Yurdum insanının gözünden 20 maddede Tayland

Yurdum insanının gözünden 20 maddede Tayland
Yurdum insanının gözünden 20 maddede Tayland
Son dönemde maceraperest Türk insanının gözde seyahat noktalarından biri haline gelen Tayland'ı sizler için yurdum insanının gözünden inceledik ve gitmek isteyenler için Fav'a atıp beklenesi notlar aldık. İşte size 20 maddede Tayland!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Phuket adası, Pattaya, Bangkok... Bir şekilde tanıdık geliyor Tayland bize. Dünyadaki en yoğun eşcinsel nüfusu barındıyor oluşuyla, Tayland Boksu'nun 90'lar kuşağının bilinçaltında kapanmaz yaralar açışıyla özel bir yere sahip. Son dönemde giden gören de çok. Biz de sizler için ayağının tozuyla Tayland'dan gelen bir yurdum insanıyla Tayland izlenimlerini görüştük. Çorlu'da araştırma görevlisi olarak çalışan İlke Tunalı, dünyayı tanımaya hevesli sizin bizim gibi bir vatandaş. Yani onun gözlemleri bir noktada hepimiz için bir rehber niteliğinde. Hazırsanız başlıyoruz... 

1. Tayland'a neden ve nasıl gilir?

Tayland'a neden mi gideceksiniz? Öncelikle vize istemiyor oluşu büyük avantaj. 9 saatlik sefer süreleriyle direkt sizi Tayland'a ulaştıran uçaklar mevcut. Gitmeden önce yapılan en önemli uyarılardan bazıları Hepatit B, Hepatit A gibi hastalıklara karşı önlem amaçlı aşıların yapılması yönünde çünkü eğer gece hayatını deneyimlemek istiyorsanız, Tayland tek gecelik ilişkiler sonrasında bu tip hastalıklarla sabıkalı bir ülke.  (Hepatit B, cinsel yolla bulaşan , A sudan bulaşan hastalıklar için yapılıyor.)

 

2. Tayland hakkında kısa bilgi

1238'den günümüze çeşitlik krallıkların yönetiminde bağımsız bir ülke olan Tayland, 1932'den beri parlamenter monarşi ile yönetiliyor. Ülkenin başında bir kral var ve ülkede kralın büyük bir baskınlığı söz konusu. Krala yamuk yapan yanıyor diyebiliriz. Misal yakın zamanda Facebook üzerinden kralı eleştiren paylaşımı ile 30 yıl hapis cezası alan oldu. Tayland aynı zamanda Budist inancın çok hakim olduğu bir ülke ve ülke genelinde insanlar inançlarına çok sadık ve saygılılar. Bu konuda hassas olmakta fayda var. Bazı tapınaklara girerken omuzlarınızın, bacaklarınızın örtülü olması gerekiyor. Vatikan'ın girişindeki kontrollerden daha sıkı bir denetleme olduğunu söylemek mümkün. Özellikle Grand Palace denilen, eski Kral'ın sarayına girerken kıyafet hassasiyeti üst seviyede. Avrupa ülkelerinin Hinduçin bölgesinde kolonileştiremedikleri Tayland, bu katı tutumlara rağmen son derece sevecen ve dost canlısı insanların yaşadığı bir ülke. Misafirperverlik ve yardımseverlik konusunda bize ders verebilecek noktadalar.

3. Pazarlık yapamıyorsanız Tayland'a gitmeyin

Pazarlık Tayland'da bir hayatta kalma meselesi çünkü sokak tezgahları ve gece pazarları (genelde 18:00 sonrası açılıyor, gece yarısına kadar devam edebiliyor bu pazarlar) ülke genelinde hakim ve burada kim neyi kaça satabilirse satmaya çalışıyor. Aslında 100 Baht olan bir şeyi size 500 Baht'tan satmaya çalışan bir satıcıyla sıkı pazarlık sonucunda, 100 Baht'lık fiyata indirmeyi başarabilirsiniz. Bu Satıcıya kararlı olduğunuzu göstermeniz yeterli, pazarlık etmezseniz zalım Tayland esnafının sizi soyup soğana çevirmesi kaçınılmaz! Bu yüzden Tayland'a gitmeden önce bir pazar alışverişine çıkıp antrenman yapmanız güzel olur. İlke Tunalı bu konuda hayati bir bilgi veriyor; “Boş’a yakın bir bavulla gidilmesini tavsiye ediyorum. Zira tekstilden hediyelik eşyalara, ev süslerinden elektroniğe birçok alışveriş yapılacaktır. Fiyatların da cazipliği ile bir anda alışveriş çılgınına dönüşmeniz mümkün. Tayland ipeği hem özel hem de ucuza alabileceğiniz bir hediyelik olabilir, dönüş için aklınızda bulunsun.” 

