Yemek yerken kesinlikle izlememeniz gereken 7 kan gölüne dönmüş dizi

Yemek yerken kesinlikle izlememeniz gereken 7 kan gölüne dönmüş dizi
Yemek yerken kesinlikle izlememeniz gereken 7 kan gölüne dönmüş dizi
En büyük keyfiniz televizyon ya da bilgisayar karşısında yemek yemek ise, bu dizilerden uzak durun. / Yiğitcan Erdoğan

Şimdi dostlar meclisindeyiz, bir şeyi netleştirelim. Aşağı yukarı hepimizin en sevdiği şeylerden biri dizi izlerken yemek yemek. İtiraf edin, kendinize ufak bir şeyler hazırlayıp, şöyle güzel bir dizi bölümü seyretmek üzere bilgisayarın başına oturmak dünya üzerindeki sayılı favori aktivitelerimizin arasında yer alıyor. Friends, How I Met Your Mother, Simpsons, Family Guy gibi diziler -özellikle kalabalık bir grupla yemek yiyorsanız- yemekle çok güzel gidiyor kabul. Ama bazı diziler de gitmiyor işte.

Bugüne kadar yeni bölümünü heyecanla bekleyip, çıkınca yemeğimizi alıp başına oturduğumuz, ama o yemeği boğazımıza tıkan dizileri şuraya yazıyoruz. Genç nesillere örnek olsun, yıllar sonrasına kalacak bir arşiv çıksın ortaya. Şu 7 diziyi izlerken kati suretle yemek yemeyin!

 

7. Dexter

 

Dexter seri katilleri öldüren ve boş zamanlarında da Miami polis departmanında kan uzmanlığı görevini üstlenen bir seri katilin hikayesi olduğundan, zaten kan revan içinde kalması herhalde dünyanın en normal şeyi falandı. Ama nedendir bilinmez, listedeki diğer dizilerin aksine, Dexter’ın genel parlak renk paleti, diziyi komple kanlı hatırlamamıza engel oldu. Şu an daha çok Miami’nin güneşi geliyor Dexter diyince aklımıza.

Yemek Yediğimize En Pişman Eden Anı: 4. sezonun son bölümü, The Getaway. Niye olduğunu söylememize gerek var mı?

 

6. True Blood

True Blood, ailenizin yanında kesinlikle izlememeniz gereken bir dizi. Bu zaten apayrı bir gerçek. İçerisindeki seks dozajı kimisinin diziye “Ulan porno bu” diye yaklaşmasına sebep oldu zaten. Ama yemek yiyememizin sebebi içerisindeki erotik ögeler değil; her ne kadar erotizm de pek yemek yemeye teşvik eden bir ton olmasa da, asıl sorun kan. True Blood, kanı doyasıya, gönlünce, yer yer sadece şoke etmek amacıyla dahi kullanıyor.

Yemek Yediğimize En Pişman Eden Anı: Herhangi bir vampir öldüğünde. Düşündükçe midesi bulanıyor insanın.

 

5. Sons of Anarchy

Sons of Anarchy sert bir dizi. Hatta belki de, televizyon tarihinin en sert dizilerinden biri. Biz inanıyoruz, yazar Kurt Sutter bu sertliği kan göstermeden de aktarabilirdi izleyiciye. Karakterler sert, ortam sert zaten. Ama Sutter bütün bunların gerçekçilik dozu artsın diye kan vanasını da açtı. Yukarıdaki ve aşağıdakilerin aksine, Sons of Anarchy’de kan genel gidişatın rengini belli eder bir şekilde kullanılıyordu. Motorsiklet çeteleri, öyle yan gelip yatılacak yerler değiller en nihayetinde.

Yemek Yediğimize En Pişman Eden Anı: 5. sezonun ilk bölümü. Spoiler verme niyetinde değiliz, o yüzden ne olduğunu söylemeyeceğiz, ama şu an o anı hatırlayan yüzlerce Sons of Anarchy hayranı kafalarını halden anlar biçimde sallıyorlar. İğrenç.

