Futbolcunun kalbi kimin umurunda?

Futbolcunun kalbi kimin umurunda?
Futbolcunun kalbi kimin umurunda?
Spor hekimliğinde Türkiye'de otorite olan Prof. Dr. Erdem Kaşıkçıoğlu: 1 ayda tanınmış 3 sporcuya kalple ilgili tanı koydum, kulüpler üstünü kapatıyor.
Haber: MİNE TUDUK / Arşivi

Son günlerde Trabzonsporlu Giray Kaçar’ın kalbiyle ilgili sorunlar, sporcu sağlığını yeniden gündeme getirdi. Spor hekimliği, kardiyoloji ve iç hastalıkları anadal uzmanlığı bulunan ve halen İÜ Tıp Fakültesi’nde hoca olarak çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Erdem Kaşıkçıoğlu acı bir gerçeğe dikkat çekiyor:
Milyar dolarlık bonservis ücreti olan sporcular, bazı kulüp, antrenör ve sözde spor hekimleri tarafından oluşturulmuş bir şeytan üçgeninin merkezinde yer alıyor. Sporcular yeterince dinlenmeden sürekli olarak yeşil sahalarda top peşinde koşturuyor. Bu da ciddi kalp sorunlarının yaşanmasını kaçılmaz kılıyor. Prof. Kaşıkçıoğlu, bazı kulüplerin, futbolcularının sağlık problemini saklamayı tercih ettiklerine dikkat çekiyor: “1 ay içinde 3 çok tanınmış sporcuya kalp ile ilgili hastalık tanısı koydum ama kulüpler bu durumun üstünü kapatıyor. Bu üç futbolcu şu anda yeşil sahalarda her an patlamaya hazır bir bomba gibi oynuyor. Sağlık sorunu olan sporcular, kulüpleri tarafından bu şekilde oynatılırlarsa maalesef birçok ismin sahalarda hayatını kaybetmesi an meselesi.” 

Gladyatörler gibi... 

Spor dünyanın her tarafında endüstriyel bir yapı ve sporcular da tıpkı Roma döneminde arenalarda hayatta kalmak için ölümüne savaşmak zorunda. Şu anda ülkemizde 500 binin üzerinde tüm spor dalarında lisanslı sporcu bulunuyor. Olası her 500 kişiden biri kalp ve damar ile ilgili sorun yaşıyor: bu. sporcular için de geçerli. 

10 yılda 150 futbolcu öldü 

Yoğun antrenman temposu yüzünden sporcunun dinlenme dönemi giderek kısalıyor. Sporcunun bir hastalığı olmasa bile bu kadar yoğun bir tempo direkt kalbi hassaslaştırıyor. Sporcu grip ya da ishal olduğunda bile bir iğne ile oynatılıyor. Bu, ciddi ölümcül ani kalp ritm bozukluğuna neden oluyor. Sporcular da sorunlarını gizliyor. Çünkü oynamak, kazanmak ve kazandırmak zorunda. Son 10 yılda Türkiye ’de 150’nin üzerinde futbolcu kalp krizinden sahalarda hayatını kaybetti. Ama ne yazık ki bu, buzdağının üzerindeki kısım.
Hekim ve sponsor hastane arasında danışıklı dövüş var. Bir çok büyük kulüpte görev yapan spor hekimleri, konuyla ilgili uzmanlığı olmayan kişiler. Milyon dolarlık sporcular ehil olmayan ellerin elinde. Sporcu sağlık değerlendirmeleri ise sadece bir formalite olarak görülüyor.
Trabzonsporlu Giray sezon başında testlerden geçmiş, 28 yaşında ve 16 yıldır oynayan çok başarılı bir futbolcu. Kampta 3 gün göğüs ağrısı yaşıyor. İki tam teşekküllü hastaneye gidiyor ama bir şeye rastlanmıyor. Ama sporcunun huzursuzluğu devam ediyordu. Kalbi besleyen kroner damarda, kalbin üzerinden geçmesi gereken önemli bir damarın çevresine, kalp kası bir köprü yapıyor. Bu tıpkı bir su borusunun üzerine ayağınızla bastırmaya benziyor. Bu durum tedavi edilmezse, ölümcül ritim bozukluklarına kadar giden sorunlara neden olur. Kalp hastalığının ne zaman sağlığı tehdit eden bir hale geldiğini ancak devamlı takiple ortaya çıkartmak mümkün. Belli bir zamanda mesela 6 ayda bir, bir gün yapılan tetkikle bunu belirlemek çok zor. Bir futbolcu baypas olup ta gayet güzel bir şekilde hayatına devam edebilir. Dünyada örnekler var ama ülkemizde bulunmuyor.


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    Roma

    ,

    spor

    ,

    Sponsor

    ,

    Kalp

    ,

    bomba

    ,

    sezon

    ,

    zaman

    ,

    Kulüp

    ,

    öldü