4. Ekmek bulamazsanız pilav yiyin!

Tayland'da ekmek ülkemizdeki gibi bir kültür değil ve ekmek bulmak neredeyse imkansız. "Peki yemekle neyi katık edeceğiz?" diye düşünüyorsanız Tayland'da ekmeğin yerini pilav almış durumda. Tabii ülkemizdeki arpa şehriyeli tereyağlı, nohutlu pilavlar gibi pilavlar gelmesin aklınıza. Deyim yerindeyse haşlanmış pirinç kıvamında bir şey geliyor önünüze. Balığın yanında bile pilav geliyor ve el mecbur yiyorsunuz. Tatsız tuzsuz lanet bir şey…

5. Çaya kahveye bir süre ara verin

Tayland'a gidecekseniz çay kahve alışkanlıklarınıza ara vermeyi de göze alın çünkü Tayland bu açıdan başka bir gezegen gibi. Özellikle tiryaki birinin Tayland'da kriz geçirmesi muhtemel. Çünkü yok! "Yemekten şöyle bir çayımızı kahvemizi içelim" demeyin, üzülürsünüz. Tayland bu konuda tam bir Cehennem. Aslında kahve dükkanları starbucks falan bulmak mümkün ama yerel bir markette kahve çay falan pek vermiyorlar. 

6. Yaşasın yemek yiyememek!

Tayland mutfağı size biraz garip gelebilir o yüzden gıda konusunda hassassanız bir süre aç kalmaya hazır olun. Tayland'da yemek anlayışı bizimkilerden biraz farklı, hatta baya farklı. Poşetin içine doldurulan birsürü zerzavatın suyunu içmekten tutun, bütün halde pişirilen tavuklara kadar midenizi kaldıracak ne kadar şey varsa Tayland'da bulmak mümkün. Çin'deki gibi bir böcek yeme kültürü yok.

Kedi köpek de yemiyorlar içiniz rahat olsun ama ne yapıp edip midenizi kaldıracak şeyleri önünüze koymayı başarabilirler. Hazırlıklı olun. Ancak balık Tayland'da kültür olmuş bir yemek. Türkiye'de 100 liradan aşağı bulamayacağınız kocaman ve lezzetli bir balığı yaklaşık 20 lira gibi bir fiyata midenize indirebiliyorsunuz.

7. Masaj yaptırın masaj...

Tayland'ı dünyaca şöhrete kavuşturan şeylerden biri de kesinlikle meşhur Thai masajıdır. Masaj konusunda Tayland dünyada önde giden, bayrak tutan bir ülke. Masaj salonunda öyle minicik Asyalı kadınlar bulacağınızı da sanmayın. Kırkpınar'a çıksa iki kündeyla altın kemer kaldıracak türden pehlivanların eline düşebilirsiniz. Bu "ablalar" hangi kemiğinizin ne kadar esneyebileceği konusunda sizi hayretlere düşürebilecek deneyimler yaşamanıza sebep olabilir. Tayland'a gitmeden önce bir tellak ile antrenman yapmanızı tavsiye ederiz. Eleme maçı oynamadan Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona ile eşleşen Bulgar Ligi takımlarına dönersiniz. Kütür kütür kemik seslerine, ahlarınız vahlarınız karışır...

