Şimdi sakince o süt şişesini yere bırakın, çünkü bir işe yaramıyor!

Şimdi sakince o süt şişesini yere bırakın, çünkü bir işe yaramıyor!
Şimdi sakince o süt şişesini yere bırakın, çünkü bir işe yaramıyor!
Çocukluğumuzdan beri kaç litre süt içmişizdir? Çok değil mi? Peki ne için? Büyüyüp gelişelim, kemiklerimiz kuvvetlensin diye. Reklamlar, doktor tavsiyeleri, annemizin "Haydi sütünü iç" uyarıları... Peki Bunların hepsi beyhude birer çabaysa? Son araştırmalar gösteriyor ki, o kadar sütü boşuna içmiş olabiliriz.
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Kimimiz gaz yapıyor diye, kimimiz tadını beğenmediği için, kimi ise sırf inat olsun diye yıllardır süt içmiyoruz. İyi de yapıyoruz! Neden mi? Yıllardır anlatılanların tam tersine aslında sütün bedenimize bir faydası yok. Kuru bir iddia değil bu, bilim insanları yıllardır sütün vücuda olan faydalarını araştırıyorlar. Ortaya çıkan sonuçlara göre, gariban inekleri asırlardır boşu boşuna sağıyor olabiliriz. İşin kötüsü süt vücudumuza faydalı değil, zararlı bile olabilir!

British Medical Journal'daki araştırmacılar yıllardır süt üzerinde çalışıyorlar. Sütün tam bir kalsiyum deposu olduğu tartışılmaz. Ancak vücudumuz bu kalsiyumun ne kadarından faydalanabiliyor? Yani içiyoruz da bunu, yarıyor mu, içtiğimize değiyor mu? Ortaya çıkan sonuç şu ki, çok fazla süt içmek hem faydasız hem de zararlı. Midemiz fazla süt tüketiminden faydalanmıyor tam tersine zarar görüyor. İlginç olan bir başka sonuç da şu, belirli bir yaşa kadar alınan anne sütü dışında diğer sütlerin büyümemiz, gelişmemiz açısından bir faydası da yok. "Nasıl olur, filancanın oğlu sabah akşam süt içiyor, canavar gibi maşallah!" demeyin. Bilim yalan söylemez...

Yeni Zelanda'daki Auckland Üniversitesi, bu konuda bir deney yaptı. 50 kişilik deneye katılan deneklere bol miktarda süt ve kalsiyum takviyesi gıdalar verildi. Bu şarlar altında beklentiler, deneklerin kemiklerinin kuvvetlenmesi ve gelişimlerinde olumlu değişiklikler görmekti. Ancak bunlardan hiçbiri olmadı! Bu kişilerin kemiklerinde kuvvetlenme ve gelişimlerinde iyileşmeler görülmemekle birlikte, çoğunda zaman içerisinde kemik ağrıları oluştu! Araştırma sonucunda, bu şekilde süt tüketen insanların kemik yapılarının sadece biraz daha yoğun olduğu görüldü. Ancak bu yoğunluğun kemik ağrılarını, kemik rahatsızlıklarını engellemediğini hatta kırılmalara karşı bir koruma bile sağlamadığı anlaşıldı. Yani sütün kemiklerinizi koruma konusunda bir etkisi yok.

Chicago Üniversitesi'nin de bu konuda söyleyecekleri var. ABD'de 65 yaş üstündeki her 3 kişiden birinde kemik rahatsızlıkları ve hastalıklarının görüldüğünün altını çizen Üniversite, bu konuda süt içenlerin herhangi bir avantajı olmadığını tespit etmiş. Tam tersine, süt içenler ilerleyen yaşlarda mide ve bağırsaklarda büyük problemler yaşıyorlar. Böbreklerin taş üretme potansiyeli artıyor. Daha kötüsü kalp krizine kadar giden rahatsızlıklar görülebiliyor. Bu konuda gaz sorunu özellikle yaşlandıkça hassaslaşan sindirim sistemleri için tam bir saatli bomba niteliğinde.

ABD'nin "Preventive Services Task Force" adı verilen kuruluşu, insanları özellikle gündelik hayatta yapılan yanlışlara karşı uyaran makaleler yayınlıyor. 2012'de süt konusunda yayınladıkları makalede sütün ve dışarından alınan kalsiyum, D Vitamini desteklerinin vücuda olumlu bir etkisinin olmadığının altını çiziyorlar.

Uppsala Üniversitesi'nden Dr. Karl Michaelsson'un da bu konuda bazı sözleri dikkat çekici; "Süt değil ama sütten elde edilen peynir ve yoğurt gibi gıdaların kemik hastalıklarını önlemekte ve ömrü uzatmakta daha faydalı olduğunu söylemek mümkün. Yaşam boyunca süt tüketmek sizi daha sağlıklı yapmaz. Hayvanlardan çok da farklı metabolizmalarımız yok. Vahşi hayvanlar belirli bir yaştan sonra süt tüketmiyorlar ancak vücutları son derece kuvvetli ve atletik. Biraz düşünmek lazım. Siz süt içen bir aslan gördünüz mü? Peki nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?"

Şunu söylemekte fayda var, sonuç olarak yıllardır gerek süt üreticileri, gerekse doktorlar tarafından iddia edilenler konusunda bir yorum yapamıyoruz. Bu yazıda, sütle ilgili yapılan bazı araştırma sonuçlarını paylaştık. Elbette bu araştırma sonuçlarına itiraz edecek olan sağlık uzmanları, bilim insanları olabilir. Hele ortada "Okul Sütü" gibi bir durum varken, bu konu çok uzun yıllar boyunca tartışma konusu olarak kalacak gibi görünüyor. Çocuklara boşuna mı içiriyoruz o sütleri nedir? (Kaynak: BMJ, Munchies, Auckland University, Chicago University, Uppsala University)