Yeni başlayanlar için 5 Mayıs Hıdırellez kılavuzu

Yeni başlayanlar için 5 Mayıs Hıdırellez kılavuzu
Yeni başlayanlar için 5 Mayıs Hıdırellez kılavuzu
Kimileri için bir umut, kimileri için bir şölen bazıları için ise hurafe... Hıdırellez hakkında ne düşünürseniz düşünün, o renkli gün geldi çattı. Peki nedir Hıdırellez ve Hıdırellez'de neler yapılır? Konuyu daha önce irdelememiş olanlar için bir kılavuz hazırladık.
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Oturduğunuz mahallede üstünde atlet elinde çay bardağıyla bir dayı, camdan sarkıp "Evladım yakmayın şu lastikleri!" diye bağırıyorsa bilin ki o gün Hıdırellez'dir. Yani günlerden 5 Mayıs'tır, muhtemelen hava güzeldir ve saha şartları dilek ağacına çaput bağlamaya müsaittir. Bolluk ve bereket için eller, yüzler göğe doğru dönmüş ve yanık lastik kokusu burun direklerini sızlatmaktadır...

 

 

Nedir bu Hıdırellez? Bütünleşik bir Asya geleneğidir desek yalan olmaz. Çünkü Orta Asya'dan Balkanlara kadar hemen her bölgede kutlanır. Yoğun olarak Şaman Türk kültürüne ait bir gelenek olarak Türklerin gittiği tüm bölgelere taşıdıkları bir kültür olarak bilinir. Mezopotamya ve Antik Anadolu uygarlıklarında da Hıdırellez'in izleri görülebilir. İslamiyetle çok sıkı bir bağı olmasa da, Türklerin İslamiyet'e geçtikten sonra eski kültürleriyle harmanlayarak ortaya çıkarttıkları bir kutlu gün olarak meydana gelmiştir.

 

 

Bir rivayete göre; 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gecede Hızır ve İlyas'ın buluştuklarına ve bolluk, bereket getirdiklerine inanılır. Çoğu kişi tarafından Hazreti İlyas ve Hızır Aleyhisselam olarak zannedilen bu kişilerin hikayesi aslında çok farklıdır. Hızır ve İlyas çok büyük bir hükümdarın ordusundaki iki askerdir. Hükümdar bir gün ordusuyla birlikte ölümsüzlük suyunu (Ab-u Hayat) aramaya çıkar. Yolculukta, Hızır ve İlyas diğer askerlerden ayrılırlar. Bir subaşında durup, yemek için kurutulmuş balık çıkarırlar. Tam bu esnada deniz suyu balığa sıçrar, balık canlanır ve suya atlar. Böylece Hızır ve İlyas ölümsüzlük suyunu bulmuş olurlar.

 

 

Bu sırada bir melek gelir. Hızır ve İlyas’ın kıyamete kadar yaşayacaklarını, fakat Hızır’ın karada, İlyas’ın denizde ihtiyacı olanlara yardım edeceklerini bildirir. Hıdrellez günü yani 6 Mayıs’ta Hızır ve İlyas’ın buluştuklarına, onların buluşmalarıyla ölü tabiatın canlandığına inanılır. 1241'de bu buluşmanın anısıda Selçuklu Sultanı Gıyasettin Keyhüsrev tarasından Hızır-İlyas köşkü inşa ettirilmiştir.

 

 

Konuyla bağlantılı olduğu düşünülen Hızır orucu ise yine farklı bir inanıştır. 3 gün süren Hızır orucu genelde Aleviler tarafından tutulur ve Hazreti Hızır'ın anılmasıyla kutlanır. Her yıl 13 Şubat'ta başlayan Hızır orucunun da Hıdırellez'le bir bağlantısı yoktur.