8. Yol yordam bilmek ve internetin faydaları

Tayland'da nasıl gezeceğiz? Diye düşünüyorsanız doğru noktaya parmak basıyorsunuz. Çünkü bambaşka bir alfabe söz konusu, yolunuzu yönünüzü bulmanız gerçekten zor. Taksicilerin insafına kalmak da pek akıl karı değil. Bu sebeple sizi istediğiniz noktaya ulaştıracak bir navigasyon ve bunu destekleyecek bir internet paketi şart. Gitmeden önce GSM operatörünüzle güzel bir anlaşma yapmayı unutmayın. Ya da Tayland’a iner inmez ayağınızın tozuyla bu internet paketlerinden edinebilirsiniz. Havaalanında satılan çok cazip internet paketleri var.

Mevcut internet paketlerinize bel bağlamayın ki eve döndüğünüzde seyahat masraflarınıza bir de kol böreği kıvamında bir fatura eklenmesin. Tayland'da kısa mesafeli ulaşım için bazı noktalarda kendisini taksi sanan, “Tuk Tuk” olarak adlandırılan mobiletten bozma araçlar kullanılıyor. Şehirlerarası ulaşımda ise ucuz uçaklar tercih ediliyor. Birden fazla şehir gezecekseniz, bu uçak rezervasyonlarını önceden yaptırmanız yararınıza olur.

9. Zalım Bangkok sokakları

Özellikle Bangkok'ta büyük bir koku sorunu olduğunu söyleyebiliriz. İzmir Bostanlı sahilini ve İstanbul'daki Kurbağalıdere'yi unutun. Böyle bir koku daha önce duymadığınıza emin olabilirsiniz. Şehir insanı için artık normal karşılanan bu koku, daha şehre ayak bastığınız anda sol kroşe yemiş bir boksör gibi sizi yere serebilir. Psikolojinizi ona göre hazırlayın. Lağım, yemek ve çöp kokularının harman olduğu Bangkok sokaklarında ayakkabı kutusu büyüklüğünde fareleri de görmek mümkün. Hatta o kadar çok fare var ki, sanırsınız Bangkok Belediyesi tarafından beslenip büyütülüyorlar... Bunlara hazır olarak gitmeniz sizi şaşkınlık safhasından kurtaracaktır.

10. LGBT'nin harman olduğu diyar...

Homofobikseniz zaten Tayland seyahat rotanızda değildir. Çünkü Tayland LGBT'nin harman olduğu bir memleket. Eşcinsel nüfus o kadar yaygın ki artık heteroseksüel nüfusla başa baş noktaya gelmiş desek yanlış olmaz. Kadınlar ve erkekler cinsiyet tercihinde o kadar özgürler ki, artık kimin ne olduğunu anlamaya çalışmak bir kenara bırakılmış. Bangkok merkez, kafasına göre herkes anlayışı tüm ülkeye hakim olmuş. Tercihler konusunda herkes büyük bir saygı içerisinde birbirini olduğu gibi kabul etmiş. Bu noktada eğer Bangkok'ta birileriyle yakınlaşırsanız "sürpriz" yaşama olasılığınız çok yüksek. Tayland'da ameliyatla cinsiyet değiştirmek son derece sıradan ve doğal bir durum. 

11. Kafayı bulmak kolay da, ararken çok zaman geçiyor!

Tayland'da yeter ki canınız bir şeyler içmek istesin. Kertenkele likörü, Kobra şarabı, Akrep votkası... Hatta kaplan penisinden yapılan afrodizyak etkili viski... Açıkçası tadında bildiğimiz alkollerden büyük farklar yok. Tek belirgin fark, içkinin durduğu şişenin içinde turşu gibi kurulmuş hayvanlar ve hayvan parçaları... İnsan olan içmez demeyin, biraz şundan biraz bundan derken kafanız Tayland bayrağı gibi üç renk oluyor.

 

İcmedik demeyelim. #cobra #whiskey #foodporn

@lk_tu tarafından paylaşılan bir video (17 Tem 2015, 17:59 PDT)

 

12. Pattaya'da olan Pattaya'da kalır...

Eşcinsellik konusunda Tayland'ın genelinde bir yaygınlıktan söz edilebilir ancak Pattaya'da daha bir yoğun durum söz konusu. Eğlence hayatıyla meşhur olan Pattaya'da gerçekten güzel zaman geçiriliyor ancak bazı şeyler çok açık yaşandığı için özellikle çiftler için rahatsız edici durumlar olabiliyor. Misal erkek arkadaşınıza yanınızda bildiğiniz "yürüyor" Taylandlılar. Kadın, erkek, eşcinsel fark etmiyor her an herkesten bir yaklaşım bulmanız mümkün. Tabii karşınızdakinin gerçek cinsiyetini çözmeniz zaman alabilir. 