 

4. Game of Thrones

Seks, entrika ve tabii ki şiddet. Game of Thrones da bütün haşmetine rağmen yemek yerken izlenmemesi gereken diziler arasında yer alıyor. True Blood’daki durum burada da var, fakat neredeyse her seks sahnesi bir veya öteki şekilde iğrençleştiği için (artık ensest mi istersiniz, hadımlaştırma mı, tatar yayıyla ölüm mü…) kafamızda kan ve seks Game of Thrones dendi mi neredeyse aynı kategoriye girer oldu. Savaş sahnelerinin de maşallahı var.

Yemek Yediğimize En Pişman Eden Anı: Red Wedding’e yemek yerken yakalananlara taziyelerimizi iletiyoruz, fakat üçüncü sezonda Theon’un başına gelen spesifik bir olay hâlâ inanın midemizi bulandırıyor. Yazık oldu dağ gibi adama…

 

3. The Walking Dead

Genel olarak bir kaide kabul edip, bir kenara yazabilirsiniz: Zombi filmlerini ve dizilerini yemek yerken izlemeyin. Sonuç genelde hoş olmuyor. Bir kere, zombiler varlıkları itibariyle insanın midesini bulandıracak şekilde yaratılıyorlar. Bir de genelde birincil amaçları diğer insanları yemek olduğundan, biri orada canlı kanlı birinin beynini hüpletirken siz de hamburgerinizden bir ısırık alamıyorsunuz haliyle. Walking Dead bu kanuna harfiyen uyuyor. Her zombi filmi gibi, Walking Dead’de de kan su gibi akıyor resmen.

Yemek Yediğimize En Pişman Eden Anı: 3. sezonun 4. bölümü. Doğum dediğin kutsal, güzel bir an mı olur sanıyordunuz? Bir daha düşünmeye var mısınız?

 

2. American Horror Story

Yukarıdaki kaideye bir yenisini eklemek lazım aslında: Korku filmi izlerken de yemek yenmez. Yenemez. American Horror Story de özünde bir korku filmi antolojisi olduğundan, zaten kimsenin aklına diziyi izlerken bir iki bir şeyler atıştırmak gelmez diye sanıyoruz. Ama işte insan bu, acıkıyor, o sırada elinde bir paket bir cips oluyor, insanın canı iki sandviç yapmak istiyor. Yapmayın. Etmeyin. American Horror Story öyle iğrençlik konusunda kendini kanla sınırlayan bir dizi değil. Acımaz size. Üzer sizi. Yemeyin bir şey.

Yemek Yediğimize En Pişman Eden Anı: 2. sezonun üç, dört ve beşinci bölümlerinde devam eden… operasyon mu desek? Doğru tabir bu mudur? Operasyon kelimesi kesmiyorsa “ALLAH BELANIZI VERSİN” de bizce kullanılabilir.

 

1. Spartacus

Spesifik bir Spartacus dizisinden bahsetmiyoruz. Blood and Sand, Gods of the Arena, Vengeance, War of the Damned…. Hepsi tam bir kan pornosu şeklinde ilerliyorlar. Listedeki tüm dizilerin aksine, iğrençlik seviyesini belli etmek, korkutmak ya da bir konuyu vurgulamak için kullanılan bir kan değil bu. Kan neredeyse dizinin tüm diğer aktörleri kadar Spartacus’un baş rolünde. Ayrı bir vurgu var Spartacus’te kana ve dizi hiçbir bölümünde bunu size yine hatırlatmaktan geri kalmıyor. Gladyatör arenasına hoş geldiniz. Emin olun, kana doyacaksınız.

Yemek Yediğinize En Pişman Eden Anı: İstisnasız dizinin her sezonu, her sezonun istisnasız her bölümü.