Siyah Nokta Projesi sosyal medyayı ikiye böldü

Siyah Nokta Projesi sosyal medyayı ikiye böldü
Siyah Nokta Projesi sosyal medyayı ikiye böldü
8 Eylül'de, kendisi de aile içi şiddete maruz kalmış bir kadın tarafından başlatılan ve kısa sürede sosyal medyada hatrı sayılır bir bilinilirlik elde eden Siyah Nokta kampanyasına gelen eleştirilerin sayısı hiç de az değil. Aslında oldukça makul ve mantıklı sayılabilecek bir amaçla yola çıkan kampanya, şu an farkındalık yaratmaktan ziyade aile içi şiddete maruz kalanların hayatlarını tehlikeye atabileceğiyle ilgili eleştirilerle karşılaşıyor.

RADİKAL - İki hafta önce Facebook üzerinden başlatılan ve aile içi şiddete maruz kalanlar için bir tür ‘sinyal gönderme’ aracı olarak hizmet edebileceği düşünülen ‘Siyah Nokta’ hareketi son birkaç gündür oldukça sert eleştirilerin hedefinde.

Aile içi şiddete maruz kalan insanların avuç içlerine çizecekleri bir küçük siyah nokta ile seslerini duyuramadıkları, duyurmaktan korktukları ya da çekindikleri durumlarda dış dünyaya bir tür ‘yardıma ihtiyacım var!’ mesajı gönderebilmeleri, ‘Siyah Nokta projesinin başlangıç noktasıydı.

Genel algının aksine, yasal bir ‘kampanya’ olmayan Siyah Nokta, geçmişte aile şiddete maruz kalmış, ismini paylaşmak istemeyen bir kadın tarafından başlatılmış. HuffPost UK Lifestyle’a yaptığı açıklamada başından geçenlerin onu böyle bir hareket başlatmaya ittiğini söylemiş.  ‘Çok fazla insan sessiz kalarak bu duruma katlanıyor çünkü yardım isteyebilecekleri kimse yok’ diye de eklemiş.

Hareketin Facebook sayfası kısa süre içinde pek çok insan tarafından paylaşılmış, ve sosyal medyanın diğer mecralarında da desteklenmiş. Aile içi şiddete maruz kalmayan insanlar da, ellerine çizdikleri siyah noktalarla fotoğraf çekerek bunları Twitter hesaplarından paylaşmışlar. Facebook sayfalarından yapılan açıklamaya göre, Siyah Nokta kampanyası, üçüncü günün sonunda 2 milyon kişiye ulaşmış.

Hareket başladıktan altı gün sonra, Facebook sayfasından ‘Elinde siyah bir nokta olan birini görseniz ne yaparsınız?’ sorusu sorulmuş.  Ve aslında eleştiriler tam da bu sorudan sonra kendini iyiden iyiye belli etmeye başlamış.

İnsanların bir kısmı ellerinden gelen yardımı edeceklerini söyleyen yorumlar yaparken, bir başka grup ise hareketin içinde barındırdığı ‘hataları’ hatırlatan yorumlarda bulunmuş. Bu tür yorumların başını ise, eşlerine, sevgililerine şiddet uygulayan insanların da kampanyadan haberdar olup, şiddet uyguladıkları kişide siyah bir nokta gördükleri takdirde verebilecekleri kestirilemez tepkiler olmuş.

Bundan bir gün sonra, gelen eleştirilerin boyutundan mı yoksa amaçlarını bir kez daha açıklamak zorunda kalmalarından mı bilinmez, hareketi başlatan kişi bir başka Facebook postu hazırlayarak, başladığı günden beri dünyada 4.8 milyon insana ulaşan hareketin Facebook üzerinden başlatılmasının, bir tür farkındalık yaratma amacını beraberinde taşıdığını ifade etmiş. Ayrıca, bu tür bir hareketin ‘herkes için çözüm’ olmayabileceğinin farkında olduklarını, ancak farkındalık yaratmak için önemli bir adım olduğunu da açıklamalarına eklemişler.

Ancak bu açıklamalar da sayfaya gelen eleştirilerin sonunu getirmemiş. Kullanıcılardan biri örneğin, fikri oldukça iyi bulurken tehlikeli olduğunu düşündüğünü belirtmiş.

Bazı kullanıcılar ise sayfa yetkililerine, farkındalık yaratmak konusundaki amaçlarını daha açık şekilde ifade etmeleri gerektiğini söylemiş. Diğer kullanıcı yorumları ise kişilerin güvenliklerinin bu tür bir ‘işaretle’ daha da tehlikeye girebileceği konusundaki fikirlerinden vazgeçmeyerek, aile içi şiddete maruz kalan herhangi birinin o Facebook sayfasını ziyaret etmesi durumunda sayfayı tarayıcı geçmişinden silmesi gerektiğini bile söylemiş.

Project Sanctuary isimli, aile içi şiddet mağdurlarıyla çalışan bir kurum ise yaptığı açıklamada, yine güvenlik sebeplerinden ötürü bu hareketi desteklemeyeceğini belirtmiş.  Harekete gelen eleştirilere ek olarak, hareketten haberdar olan aile yakınlarının böyle bir siyah noktayı yakınlarının avcunda görmesi halinde kontrolsüzce müdahale etmek isteyebileceği de hareketin doğurabileceği olası kötü sonuçlar arasında sayılmış.

Tüm bu eleştirilere rağmen, projenin Facebook sayfasından yapılan açıklamada şimdiye dek ulaşılmış 10 milyon kişinin hiç de yadsınamayacak bir sayı olduğu ve Siyah Nokta'nın faaliyetlerine devam edeceği açıklanmış.