13. Buda kabul etsin…

Tayland’da muhteşem tapınakları görme imkanı bulabilirsiniz. Taylandlıların dinlerine bağlılıkları sizi hayrete düşürecektir. Tapınakların dışında da din görevlileri (monkları) görmek mümkün. Ve bir çok yerde çok büyük saygı görmekte olan bu monklar toplumda ayrı bir yere sahip. Metroda havalimanlarında hamile ve yaşlılara ayrılan özel koltuklar monklar için de var.

Tayland’da Budist tapınaklarını gezerek inanç dünyasının en egzotik noktalarından birini keşfedebilirsiniz, şimdiden dualarınızı Buda kabul etsin…

14.  Hayvan sevgisine doymak için Tayland

Tayland, Türkiye’de her zaman yakınlaşamayacağınız hayvanlar ile etkileşime girmek için harika bir ülke. Bir fil kampına gidip gününüzü filler ile geçirebilir, onları besleyip nehirde yıkayabilirsiniz. Kaplanlar ile resim çektirebilir, onları sevebilirsiniz ( not: bu kaplanlar kesinlikle uyuşturucu altında değiller.) Yılan şovları izleyip bir piton ile selfie çekebilrsiniz.  

Ayrıca şehrin ortasındaki parklarda boyları 2 metreye ulaşabilen su kertenkeleleri ile dostluk kurabilirsiniz. Türkiyede maalesef faiş fiyatlara satılan siam kedilerinin sokaklara düştüğünü görünce şaşırmayın. Bu kedileri sokaktan toplayıp Türkiye’de bir ticari hamleye girişmeyi de hayvan haklarını ihlal etmemek adına aklınıza getirmeyin!

15. Bir Serdar Ortaç albümü eksik!

Tayland deniz kum ve güneş tatili için de mükemmel imkanlar sunuyor. Phuket veya Samui adalarına gidip eşsiz kumsallarında tatilinizi geçirebilirsiniz. Bu adalar mükemmel doğal güzelliklerinin yanında çılgın gece hayatları ile de ünlü. Samui adasındaki Full Moon Party zamanında bulunursanız harika bir gece sizi bekliyor. Bu parti yılda 12 kere dolunay zamanı yapıldığından Tayland’a giderken ayın durumuna göre hareket etmeye çalışın. Tayland size Bodrum’u, Çeşme’yi kesinlikle aratmaz yalnız Serdar Ortaç albümleri yok, yanınızda götürün!

16. Yağdır Mevlam su!

Tam denize gidelim derken tokat gibi gelen ilk muson yağmurumuz #kohSamui #muson

@lk_tu tarafından paylaşılan bir video (18 Tem 2015, 23:18 PDT)

Özellikle yaz aylarında muson yağmularına yakalanmaya hazır olun. Bu yağmurlar 15-20 dakikada geçebileceği gibi bazen 4-5 saat aralıksız yağabiliyor. Her ülkede rastlayamayacağınız bu yağmurların da farklı bir keyfi bulunmakta. Onun dışında Tayland güneşini kesinlikle hafife almayın. Kapalı havalarda bile 2 saatte ıstakoz gibi olabilirsiniz. “Nasıl yaktı arkadaş” dememek için güneş kremini en kapalı havada bile sürünün, bambaşka bir iklim, bildiğiniz gibi değil.

17. Street Fighter’dan Sagat’a saygılarımızla…

Tayland’ın geleneksel sporlarından biri  Thai boksu. Bu boks kick boks’a benzer ancak ek olarak dirsek ve diz atmak serbesttir! Anlaşılacağı üzere baya sert bir spor. Yani bu sporun ülkemizdeki benzer örneklerini ancak  minibüsçü kavgalarında tadımlayabilirsiniz.

