bulamasa da basın özgürlüğünün ilk cesur örneklerinden biri sayesinde doğdu: İştirak dergisi!

Şubat 1910'da İştirak dergisini yayınlamaya başlayan Hüseyin Hilmi'nin kaleme aldığı yazılar ve haberler o kadar etkili oldu ki çatırdamakta olan bir İmparatorluğun son yıllarında Türkler arasında sosyalizm yayılmaya başladı. Ümmetçilik ve milliyetçilik arasında gidip gelen Osmanlı'da, bir anlamda "yaramaz çocuk" olmak tehlikeli bir kumar gibi görülebilir ama İştirak bunu başarmıştı. 1-16. sayıları düzenli olarak çıkan İştirak, 17. sayısında Ahmed Samim'in öldürülmesini konu alınca daha senesini doldurmadan sıkıyönetimce kapatıldı. Haziran-Eylül arasında yayınlanamayan dergi, 1 Eylül'de yeniden yayın hayatına başladı. 20. sayısında Osmanlı Sosyalist Fırkası'nın beyanname ve programını yayımladığı için "Ameleyi isyana teşvik ettiği" gerekçesiyle sıkıyönetimce yeniden kapatıldı. Uzun bir aradan sonra 20 Haziran 1912'de 1. sayıdan başlayarak 15 gün olarak, 27 Temmuzda ise Osmanlı Sosyalist Fırkası'nın yayın organı olarak haftada iki kez yayımlanmaya başladı. Daha sonra günlük akşam gazetesine dönüştü.

İştirak kısa bir süre sonra, 9 Ekim 1912'de tamamen kapatıldı. İştirak'te Hüseyin Hilmi'nin ve Abdülaziz Mecdi'nin imzalı yazılarıyla bazı Fransız yazarların sosyalizm üzerine yazılarının çevirilerine yer verilmişti. İştirak’ta anarşizm ve anarko-sendikalizm diyebileceğimiz başlıklarda makaleler de yayımlanmıştı. Sosyalist bir çizgiye daha yakın olan gazetede, materyalizm, Nietzsche ve birey de önemli konu başlıkları arasındaydı. İştirak İstanbul dışında özellikle Selanik'te aktif olan ve kitlesini bulan bir dergi oldu. Osmanlı Devleti karşısında radikal bir tutuma bürünerek radikal eylemleri de içeren bir hareketin destekçisi olan İştirak, bir anlamda Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kolları sıvamıştı. İştirak ve yazarlarının en çok karşılaştığı suçlamalar anarşistlik, devlet düşmanlığı ve vatan hainliği yönündeydi. Günümüzde baktığımız zaman "solcu" olarak görülen gazeteler ve yazarlar aynı suçlamalarla karşılaşmaya devam ediyor.

26 Şubat düşünce ve basın özgürlüğü açısından manidar bir tarih. Can Dündar ve Erdem Gül ne ile suçlandı, hangi ceza ile yargılandı ve madem bu kadar ciddi bir suçlama söz konusuydu neden serbest bırakıldı? İştirak'ın doğum gününde biraz düşünmek lazım...