Unutmam lazım çünkü sen kardeşimin aşkısın!

Unutmam lazım çünkü sen kardeşimin aşkısın!
Unutmam lazım çünkü sen kardeşimin aşkısın!
Arkadaşın aşkına göz koymak bile bir şekilde sineye çekilebilir belki. Peki ya kardeşinin aşkına göz koymak? Raninitv yazarları, Türk dizilerindeki "kardeşimin aşkısın" hikayelerini masaya yatırdı.
Haber: Ranini TV / Arşivi

“Hakkım yok seni sevmeye,
Çıktın karşıma ne diye?
Sen başkasının malısın,
Kalbim bunu nerden anlasın,
Unutmam lazım çünkü sen,
Arkadaşımın aşkısın...”

Fecri Ebcioğlu'nun yazdığı bu güzel sözleri sayısız sanatçı zamanında seslendirdi, hâlâ da seslendirmekte. Ama bizim bugün ki konumuz arkadaşımızın aşkı değil, kardeşler arası aşk üçgenleri. Eğer Fecri Ebcioğlu bugün yaşasaydı, "Kardeşimin Aşkısın" diye şarkı yapardı. Çünkü; hem yerli, hem de yabancı dizilere baktığımızda bu konunun sıkça işlendiğini görmek mümkün. Biz de, Ranini.tv yazarları olarak sizler için yerli yapımlardaki 'Kardeşler Arası Aşk Üçgenlerini' listeledik. Bakalım kimler, kardeşim dediği kişinin sevdiğine yan gözle bakmış...

1. Necla & Oğuz & Leyla | Yaprak Dökümü
Esra Gedik

Kız kardeşlik, arada kan bağı olsun olmasın, çok özel bir ilişkidir. Bir kadınının hayatın her alanında, attığı her adımda mücadele ederken, hayatındaki başka bir kadın, hele de bir kız kardeş adeta güvenli bir limandır. Bir de aranızda çok yaş farkı yoksa bir kız kardeş yüzünüzün ifadesinden neyiniz olduğunu anlar, cümleleri siz bitirmeden tamamlar çünkü sizi kendinden de iyi tanıyordur.
Çok az şey iki kız kardeş arasına girebilir. Ama en tehlikelisi ve can yakanı iki kız kardeşin aynı adama aşık olmasıdır. Tıpkı Yaprak Dökümü’ndeki Necla ve Leyla’da olduğu gibi. Taşradan büyük şehre büyük hayaller ve umutlarla gelen bir ailenin İstanbul’un diğer yüzü ile tanışmasıdır aslında Necla ve Leyla’nın başına gelenler. İkisi de biranda büyümek zorunda kalırlar. İkisi de aynı adama inanırlar ve belki de ilk defa kalplerini, ruhlarını bir erkeğe teslim etmişken, aynı adamın kız kardeşi ile de birlikte olduğunu öğrendiklerinde yıkılır dünyaları. İkisi de vaz geçmediği için aralarındaki o eşsiz kardeşlik bağı, öfke bağına döner.
Tüm seri içerisinde bu ilişkiyi bana en çok hatırlatan ve aklıma geldikçe içimi sızlatan pembe manto sahneleri olmuştur.

2. Soner & Aylin & Murat | Öyle Bir Geçer Zaman ki
Beelzebuby

“Ayy Murat'a kıyamam ama Soner-Aylin çok yakışıyor ya...” bu aşk üçgeninin özeti buydu benim için. İki kardeşin aynı hatun kişisine yürümesi cıvık cıvık klişe olsa da Soner'in kötürüm bir kardeşinin varlığı bile bizi yeterince şaşırtmıştır, kabul. Murat'ın “Bana Aylin'i getir ağğğbiiğğ” yakarışlarına kulak veren Soner; işin etik boyutunu iyice unutmuş, Behlül'ün update edilmemiş hali olarak karşımıza çıkmıştır.
Murat'ın, ağabeyinden böyle bir istekte bulunması şu an kulağa ne kadar saçma gelse de o döneme uygun diyebiliriz. Fakat Soner'e ne oluyor? Soner'in davranışlarının yüzde sekseni dengesizdi, geri kalan yüzde yirmisi de Talaşoğlu Holding'deki iş disiplinine aittir zaten. Sen kardeşinin okuduğu rubaileri çalıp, müstakbel yengene satmış bir adamsın Soner. Kusura bakma; masmavi gözlerinin, cool tavırlarının etkileyiciliği bu platformda sökmez, burası raninitv! (ÇARPILDI)
Murat, muradına erse de Soner-Aylin uyumu Öyle Bir Geçer Zaman Ki'ye damga vurmuş, Yeşilçam aşklarının esintilerini hissetmiştir. Hal böyle olunca, izleyici de içten içten Murat'ı ölmeden mezara koymaya başlamıştır. Doktorlar “çok az zamanı kaldı...” dediğinde zaman kavramının gerçekten göreceli olduğunu fark etmiştik ÖBGZK sayesinde, çünkü Murat iki sezon boyunca ölmemiştir. Ee tabii, öldürmeyen Allah öldürmüyor...
Yıllar boyunca yalnız da olsalar, monoton, sakin bir hayatı varmış bu iki kardeşin. İşe kadın kısmısı girince hakikaten kan çıkarmış; Murat defalarca abisini, Aylin'i öldürmeye teşebbüs etmiştir. Tabii bunları planlarken Süleyman faktörünü hesap etmediği ortada... Nihayetinde Murat, abisi ve eski eşinin düğün gününde kendi kafasına sıkmış, dizideki misyon ve vizyonunu tamamlasa da sevimsiz ruhu aşıkların arasında hep dolaşmıştır.