Thailand’ın hemen her şehrinde haftada bir büyük Thai boksu günleri olmaktadır. Bu günlerde farklı kategorilerde kadın ve erkek sporcular boks yapmakta. Akşamınızı hem ucuz hem de adrenalin dolu geçirmek için ideal bir etkinlik olabilir.

18. Volkan Konak yok ama…

Tayland’ın kuzeyi hem doğal güzellikleri hem de kapitalizmin henüz tam olarak yerleşemediği ‘eski Tayland’ı ‘ tanımak için mutlaka gidilmesi gereken bölge. Burada yine muhteşem tapınakları görme imkanınız var. Özellikle White Temple ve Black Temple mutlaka görünmesi gereken iki tapınak.

Ayrıca “Golden Triangle” denilen 3 ülkeyi (Tayland, Myanmar, Laos)  nehir ile bir birinden ayıran bölgeye gidilip 3 ülkenin ortasında resim çekinebilirsiniz. Kısa turlar ile Laos veya Myanmar’da görebilme imkanınız var. Yani bir Volkan Konak yok ama Tayland’ın kuzeyi de ayrı bir dünya.

19. Biz de kendimizi nimetten sanıyoruz ama…

Misafirperverlikte bir dünya markası olduğumuzu sanıyoruz ama işte bunlar hep kendimizi Avrupa ile kıyaslamaktan oluyor. Uzak coğrafyalarda pabucumuzu dama atacak toplumlar yok değil. Tayland insanlarının son derece sıcak ve mutlu olduğu bir ülke. İnsanlara ne yaparsanız yapın sinirlenmeleri hemen hemen imkansız. Hatayı siz bile yapsanız insanların sizden özür dilediğine hata yapma sıklığınızca rastlayacaksınız.

Tayland’da birkaç gün kaldıktan sonra bu ortama siz de ayak uyduruyorsunuz. Muhteşem masajların da etkisiyle pamuk şeker kıvamına geliyorsunuz. Bir süre sonra yüzünüzde aptal bir tebessüm oluşuyor desek yeridir. Ancak şimdiden uyaralım. Neredeyse bütün Taylandlı kadınlarının Thai masajı bilmesi gibi, çoğu Taylandlı erkek de Thai boksu bilmekte. Siz siz olun herhangi bir Taylandlı ile kavgaya girişmeyin. Herkese gülümseyin, Karamürsel sepeti gibi olun.

20. İçi dışı bir olan memleket: Tayland

İlke Tunalı, Tayland’da gidip görülesi en ilginç noktalardan birini şu şekilde anlatıyor; “Bangkok’taki Siriraj Medikal müzeyi mutlaka tavsiye ediyorum. Tamamen gerçek insan organları hatta bütün insanların bir nevi turşulanmış bedenlerini bütün canlılığı ile görebiliyorsunuz. Yapışık ikiz bebeklerinden, bıçaklanmış karaciğere, kopmuş kollardan, uzaylı gibi görünen insanlara geniş bir yelpazede hastanede yaşanmış vakaların örneklerini görebiliyorsunuz. Tek kötü yanı içeride resim çekmek yasak.”

Bonus: Long Neck Tribe!

Tayland’daki uzun boyun kabilesindeki kadınlar 5 yaşından itibaren boyunlarına halkalar bağlamaya başlıyor ve birkaç senede bir halka sayısı artıyor. Halkaların toplam ağırlığı 5-6 kg’a kadar çıkıyor. Halka takmalarının nedeni eskiden diğer kabiledeki kadınlardan ayırt edilebilmeleri içinmiş. Bazıları ise kaplan ısırıklarından korunmak için olduğunu da söylüyor. Şu an ise daha çok turistik olmuş bu durum.

Diyebileceğimiz şu ki üstünde yaşadığımız gezegenin aslında ne kadar büyük ve bizim gündelik hayatın içine sıkıştırdığımız yaşamlarımız ne kadar küçük, bunu gezip görmeden anlamak zor. Tayland bize dünyanın ne kadar büyük olduğunu bir kez daha hatırlatan özel bir ülke, gidin gezin ufkunuz açılsın.