Reklam filmlerinde gerçekle bağdaşmayan 10 klişe sahne

Reklam filmlerinde gerçekle bağdaşmayan 10 klişe sahne
Reklam filmlerinde gerçekle bağdaşmayan 10 klişe sahne
Güvenimizin eseri reklamlar. Ah reklamlar ah... Hayatımızın önemli bir kısmını, ekran başında televizyon reklamlarına maruz kalarak geçiriyoruz. Pek çok markanın tanıtımının, adeta bir bombardıman halinde beğenimize sunulduğu reklam kuşaklarında bazı klişe sahneler var ki gerçek hayatta yeri yok. İşte o sahneler!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Kimi zaman uzayda, kimi zaman fantastik bir dünyada kendimizi buluyoruz reklamlarda. Ancak reklamlarda sinir bozucu olan hayalgücünün sınırlarını zorlayan değil, hayatın bir parçasıymış gibi gösterilen klişeler. Buradan reklam yazarlarına sesleniyoruz, aklına gelebilecek her türlü fantastik fikre varız, ancak aşağıdaki klişelere ne olur artık el atmayın, hayat sizin göstermek istediğiniz gibi değil ve asla da olmadı, olmayacak da...

1. Rüya gibi bir sahil.

Yaz geliyor tabii şimdi pek çok reklamın konusu kumsallarda, denizde ve tatil yörelerinde geçecek. Ancak nedendir bilinmez hep reklamlarda kaymak gibi bir deniz, pırıl pırıl kumsallar karşılar bizi. Yahu kardeşim öyle bir yer bulmak kolay değil. O tip yerlere gidebilenler zaten reklam izlemeye fırsat bulamıyor. Reklamları izleyen kitle belli, o kitlenin de görüp görebileceği en muhtemel sahil %90 ihtimalle aşağıdaki gibi. Boşuna boyamayın insanların gözünü.

2. Cennete giden bir yol.

Ah o araba reklamları yok mu. Fıstık gibi yollarda akıp giden arablara tav olup da dünyanın parasını verdiğimiz arabalarla reklamlardaki dünyayı bir türlü bulamadık. Nerede o cennete uzanan dümdüz yollar? Hani o huzurlu araba ortamı. Başımıza gelip gelebilecek olan şey belli. aşağıdaki gibi.

Hatta daha fenası söz konusu, reklamlarda arka koltukta oturan çocuğumuz rahat etsin diye sarsıntı handikapı sıfırlanmış araçlarımız varken, gerçek hayatta trafik kavgası yüzünden ağzımız burnumuz dağılıyor. Yalan mı?

3. Çılgın gençlik.

Reklamlarda gençler de bir başka alem. İstedikleri her türlü çılgınlığı yapabiliyorlar. Gençlik, özgürlük, hareket, dinamizim hep birlikte işlenen temalar. Peki gerçekte o kadar özgür ve dinamik olmaya kalktığı zaman gençlerimiz sonu ne oluyor? Olan belli, konuşturmayın şimdi bizi burada. Bugün bir gencimiz çıksın kapalıçarşının tepesinde hoplasın zıplasın bakalım akşama hangi karakolda alıyor soluğu...

4. Cici aile tablosu.

Reklamlardaki aile tanımı da çekilecek dert değil. Aileler reklamlarda standarttır zaten. İlgili anne, tarz sahibi baba, şirin küçük kız, tatlı küçük oğlan. Bu dörtlü hiç bozulmaz. Bırakın bu işleri. Her aile ayrı bir dram olmuş memleketimde. O deterjan reklamlarındaki "örnek anne"yi gördükçe hijyenden soğudu bu millet haberiniz yok. Biraz gerçeğe yaklaşın. Misal aşağıdaki ailenin tercihi bize daha makul gelebilir, içimizden bir aile sonuçta.

5. Lıkır lıkır içilen içecek.

Yahu hangi beyinsiz bakkaldan marketten aldığı içeceği bir dikişte bitiriyor? Suysa tamam olabilir, susamıştır da, geri kalan içecekleri biz keyif olsun diye içmiyor muyuz? En aşağı üç dört yudum alınır o içecekten. Ama yok reklamlardaki karakterler nasıl bir açlıktan çıktılarsa ellerine ne geçse bir dikişte bitiyor. Kardeşim, bizi de bir ana doğurdu. Bizimki de bir gırtlak, bizimki de bir boğaz, bir ağız yani. Her şeyi bir dikişte içecek olsak netice belli, aynı aşağıdaki gibi.

6. Sokağım sokağım güzel sokağım.

Bir de şu dünyanın en mükemmel sokakları yok mu reklamlarda? Hiç mi yaşamadınız hiç mi görmediniz kardeşim? Böyle sokaklarda yaşayan insanların zaten reklam izlediği falan yok. Aşmış insanlar mevzuyu, sizin dandik reklamınıza mı kalmış? Gerçekte sokaklarda ne oluyor, açın biraz gazetelerin üçüncü sayfasına bakın. Misal aşağıdaki manzara daha gerçekçi değil mi?

7. Mükemmel parti

Hep böyledir değil mi? Dünyanın en elegant insanları bir ortamda toplanırlar ve kaliteyi had safhada tutarak eğlenirler. Sarhoş olan da olmaz, rezillik çıkaran da olmaz, mükemmel bir gece olur hep. Bırakın kardeşim çocuk mu kandırıyorsunuz. Milyon tane parti ortamında bulunduk hepsinde netice bellidir. Gecenin ortasında çekilen bir fotoğraf aşağıdakine her zaman daha yakın olur.

8. Evin en güzel köşesi mutfak

Bir de "reklam mutfağı" diye bir gerçek vardır. Kardeşim siz bizimle alay mı ediyorsunuz. Çoğu insanın değil mutfağı evi o kadar büyük değil. Kocaman bir mutfak ne bir bulaşık yığını var ne de göz yoran bir manzara... Yalan dolan. Mutfak dediğin aşağıdaki gibi olur. Reklamlar Paris, gerçekler Eminönü kimse kusura bakmasın.

9. Duş mevzusu

 

Bir de duş alma olayı var ki, sanki duşa giren herkes mükemmel bir zaman geçiriyor. Kardeşim yok öyle bir durum. Şohben dengesiz çalışır, suyun sıcaklığı dert olur, sıcaklık dert olmasa acelemiz vardır apar topar alınır o duş, göze sabun kaçar... Böyle bir duş alış şekli mi var? Duşa giren herkes çok seksi görünmek zorunda mı? Gerçek mi? Alın size absürt bile olsa daha gerçek bir duş!

10. Dondurma meselesi

Son olarak dondurma reklamı mı, porno film sahnesi mi belli olmayan tanıtımlardan artık vazgeçelim. Yaz geliyor yine aynı felaketleri yaşamayalım. Hayır yani, dondurma eğlencelik bir gıda değil mi? Neyi zorluyoruz? Seksi olunca millet koşa koşa dondurma almaya mı gidiyor aynı hazzı yakalamak için? Yapmayın etmeyin. Dondurma dediğin en nihayetinde aşağıdaki gibi yenen bir şey. Kime neyi özendiriyorsunuz?