Yağmurun romantik olduğu yanılgısı yaratan film sahneleri

Yağmurun romantik olduğu yanılgısı yaratan film sahneleri
Yağmurun romantik olduğu yanılgısı yaratan film sahneleri
Yağmurun romantik bir şey olduğunu da nereden çıkartıyorsunuz kuzum?
Haber: EDA UTKU - eutku@radikal.com.tr / Arşivi

Radikal.com.tr - En ufak yağmurda başkentleri sel basıyor, insanların üstü başı mahvoluyor, rezil rüsva oluyoruz. Ama bazıları hala yağmuru romantik bir olay gibi algılamakta ısrarlı. Sorun onlarda değil aslında, bu film sahnelerinde.

Söz konusu aşk filmleri olduğunda, nedense şu yağmur klişesine takılıp kalınıyor. Sanki aşıklar ilk öpücüklerini yağmur yağarken paylaşmasa, birbirlerine ilk kez yağmur altında “seni seviyorum” demese, filmin havasına giremeyeceğiz…

Yağmur olmasaydı da çok romantik olabilecek, “Sırılsıklam aşık” sözüne kaynak oluşturan bazı film sahneleri…

1. Defter (The Notebook, 2004)

Yıllar sonra yeniden buluşan Noah ve Allison’ın, “E biz bunca zamanı boşa mı geçirdik şimdi” hissiyle birbirine kavuştuğu sahne.

2. Tiffany’de Kahvaltı (Breakfast at Tiffany’s, 1961)

Truman Capote’nin ölümsüz eserinden uyarlanan filmin sonundaki, Audrey Hepburn’ün hayat verdiği Holly Golightly ile, George Pappard’ın oynadığı Paul Varjak karakterinin, nedense bir de kediyi içeren öpüşme sahnesi.

3. Örümcek Adam (Spider-Man, 2002)

“Normal normal öpüşmek çok saçma ki” diye düşünen Mary Jane’in, birkaç dakika önce kendisini haydutların elinden kurtaran Örümcek Adam’a verdiği, tersyüz olmuş ödül öpücüğü.

4. Aşk mektubu (Message in a Bottle, 1999)

Kevin Costner ve Robin Wright Penn’in oynadığı karakterler New York’ta buluşur, bir güzel hasret giderir. Sonrasında yağmur yağıp şimşek çakınca, çocuklar gibi yorganın altına saklanıp kıkırdamaya başlarlar.

5. Cesaretin var mı aşka? (Jeux d’enfants, 2003)

Hipsterların ve ülkemiz Frankofonlarının favori filmi ‘Jeux d’enfants’ın en romantik sahnelerinden birisi, hiç kuşkusuz aşıkların yağmur altında birbirine yürüdüğü ve yarı mutlu sonlanan o sahne. Marion Cotillard ve Guillauma Canet çiftinin bu filmde tanışıp çıkmaya başladığını, hala da beraber olduklarını belirtmek gerek.

6. Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice, 2005)

Uyarlandığı kitabın adı Gurur ve Önyargı olmasına rağmen, Türkçeye Aşk ve Gurur diye çevrilen filmde, pek kasıntı Bay Darcy’nin aşkını sonunda itiraf ettiği sahne.

 

7. Paris’te Gece Yarısı (Midnight in Paris, 2011)

Woody Allen’ın yâri Paris’in gerdanından öptüğü filmin en sonunda, Owen Wilson’ın oynadığı Gil karakterinin, Parisli bir kadına “hadi gel yağmurda yürüyelim, çok romantik olur hem” dediği sahne.