Yunan mitolojisinden bıkanlara: Mısır'ın Tanrıları

Yunan mitolojisinden bıkanlara: Mısır'ın Tanrıları
Yunan mitolojisinden bıkanlara: Mısır'ın Tanrıları
Hollywood uzun zamandır sinemayı adeta Yunan mitolojisine boğuyordu. Ortalık Zeus'tan Herkül'den geçilmez olmuştu ki, hatrı sayılır bir etki yaratan Ben Robot ve Kehanet gibi filmlerin yönetmeni Alex Proyas bizim için küllerinden doğdu! Mısır'ın Tanrıları yani Gods Of Egypt soğuk geçeceğe benzeyen 2016 Şubat'ını ısıtmaya aday!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Henüz daha Türk mitolojisini beyaz perdeye yansıtan bir film üretemedik ancak Hollywood bize yıllardır Yunan mitolojisini pompaladı da pompaladı. Ağzımız beş karış açık en az 10 farklı aktörden Zeus performansı izledik, yoksa biz istemez miyiz bir tarafta Erlik, bir tarafta Ülgen şöyle Ortaasya bozkırlarını kasıp kavuran bir destan seyredelim... Ne yapalım sinemasever umduğu mitolojiyi değil, bulduğu mitolojiyi izler. Ancak artık Yunan mitolojisinin sinema izleyicisinde bir etkisi kalmadığı görülmüş olacak ki Mısır'ın Tanrıları yeni bir tat olarak önümüze sunuluyor.

Açıkçası filmi ilk duyduğumuzda, son dönemde çıkan ve pembe dizileri aratmayan halleriyle 30. dakikasında "Bu zulüm yeter gayrı" diyerek salondan koşarak kaçmak istediğimiz Yunan mitolojisi filmlerinden biri olacağını sanmıştık ancak filmin yönetmeninin adı "Bir dakika..." dedirtti. Kimdir bu bize Gods Of Egypt'e bir şans vermemiz için ikna eden isim? Alex Proyas'tan bahsediyoruz. Proyas çok popüler ve göz önünde bir yönetmen değil, öyle çok sık film de çekmiyor.

Proyas ilk olarak 1994'te Crow filmiyle dikkatleri çekmişti. Karanlık sinemanın kilometre taşlarından olan Crow pek çok sinemaseverin arşivinde bir kült olarak durur. 1998 yapımı Gizemli Şehir yani Dark city, Proyas'ın bir başka etkileyici eseri. Ancak Proyas'ı bütün sinema izleyicilerinin benimsediği çalışması 2004 yapımı Ben Robot'tur. Proyas en son 2009'da Kehanet yani Knowing ile beyaz perdede yeteneklerini göstermişti. Açıkçası kendisinin bir aksiyon tutkunundan ziyade, bir anlatım ustası olduğunu söyleyebiliriz. Proyas, bir beyazperde edebiyatçısı diyebiliriz. Sinemtografisi kuvvetli ve ele aldığı hikayeyi bayağılaştırmadan, ucuzlaştırmadan anlatmayı başarabiliyor. Bu da Gods Of Egypt filmi hakkında bizi umutlandıran en büyük faktör. İlginç bir başka nokta, Proyas tam 7 yıldır film çekmiyor ve kendisi aslen bir Mısırlı!

Peki kim oynuyor Mısır'ın tanrılarında? Başrolde kötü adam olarak Gerard Butler'ı izleyeceğiz ki Butler sinema seyircisi için tam bir kumar niteliğinde. Öyle bir aktör ki oynadığı filmler ya çok iyi oluyor ya da çok kötü, ortası yok. Son yıllarda genellikle de kötü oluyor. Butler yanlış yönetmenlerin elinde tam bir hayal kırıklığına dönüşebilir. Ancak tanıtım filmine bakınca Butler başkan bu role oturmuş gibi hissettirdi inşallah bizi yanıltmaz. Butler'ın karşısında ise Game Of Thrones'taki Jamie Lannister rolüyle yaşadığımız yüzyılın zalımı diyebileceğimiz Nikolaj Coster-Waldau rol alıyor. Waldau, özellikle Taht Oyunları'ındaki performansıyla iyi izlenimler yarattı ancak sinemada şimdiye kadar onu bu kadar baskın ve net bir karakter olarak izlememiştik bakalım ne çıkacak ortaya...

Konuya gelecek olursak, Mısır mitolojisinin ezeli rakipleri olan Set ve Horus'un arasındaki güç mücadelesi konu edilmiş. Set (Gerard Butler) ünlü Mısır tanrılarından Anubis'in babası olarak bilinir, kötülüğü temsil eder ve amacı dünyayı ele geçirmektir. Horus (Nikolaj Coster-Waldau) ise onun zıttı olarak Ra'nın ardından gelen bir isimdir, Set'e karşı durabilecek tek güç olarak görülür. Ra ve Horus birbirlerine çok karıştırılan iki karakterdir ve Ra'nın gözü figürü de yine bu konuda kafa karışıklığına yol açan konulardan biri. Filmde bu konu üzerinde de duruluyor.

Not: Filmin bilindik Mısır mitolojisine sadık kalmayacağını düşünüyoruz çünkü senaryo yazarı son dönemlerin en başarısız senaristlerinden Matt Sazama. İçimizdeki Sazama nefreti bir başka çünkü kendisi Dracula Başlangıç filminde Osmanlı tarihini ters yüz edip, anlı şanlı Fatih Sultan Mehmet'i Dracula'ya öldürtmüş bir senarist. Bir başka filmi olan Son Cadı Avcısı'nda da açıkçası Avrupa'da yıllarca cadı olmakla suçlanarak öldürülmüş yüzbinlerce masum insana pek de saygılı bir duruş sergilediğini söyleyemeyiz. Yani bir filme Sazama'nın eli değmişse, aslında o filmden hayır beklememek lazım ama belki Alex Proyas "Evladım bu işler böyle olmaz." diyerek kendisine yol göstermiştir diye umuyoruz.