scorecardresearch.com

Yüksek tansiyonu düşürmek için yaşamını değiştir

Yüksek tansiyonu düşürmek için yaşamını değiştir

Hipertansiyonu olanların yaklaşık yüzde 60 ı hastalığının farkında değil. Tanı konmuş ve tedavi uygulanmakta olan hastalarınsa sadece yüzde 20 sinin kan basınçları kontrol altında.

21/06/2011 02:00
Hipertansiyon günümüzde dünyadaki en önemli sağlık sorunlarından biri. Ama kan basıncını, yaşam biçimi değişiklikleriyle düşürüp riski azaltmak mümkün
Haber: FERHAN KAYA POROY - fkaya@doganburda.com / Arşivi

Kan basıncı nedir?
Kan basıncı yani tansiyon, damar yatağındaki kanın akım sırasında damar duvarlarına yaptığı basınçtır. Kalp tarafından pompalanan kan miktarı ve damarların bu akıma karşı oluşturduğu dirence bağlıdır. 

Sistolik ve diastolik kan basıncı ne demek?
Kalbin her kasılmasında içindeki kan atardamarlara pompalanır. Bu durum atardamarlar içerisindeki basıncı yükseltir. Kalp atımları arasında ise bu basınç azalır. Bu durum kan basıncının iki ayrı değerle belirtilmesinin (Örneğin 130/70 mm Hg) sebebidir. 

Hipertansiyon nedir?
Kan basıncının, ısrarlı olarak 140/90 mmHg veya daha yüksek olarak sebat etmesine hipertansiyon denir. 

Neden oluyor?
Muhtelif sebepleri vardır. Ancak çoğu zaman sebep bilinmemektedir. Bu durum ‘esansiyel’ ya da ‘primer hipertansiyon’ olarak adlandırılır. Ancak hipertansiyon bazen hastada mevcut olan böbrek hastalığı, böbrek damarlarının hastalığı, hormonal bozukluklar gibi başka bir hastalığa ya da ilaçlara da bağlı olabilir. Böyle bir durumda ortaya çıkan hipertansiyon ise ‘sekonder hipertansiyon’ olarak adlandırılır. 

Neden önemli bir hastalık?
Günümüzde dünyadaki en önemli sağlık sorunlarından biri. Baş ağrısı, baş dönmesi gibi birtakım yakınmalara yol açabildiği gibi, hiçbir şikayete yol açmadan da ortaya çıkabiliyor. Herhangi bir şikayete neden olmasa da uzun vadede felç, kalp hastalıkları ve kalp yetmezliğiyle böbrek hastalıklarının en önemli sebeplerinden ve yalnızca kan basıncı ölçümüyle teşhis ediliyor. Bu da düzenli kan basıncı ölçümünün neden bu kadar önemli olduğunu gösteriyor. 

Bu hastalığı olanlar ne yapmalı?
Farkına varıldığı takdirde sıklıkla kontrol edilebilir. Beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve egzersiz kan basıncını düşürür. Ayrıca doktor önerisiyle çeşitli ilaçlar kullanılarak kontrol altına alınabilir. Hipertansiyonu olanların yaklaşık yüzde 60’ı hastalığının farkında değildir. Tanı konmuş ve tedavi uygulanmakta olan hastalarınsa sadece yüzde 20’sinin kan basınçları kontrol altındadır. Kontrol altına alınması, kalp hastalıkları ve inme gibi serebrovasküler hastalıklar nedeniyle olan ölümleri azaltır, böbrek yetmezliğinin ilerlemesini yavaşlatır ve hipertansiyonun şiddetlenmesini önler. 

Hipertansiyona eşlik eden risk faktörleri neler?
Kan basıncı 140/90 mmHg’nın üzerinde olan bir erişkinseniz dünyadaki pek çok hipertansif hastayla ortak özellikleriniz olabilir. Bunlar yüksek kalorili, yağ ve kolesterolden zengin gıdalarla beslenme, önerilenin üzerinde kiloya sahip olma, sedanter hayat sürme, egzersiz yapmama veya çok az yapma gibi özelliklerdir. Ayrıca sigara içiyorsanız risk daha da belirgin olarak artmaktadır. Bu durumlarda, yaşam biçimi değişiklikleri büyük oranda kan basıncı kontrolüne yardımcı olacaktır. 