Başka bir rivayete göre ise; Musa Aleyhisselam zamanında bir hükümdarın tek oğlu kendini dine hizmete adar, babasının hükümdarlığı, saltanatı oğlunu pek tatmin etmez. Hükümdarın oğlunun böylesine kendini dinî hizmetlere adaması, Rabb'imizin de hoşuna gider. Ona kerametler ihsan eder. Bu sebeple bu genç, irşat için gittiği yerlerde bastığı çorak topraklar, oturduğu kuru zeminler yemyeşil hale gelir, bahar çiçekleriyle bezenir. Arapçada yeşilin bir adı da (hazr) olduğundan çorak ve kuru yerlerin yeşillendiğini gören çevre halkı, 'buradan bastığı yerleri yeşillendiren genç geçmiştir' manasında 'buradan Hızır geçmiştir', diyerek bu gence Hızır adını verirler. Böylece Hızır adını alan genç bir ara çok merak ettiği İlyas Peygamber'le de buluşur. Halk bu buluşmaya "Hızır-İlyas buluşma günü" adını verir. Sonraları ise söylene söylene "Hızır?İlyas" isimleri Hıdırellez şekline dönüşerek söylene gelir. Tıpkı hoca merhumun, oğlunuzun adını Eyyüb koyarsanız dikkat edin, söylene söylene 'ip' kalır, demesi gibi olur. Hızır-İlyas adları da söylene söylene Hıdırellez şekline dönüşür. Böylece mayısın başında yeşilliğin iyice canlandığı devrede Hıdırellez Bayramı tarih boyunca kutlanarak günümüze kadar gelir.

 

 

Doğa Ana aslında Hızır mı?

Hızır’ın yaşam suyu (ab-ı hayat) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış bir varlık olduğuna ve özellikle de bahar aylarında yeryüzünde dolaşarak, bolluk, bereket ve sağlık dağıttığına inanılıyor. Hızır ismi aslında bir kişiye verilen addan çok bir doğasal durumu, baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgeliyor. Bu metaforik özellikleriyle Hızır'ın aslında Doğa Ana yani tabiat olarak bildiğimiz şeyle bütünleşik olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Her baharda yeniden uyanan hayatın bir varlıkta vücut bulmasını sembolize eden Hızır'ın taşıdığı özelliklerin ise şunlar olduğuna inanılır;


-Kalbi temiz ve inanan insanlara yardım eder.
-Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.
-Dertlilere derman, hastalara şifa verir.
-Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar.
-İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.
-Uğur ve kısmet sembolüdür.
-Mucize ve keramet sahibidir.

Peki Hıdırellez'de ne yapılır? Meseleyi sadece lastik yakıp üstünden atlamak olarak algılamamak lazım. İşte Hıdırellez inanışları:

  • - 5 mayıs akşam ezanı ile gül dallarına paralar asılır.(Eskiden kese içine para dikilip gül dibine gömülürmüş.) ya da açık cüzdan bırakılır. Böylelikle bolluk ve berekete ulaşmak, varlıklı kişiler olmak düşlenir. Asılan paralar ya da cüzdanlar 6 Mayıs sabah erkenden geri toplanır.Evdeki her kişi için yedi fasulye ya da yedi nohut ekilir, gelebilecek kötülüklerin bunlara gelmesi dilenir.
  • - 5 Mayıs akşamı evlenme çağına gelmiş kızlara ev işi yaptırılmaz.
  • - 5 Mayıs günü (Nişanlılar arsında) oğlan evi, kız evine Hıdırellez Kurbanı, olarak süslenmiş bir koç gönderir. Bu kurban ertesi gün kesilerek birlikte yenir. Yemeğe çağırılanlar, çarşaf, havlu yemeni ve gönüllerinden kopan armağanlar getirirler. Getirilen armağanlar ipler üzerinde sergilenir.
  • - Hıdırellez günü, bazıları sabah gün doğarken kırlara, bağlara, bahçelere çıkıp buralarda Hızır’ın ayak izlerine basarak bolluğa ulaşmayı düşler.
  • - Hıdırellez günü, hiçbir yeşil dalından koparılmaz.
  • - Hıdrellez sabahı erken kalkmak uğurlu kabul edilir.
  • - Hıdırellez günü ellere ve ayaklara kına yakılır.
  • - Akarsuya, dilekler bir kağıda yazılarak bırakılır. Mesela İzmir ve çevresinde dilek kağıtları Hıdrellez sabahı denize bırakılmaktadır.
  • - Hıdrellez günü evler ilaçlanmaz. Nasip süpürülür inancı ile bazı bölgeler de evler süpürülmez.
  • - Yoğurt çalınır. Ancak maya kullanılmaz. Yoğurdun tutması halinde eve Hıdır’ın uğradığına inanılır.
  • - Hıdrellez’de ateş üzerinden atlamayanların o yıl çeşitli rahatsızlıklarla karşılaşabileceğine inanılır. Ateş üzerinden atlamanın hastalıkları ve dertleri bünyeden arındıracağına inanılır.

Şimdiden inanan ve inanmayan herkesin Hıdırellez'i kutlu olsun. Sağlık, bolluk ve bereket üstünüzden eksik olmasın!