Türkiye'de kanser taraması

Türkiye'de kanser taraması
Türkiye'de kanser taraması

Akdeniz Üniversitesi kemoterapi merkezinde resim sergisi açıldı.

Kanser taramaları, bu yıl tüm illerde aile hekimliklerine entegre edilecek. 50-70 yaş arası nüfus bağırsak kanseri taramasından geçecek.

Kanser taramaları, bu yıl tüm illerde aile hekimliklerine entegre edilecek. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Daire Başkanlığı’ndan 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Kanser taramaları, 2013 yılında tüm illerde aile hekimliklerimize entegre edilecek. Meme kanserinin daha erken yaşlarda görülmesi nedeniyle meme kanseri tarama yaşı 40’a indirilmiştir. Rahim ağzı kanserlerinin erken teşhisi için 30-65 yaşları arasında devam edilen smear programına HPV testleri de ilave edilmiştir. Ayrıca bağırsak kanserlerine yönelik ülke genelinde 50-70 yaşlar arasındaki vatandaşlarımızın dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi ile taranmaları sağlanacaktır. Bütün bu taramalar sayesinde bu üç kanser türünde de erken teşhis imkanları artacaktır” denildi.

Türkiye morfin üretecek 

Bakanlık kanser tedavisi konusunda ise “Vatandaşların kanser tedavisinde ağrı kontrolünde kullanılan morfinlere ulaşabilmeleri için merkezi olarak uluslararası morfin ithalatı ve yerli morfin üretim çalışmaları başlatıldı. Benzer şekilde ilk defa ulusal ilaç firmalarımızca yerli kemoterapiler üretilmeye başlanmıştır” dedi.
Kanserin dünyada ve Türkiye’de sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklardan sonra ikinci sırada geldiğini belirten bakanlık, açıklamada şu bilgileri verdi:
Türkiye’de yılda yaklaşık 175 bin kişiye kanser teşhisi konuluyor.
Türkiye’de kanserli olguların yaklaşık üçte ikisi erkek. Bölge veya şehirler arasında kanser görülme sıklığı açısından önemli farklılıklar yok.
Ancak Türkiye’deki kanser vakalarının önemli kısmı sigara ve obeziteyle ilişkili.

Vakaların 3’te 1’i önlenebilir

Kanser korunulabilir bir hastalık ve doğru korunma stratejileriyle kanser vakalarının üçte biri önlenebilir.
Çevresel etkenler, kanser oluşumunda yüzde 90-95 etkili. Kanser oluşumunda etkisi olan kötü beslenme, hareketsiz yaşam, tütün ve alkol kullanımı ile güneş ışığının zararlı etkilerine maruz kalma gibi çevresel etkenlerin kontrol altına alınması kanser görülme sıklığını azaltıyor.
Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 27’si kanser gelişimi açısından aktif takip altında tutuluyor.Son olarak İstanbul ve Mersin’de de aktif kanser kayıt merkezleri kuruldu.
Hastaya özel tedavi
Türk Akciğer Kanseri Derneği (TAKD) Başkanı Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, kanser tedavisinde geçmişte uzun süre tüm hastalara aynı tedavilerin uygulandığını belirterek, “Ancak son yıllarda, tümör biyolojilerinin farklı olduğu anlaşıldı ve bu alt gruplara göre tedavi yaklaşımlarımız değişti. Buradan yavaş yavaş tedaviler kişiye özel olarak değişime uğradı. Günümüzde artık tedaviyi kanserin genetik özellikleri yönlendirmeye başladı” dedi. Sağlık Bakanlığı’nın 2008 verilerine verilerine göre, Türkiye’de kanser yüz binde 267 oranında görülürken, kansere bağlı ölümlerde akciğer kanseri ilk sırada yer alıyor. Kanser hücrelerinin genetik şifresini çözmeyi hedef alan araştırmalar sayesinde artık her hastaya aynı tedavi yerine hastalığa değil, hastaya özel tedavi çağına girildi. Kanser hücresinin genetik yapısını temel alan iki yeni tedavi yöntemine yakın gelecekte yenilerinin eklenmesi ve sağ kalım oranlarında ciddi artışlar bekleniyor.

Bakanlık twitter’da

Sağlık Bakanlığı sosyal medyada soruları yanıtlayacak. 4 Şubat Dünya Kanser Günü olan bugün saat 13.00-14.00 arasında vatandaşlar sorularını Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Savaş Daire Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin ve G.Ü. Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özet’e yöneltebilecek. www.facebook.com/saglikbakanligi ve www.twitter.com/saglikbakanligi.