Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin

Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin
Zübük, Gol Kralı, Vatan Sağolsun, Toros Canavarı... Yazdığı her öykü, her roman sanki Türkiye'nin bir fotoğrafı. Evet Aziz Nesin'den bahsediyoruz. Bugün Aziz Nesin olmadan geçen 20. yılı geride bıraktık. Peki Aziz Nesin'in son günleri, vasiyeti ve toplumumuz için gerçek tespitleri neydi? İşte size Yüzde kaçımızın ne olduğunu tespit eden adam: Aziz Nesin!
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi

Aziz Nesin doğduğunda henüz tarihler 1915'ti. İstanbul 'da gerçek bir Osmanlı çocuğu olarak dünyaya geldi ve 8 yaşında Cumhuriyet'in kuruluşuna şahit oldu. 6 Temmuz 1995'te 80 yaşında İzmir'de vefat etti. Yaşasaydı bugün 100 yaşında olacaktı. Ama sanki yüzlerce yıldır Türk insanının damarını elinde tutuyordu. Yazdıkları, söyledikleri, düşünceleri... Aziz Nesin bizdi, biz demekti. Her değerli sanatçımızda olduğu gibi, hatamız onu anlayamamış olmamızdı.

“Türklerin yüzde 60’ı aptaldır”

İzmir Torba'da bir mizah panelinde dökülmüştü bu sözler Aziz Nesin'in dudağından. Günümüzde bile hala referans alınan, hemen her konuda akıllara gelen ve yeniden söylenen bir cümle olarak dudaklara gelir. Öyle ki seçim sonuçlarına göre pek çok parti delegesi ya da sempatizanı olarak da kullanılır. Tek parti iktidarlarında muhalefetin mottosu olur. Muhalefetin %60'lık orana ulaştığı zamanlarda baskın güç olan partinin, muhalefete eleştirisi olur... Bir şekilde bu söz her daim söylenmeye devam eder. Aziz Nesin'in bu sözleri aslında bugün hemen her partinin ve partilinin değiştirmek istediği 1982 Anayasası'nda çıkan sonuçlara dayanır.

Yani Aziz Nesin bugün toplumun neredeyse %100'ünün dolaylı yoldan altına imza attığı bir fikri dile getirmiştir. Ancak Aziz Nesin bu sözünün üstüne "Aslında yüzde 92'si diyecektim dilim varmadı." der. Bunu da toplumun %92'sinin referandumda Kenan Evren'den yana oy kullanmalarına dayandırır. Hani şu öldükten sonra toplumun neredeyse %100'ünün ardından tek güzel bir söz bile söyleyemediği Kenan Evren!

Hoşunuza gider ya da gitmez toplumumuzun büyük bir çoğunluğunun aptal olmasının tespit edilmesi, ama Aziz Nesin gibi bir aydın 20 yıl sonra fark edeceğimiz gerçekleri çok önceden görüyorsa günümüzün aydınlarına biraz kulak vermekte fayda var. 


Adanmış bir hayat

Aziz Nesin, hikayelerinde her zaman vatandaşın üstünde tutmuştur elini. Toplumdan uzak, sokaktaki adamın dokunamadığı şeyler kaleme almamıştır. Peki bir insan %60'ını aptal olarak gördüğü bir halka neden bu kadar sıkı sıkıya bağlar kendini. Bunu şu sözlerle açıklar Aziz Nesin; "Bir annenin çocuğu geri zekâlı olsa ne yapar, hayatını ona adar. Ben de aynısını yapıyorum işte."


Ateizm

Aziz Nesin kendisinin dinsiz olarak tanımladığı dönemde toplumdan büyük bir tepki görmüştü. Şimdilerde Ateist olmak toplumda kabullenilmiş bir olgu olsa da Aziz Nesin'in yaşadığı dönemde görüşlerini ortaya koyması büyük bir olay olmuştu. Öyle ki Madımak katliamını savunanlar da bunu Aziz Nesin'in görüşlerini açıklamasına ve dinsizliği övdüğü yönünde konuştuğu iddialarına dayandırmışlardı. Aziz Nesin'in Müslüman düşmanı olduğu da iddia edilmişti. Ancak Nesin, temel olarak toplumda yaygınlaşmaya başlayan bağnaz ve yobaz bakış açısına karşı olduğunu defalarca dile getirmişti. İnançlara temel olarak saygılı olan Nesin, kendi çocuklarının da inanç tercihlerine karışmamıştı.

Yeri belirsiz bir mezar

Aziz Nesin 7 Temmuz 1995'te vasiyeti gereğince, Nesin Vakfı'nın bahçesine yeri belli olmayacak bir şekilde gömüldü. Onun sahip olduğu şöhrete, onun sahip olduğu saygınlığa ulaşabilen hangi sanatçı böyle bir talepte bulunabilir ki? Belki de bu yüzden bir Aziz Nesin vardı, bir de diğerleri...

"Mezarımın yeri belli olmasın. Üzerimde çocuklar oynasın" demişti Aziz Nesin. Gerçekten de öyle olmuştu. Müjdat Gezen, Aziz Nesin defnedilirken orada bulunan birkaç kişiden biriydi ve o gün yaşananları yıllar sonra şöyle anlatmıştı;

"Bahçeye daha önceden 6-7 çukur açtırmıştık. Helikopterin yaklaştığını görünce Aziz abinin naaşını bir çukura koydum ve kepçeciye hemen bütün çukurları aynı anda kapatmasını istedim.Neyse ki helikopter yetişemeden Aziz abinin üzerine biraz toprak atılarak kapatıldı. Sonra da çukurların hepsi aynı anda kapatıldı. Şu an o mezarın yerini benimle birlikte 5-6 kişi biliyor. Ve gerçekten üzerinde çocuklar oynuyor."

Seni çok özlüyoruz Aziz Nesin, özlemle okuyoruz yazdıklarını...