Ülkenin gündemi kesmiyorsa, sizi böyle alalım: En izlenesi 5 Siyasi Dizi

Ülkenin gündemi kesmiyorsa, sizi böyle alalım: En izlenesi 5 Siyasi Dizi
Ülkenin gündemi kesmiyorsa, sizi böyle alalım: En izlenesi 5 Siyasi Dizi
Canım ülkemizde siyasetten kaçmak mümkün değil. Özellikle 7 Haziran seçimlerinden sonra iyice harlanan siyasi gündem bünyenize az geliyorsa, ya da işin yalnızca kurgu olanı kısmıyla ilgilenebileceğinizi düşünüyorsanız, N'oluyo.Tv'den Ali Yıldırım sizin için ekranların en şahane siyasi drama dizilerini derledi.

Emma Goldman’ın “oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı” sözü kulaklarımda çınlarken, Pazar günü oy kullanmak için yollara düştüm. Oy kullandıktan hemen sonra görevimi yapmanın verdiği huzurla evime döndüm. İçimi rahatlatan şeyin oy kullanmak ve görevimi yapmanın verdiği huzurdan ziyade uzun bir seçim süresinin bitmiş olması olduğunu kısa bir süre sonra anladım. O neydi öyle seçim otobüsleri, güneşin önünü kesen flamalar ve her panoda karşımıza çıkan ağzı kulaklarında siyasetçiler. Yaklaşık son iki yılımız sadece seçimle geçti bu yüzden olsa gerek hepimiz birer siyasi nefer kesildik sevgili okur.  Bu iki senelik seçim maratonundan geriye kalan yırtılmış afişler, seçim otobüsleriyle sağır edilmiş kulaklar kaldı.

İki senelik seçim maratonu ülkemizdeki her karış toprağın siyaset meydanına çevirdi, 7’den 70’e siyaset konuşur bir hale getirdi. Ülke bu haldeyken dizilerimizde kol gezen “Ayşe acaba Ahmet’e kavuşabilecek mi?” sorusu çok yavan kalmaya başladı. Sonuçta siyaset yapacaksak hayatımız her alanına girmesi bu işi düzgünce yapmamız gerekiyor. İşte bu yüzden gündüzleri yerindeki çay sohbetlerinde size yetmeyen siyaset arenasını akşamları dizi keyfiyle perçinleyebilmeniz için politik - drama tadındaki dizileri sizin için listeledim. Pek çok insan politik - drama dendiği zaman gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kalmış olabilir. Merak etmeyin anladığınız zaman çok seveceğiz bir türdür politik-drama. Tabi ki ülkemizde politik-dramayı hakkıyla yapmış bir dizi aklıma gelmiyor. Bu yüzden yine Edirne’den dışarıya doğru bir göz atıyorum.

House of Cards

Netflix, Kevin Space ve David Fincher üçlüsünü bir arada bulunduğu House of Cards son dönemde yapılmış en iyi dizilerden. Bir politikacının yapılacaklar listesinin en sonunda “halka hizmet” olduğunu bize anlatıyor. İzlerken önce insana sonra siyasete güveninizi kaybediyorsunuz. Başında “bu dizide geçen kişi ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür” yazsa belki biraz rahatlayacağız fakat o da yazmıyor. İnsan “politika gerçekten bu mu?”  demekten kendini alamıyor.

House of Cards’da politika vahşi bir orman politikacılar vahşi birer hayvan gibi karşımıza çıkıyor. Güçlünün güçsüzü ezdiği ve daha fazla güç için yapılacak her şeyin mubah olduğunu görüyoruz. Kanımız donuyor sayın okur.

 

Scandal

Çirkin küçük sırlar, daima açığa çıkar.

Adından bile politik yapım olduğu anlaşılıyor. House of Cards’dan farklı olarak dizinin odak noktasında siyasi aktörden ziyade siyasi aktörlerin skandal yaratacak geçmişlerini ört pas etmeyi  kendilerine meslek edinmiş bir grup avukat var. Bu avukatlar arasında Olivia Pope karakteri ön plana çıkıyor ve skandal örtmekte kimse eline su dökemiyor. Bazen dizinin konusu çıkmaza girip sıkışsa da genel olarak kendini izletiyor. 2012 yılında ekranlara gelmeye başlayan Scandal, 14 Mayıs’ta sezon finali yapmıştı.

 

Homeland

House of Cards ve Scandal Amerika’nın iç siyasetinin büyük aktörleriyle ile ilgilenirken, Homeland daha küçük aktörlerin büyük etkilerini gözler önüne seriyor. Dizinin ilk iki sezonu muhteşem olarak değerlendirilirken yayınlanan son iki sezonu için aynı şeyleri söylemek maalesef mümkün değil. İlk iki sezondaki tarafsız bakış açışının yerini zaman içerisinde kalıplaşmış Amerikan propagandasına bıraktı.

 

The Americans

Homeland gibi siyasetin görünen değil daha çok görünmeyen aktörleriyle ilgileniyor.  Bu sefer zamanda biraz geçmişe gidiyoruz. 1980’ler Soğuk Savaş dönemin KGB ajanı olarak Washington’a yerleşen iki KGB ajanının hayatını izlerken çok güzelinden bir sistem eleştirisine maruz kalıyoruz. Amerikan yapımlarında kalıplaşmış Sovyetler Birliği tanımlarını biraz zorluyor fakat dışına çıkmakta yetersiz kalıyor. Dizinin yaratıcı kadrosunda eski bir CIA ajanı bulunuyor.

 

Tyrant

Homeland ve 24’ün yapımcıları tarafından yaratılan Tyrant’ın 2. Sezonu 16 Haziran’da başlayacak. Tyrant’ı diğer yapımlardan ayıran özelliği hayali bir Orta Doğu ülkesinde geçiyor olması. Onun dışında geriye kalan kurgusu hayli gerçekçi üstelik bu sefer demokrasi içerisinde değil bir diktatörlük içerisindeki siyasi oyunları gözlerimiz önüne seriyor. Dizinin bazı sahnelerinde İstanbul semalarını görürseniz şaşırmayın. Hatta anlatılan hikayenin sertliği yüzünden milliyetçi duygularınızı zedeleyebilir.

 Kaynak: N'oluyo.tv