Whiplash'i Oscar'lık bir film yapan 7 ayrıntı

Whiplash'i Oscar'lık bir film yapan 7 ayrıntı
Whiplash'i Oscar'lık bir film yapan 7 ayrıntı
2015 yılının Oscar Adayları geçtiğimiz hafta açıklandı. 2015 Oscar adayları arasında ismi 5 farklı alanda anılan Whiplash, rakipleirni geride bırakıp Yılın En İyi Filmi dalında Oscar'ı göğüsleyebilir. "Kan, ter ve gözyaşı olmadan olmuyor" temalı, başarısızlık korkusuyla bezeli, enfes bir jazz resitali olan Whiplash'de dikkat çeken ve Oscar'ı kapmasını sağlayacak 7 önemli ayrıntıyı listeledik.
Haber: EDA UTKU - eutku@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - 2015 yılının Oscar Adayları açıklandı. Whiplash filmi Yılın En İyi Filmi de dahil 5 kategoride aday gösterildi. Sanatın her dalında başarıya giden yolun kan, ter ve gözyaşıyla bezeli olduğunu oldukça yoğun şekilde hissettirmesi sebebiyle, film biraz Black Swan’ı (Siyah Kuğu) da hatırlatıyor. Öte yandan Whiplash benzeri filmlerden fazlasıyla ayrışan, oldukça gergin bir anlatıma da sahip.

Filmde Miles Teller’ın oynadığı Andrew Neyman adlı karakteri izliyoruz. Manhattan’daki Shaffer Müzik Konservatuarı’nda eğitim alan Neyman, gelmiş geçmiş en iyi davulculardan birisi olmak için canla başla çalışmaktadır. Alelade bir orkestrada çalarken bir gün talihi döner(!) ve J.K. Simmons tarafından canlandırılan, okuldaki herkesin saygı duyduğu, aynı zamanda da önünde korkuyla titrediği profesörün ekibine seçilir. Terrence Fletcher adlı profesör öğrencilerini hem duygusal, hem de bazen fiziksel olarak zorlamasıyla bilinen bir öğretmendir. Öte yandan onun elinde yetişen herkes çok önemli yerlere gelmektedir ve öğrenciler de onun bu zorlu disiplin sürecine mümkün olduğunca ‘he demeyi’ tercih ederler.

Whiplash Yılın En İyi Filmi de dahil, 5 dalda Oscar’a aday gösterildi. Oscar’ların habercisi olan Altın Küreler’de de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü ise JK Simmons kazandı. Whiplash’in Yılın En İyi Filmi ödülünü de alması işten bile değil.

İşte mümkün olduğunca spoiler’lardan uzak durarak hazırladığımız, Whiplash’in Oscar’ları patır patır toplamasına yol açabilecek 7 önemli ayrıntı…

1.Terrence Fletcher’ın “taam kes” hareketi

2. İstanbul ve Zildjian marka ziller

Dünyanın en iyi davul zillerinin İstanbul’dan çıkma, ABD’de doğma olduğunu biliyor muydunuz? Dünyaca ünlü rock yıldızları, jazz müzisyenleri ve popçuların konserlerinde İstanbul ve Zildjian (Zilciyan) marka zillerin kullanıldığını görebilirsiniz. Zillerin tarihi ise Osmanlı’ya dek uzanıyor. Her şey, İstanbul'da yaşayan Avendis adlı bir ustasının 1623 yılında geliştirdiği zillerle başladı. Bu zillerin tınısı öyle güzel öyle etkileyiciydi ki, zillerin ünü kısa zamanda saraya kadar ulaştı. Osmanlı sultanları ve vezirlerin zillerin ününü duymasının ardından, Avendis'e o zamanın meslek loncaları tarafından 'zilciyan' ünvanı verildi. Zilciyan soyadını alan Avendis’in torunlarının torunları bugün ABD’deki atölyelerde İstanbul ve Zilciyan marka zilleri üretiyor ve tüm dünyaya ihraç ediyor.

3.Usta oyuncular

Kafayı Jazz’la, doğru tonla, zor ritimlerle, “daha hızlı!”yla bozan Terrence Fletcher rolündeki JK Simmons’a söyleyecek lafımız yok. Onun yardımcı erkek oyuncu kategorisinde Oscar alması zaten kesin gibi bir şey. Ancak asıl başarı, başrol oyuncusu Miles Teller’a ait. Daha önce hep ergen filmleriyle karşımıza çıkan Miles Teller, 15 yaşından beri davul çalıyor. Üstelik filmde ellerinin kanadığı sahnelerden bazıları gerçekten de yaşanmış.

4. Sanatta başarının bir gecede, kolaylıkla, mutlulukla değil, büyük acılarla gelmesi

Neredeyse Dirty Dancing filminden beri sinemanın vermeye çalıştığı bir mesaj var. Sanatta başarı, öyle fularını boynuna dolayıvermekle, her akşam şarabını içip uzaklara dalmakla gelen bir şey değil. İcabında elleriniz kanayasıya, kan ter içinde kalasıya kadar çalışmalı, bir ritmi doğru şekilde çalamadınız diye geceleri uykunuz kaçmalı mesela.

Filmde bu mesaj, insanı gerim gerim geren, mükemmeliyetçi bir profesörün benliğinde, başarısızlık ve dibe vurma korkusuyla harmanlanarak mükemmel bir şekilde veriliyor.

5. Bu sahnelerin gerçekten Miles Teller tarafından canlandırılması

15 yaşından beri bateri çalan Miles Teller, bu sahnelerin birçoğunu kendisi oynamış. Haftada 3 gün, günde 4 saatlik dersler alarak film için kendini iyice geliştiren Teller, çok az sahnede dublör kullanmış. Üstelik yönetmen Damien Chazelle’in bazı sahnelerde bilerek “kes” demediği de biliniyor. Yani Teller’ın davul çalarken ciddi şekilde zorlandığı yüz ifadeleri de yüzde yüz gerçek.

6. Filmin sadece 19 günde çekilmiş olması

Filmin yönetmeni ve senaryonun da yazarı olan Damien Chazelle, ilk başta bu filmi çekmek için gereken yeterli parayı bulamamış. Bu yüzden ilk olarak kısa bir film çekerek 2013 yılında Sundance Film Festivali’ne başvurmuş. Festival’de Kısa Film Jüri Özel Ödülü’nü kazanan filmin ardından, uzun metrajlı bir film için de sponsor bulunmuş. Uzun metrajlı film sadece 19 günde çekilirken, Sundance’e gönderilen kısa film ise 10 haftada çekilip, editlenip, Sundance’e gönderilmiş. Akıllara Fransız matematikçi Blaise Pascal’ın bir mektubunda geçen “Bu mektubu her zamankinden uzun yazıyorum. Çünkü kısa yazacak kadar vaktim yok” cümlesi geliyor…

7. Son davul solosunun yaklaşık 9 dakika sürmesi

Spoiler vermek gibi olmasın, Whiplash filminin sonunda yer alan Caravan solosu tam 9 dakika sürmekte. Oyuncu Miles Teller’ın, Terrence Fletcher rolündeki hocası JK Simmons’a attığı “Başarı mı istiyorsun, al sana başarı” minvalindeki bakışlarıyla süslü bu sahne bile, filmi tek başına Oscar’a taşıyabilir.