3. Selim & Esma & Demir | Bir İstanbul Masalı
Ece Tabakoğlu

Birisi ‘Demir’den kor’ diğeri ‘atlı Selim’ diyordu, Bir İstanbul Masalı’nın meşhur şarkısının sözlerinde. Demir, kor gibi sıcak, heyecanlı ve dinamik; Selim ise her zaman ölçülü, mesafeli ve sorumluluk sahibi, karakterlerdi. Ama ne Demir, Selim’in kardeşi olmasa bu Demir olabilirdi; ne de Selim, Demir’in abisi olmasa bu Selim olabilirdi. Çünkü Demir’in doğmasıyla babaları Selim’e “sen artık büyüdün artık çocuk değilsin, sen abisin!” sözleriyle Selim’in mesafeli aşırı olgun karakterinin temellerini atmıştı. O andan itibaren Selim, çocukluğuna veda edip, kendisine biçilen abi rolünü sahiplenmiş; Demir de onu koruyup kollayan abisinin kanatlarının altında şımarabileceği kadar şımarmıştı.
Bu rollerinden sıyrılmaları yani Selim’in kabuğunu kırıp hayallerini yaşaması ve Demir’in şımarık bir çocuktan yetişkin bir adam olması ise aynı kadına, şoförün kızı Esma’ya aşık olmalarıyla başladı. Esma’dan önce Demir için Selim, sözünü dinlediği sırtını yasladığı koca bir dağdı ve bu dağlara karı yağdıran Selim’in Esma’ya aşık olması oldu. Çünkü Demir, hamile nişanlısına sahip çıkıp, Esma’dan ayrılırken Selim’in öğütlerini dinlemişti. Ama aradan çok zaman geçmeden, daha Demir’in aşk yarası kapanmadan Selim Esma’ya aşık olmuştu.
Bu zorlu aşk üçgeninden, Demir büyümesi gerektiğini, ancak o zaman aşkına sahip olabileceğini; Selim, bazı aşkların 100 milyon dolar edebileceğini öğrendi. Aslında Demir gibi istediğini yaşayabilen biri olmak isteyen Selim, hayatında ilk defa Arhan sınırlarını aşıp ailesinin kabul etmeyeceği adımlar attı. Demir ise acılı da olsa içindeki çocuksu yanı öldürmeden büyümeyi başardı.

4. Kuzey & Cemre & Güney | Kuzey Güney
Onda Gördüm

Kuzey-Güney-Cemre üçlüsüne baktığımızda, her ‘kardeşler arası aşk üçgeni’nde olduğu gibi burada da üç cephe var. Herkesin savunduğu, bağrına bastığı Kuzey-Cemre, kimsenin sevmediği ve yakıştırmadığı Güney-Cemre ve tabii ki Kuzey-Güney cephesi. En ateşli tartışmaların çıktığı, sıklıkla fiziki gücün kullanıldığı bu kardeşler cephesi daima en zorlu sınavlarla sınandı.
Ne olursa olsun Kuzey hep masumdu, hep iyiydi benim gözümde. Çok sert bir karakter gibi dursa da, dizideki geriye dönüşlerle anladık aslında içinde hala ergen bir gencin olduğunu. Cemre’yi ilk o gördü, ilk o beğendi, ilk o sevdi. Sevgisini gösterme şekli klasik ergen bir Türk erkeği gibiydi. Cemre’yle uğraşıyor, saçını başını çekiyor, ona isimler takıyordu. Bazen içindeki romantik de ortaya çıkmadı değil. Hatta ne yaptı ne etti, lisedeyken, Cemre’ye aşkını itiraf edeceği gün, onun çok istediği, çok pahalı bir hediye bile aldı. Sonra Güney çıktı sahneye... Akıllı, uslu, okuyup adam olacak dört-göz Güney… Olaylar sarpa sarıp Kuzey, abisi Güney için büyük bir suç üstlenip hapse girince, işin rengi tamamen değişti.
Kuzey hapisten çıktığında Cemre ve Güney ilişkilerini çoktan ilerletmiş, nişan yoluna girmişlerdi. Ama ne var ki Güney, okul arkadaşı Banu’ya da mavi boncuk dağıtıyordu. Bu mavi boncuklar çoğalıp, iş fazla ilerleyince Güney-Cemre cephesi dağıldı. Ve sonuç: Cemre (bana göre oldukça geç bir zamanda) Kuzey’i sevdiğini anladı. Başlarda Cemre’yi çok sevemedik ama Kuzey’e olan aşkına o kadar inandı, o kadar güvendi ki, ekran başındaki pek çok kızımıza ilham verdi.
Kuzey, Cemre’nin aşkına ne kadar karşılık vermek istese de, hep Kuzey-Güney cephesinin dağılmasından korktu. ‘Abimin eski sözlüsü, eski nişanlısıdır. Ben ona bunu yapamam’ duygusundan hiç kurtulamadı. Buna karşılık Güney, Kuzey her düştüğünde bir tekme de o vurdu. Bence Güney’in bu davranışlarının altında Kuzey’e karşı duyduğu vicdan azabı yatıyordu. Kolay değil kardeşin 4 sene senin yerine hapis yatmış, hapiste başına türlü türlü iş gelmiş. Bunlar içini kemirse de, içindeki kötülük yüzünden olayları hiç bir zaman Kuzey açısından göremedi. Onun neler yaşamış olacağı konusunda empati kuramadı, Cemre’yi elinden kaçırmış olduğunu kabullenemedi ve Kuzey’in kankası Ali’yle olan gerçek ‘kardeş’ ilişkisini algılayamadı. Tüm bunlar bir araya gelince Kuzey’in Cemre’yle evlenmesini engelleyecek her şeyi yapmayı göze aldı; hatta kardeşini öldürmeyi bile...

Ranini.tv'de yayınlanan içeriğin tamamı için buraya tıklayın