Pre-hipertansiyon nedir?
Kan basıncının sistolik 120-139 mmHg ve diastolik 80-89 mmHg arasında bulunmasıdır. Bu kan basıncı kontrolü için yaşam tarzı değişikliklerinin başlaması gerektiğini gösteren bir işaret. Pre-hipertansiyonu olanların normal kan basıncına sahip insanlara göre üç kat artmış miyokard enfarktüsü ve daha yüksek inme riskine maruz kaldıkları da unutulmamalıdır. 


Kan basıncını düşürmek için neler yapılabilir?
Zayıflama: Şişman kişilerde kan basıncı yüksekliği daha fazladır. Zayıflama programları hem kan basıncında düşme sağlamakta hem de kan basıncını düşürmek amacıyla kullanılan ilaçların etkinliğini artırmaktadır. Sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olma yeterli ve dengeli beslenmeyle mümkündür. Gıdalar meyve ve sebzeden zengin, yağlardan, özellikle de doymuş yağlardan fakir olmalıdır. Gıdaların tuz içeriği az olmalıdır. Bunlara ek olarak yeterli fiziksel aktivite yapılması da gereklidir. Alkol eğer alınıyorsa aşırı olmamalıdır. 

Sigaranın bırakılması: Sigara içimi kan basıncında belirgin yükselmeye yol açmaktadır. Bunun yanı sıra sigara içildiğinde kan basıncını düşürmek amacıyla kullanılan ilaçların etkinliği de azalmaktadır. Sigara içimi bırakıldığında ilk günden itibaren kan basıncı daha rahat kontrol altına alınmaya başlayacaktır. 

Egzersiz: Düzenli fiziksel aktivite, başta kalp sağlığı olmak üzere sağlıklı bir vücut için zorunludur. Fizik aktivite, HDL yani ‘iyi kolesterolü’ artırmakta, kan basıncını ve kandaki yağ miktarını düşürmektedir. Tüm bunlar kalp hastalıklarına yakalanma riskini de azaltmaktadır. Düzenli aktivite bunların yanı sıra stresi azaltır, daha sağlıklı uyku düzeni sağlar 

Stres: Stres kan basıncını belirgin olarak artırabilir. Stresin kontrol altına alınması, kan basıncı kontrolünü kolaylaştır. 

İlaç tedavisi: Kan basıncı eğer yaşam biçimi değişiklikleriyle kontrol altına alınamıyorsa ilaç tedavisi kullanılır. Ancak kan basıncı ilaç yardımıyla kontrol altına alınmaya çalışılırken de yaşam biçimi değişikliklerinin sürdürülmesi tedavinin daha az ilaçla yapılmasına yardımcı olur. Eğer ilaç tedavisi uygulanıyorsa ilaçların yan etkileri ve uygun kullanımları konusunda dikkatli olmak gerekir. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan idrar söktürücüler (diüretikler), vücuttaki aşırı tuz ve suyun idrar aracılığıyla atılmasını sağlar. Beta blokerler, kalp ve kan damarlarının sinirler aracılığıyla uyarılmasını azaltır. Sonuçta kan basıncı düşer ve kalp daha az bir iş yüküyle çalışır. ACE inhibitörleri, böbrekte yapılan ve kan damarlarını daraltıp kan basıncında yükselmeye yol açan bir hormonun etki göstermesini engeller. Kalsiyum kanal blokerleri kalsiyumun kalpteki ve kan damarlarındaki kas hücrelerine girişini engeller. Bu durumda damarlar gevşer.

Tansiyon istatistikleri
Dünyada hipertansiyon görülme sıklığının giderek arttığını anlatan Prof. Dr. Sindel şunları söylüyor: “2000’lerin başında dünyada 972 milyon hipertansif hasta vardı. Yıllar içinde hızla yükselen bu rakamın 2025’te 1.56 milyarı bulacağı tahmin ediliyor. Bu kadar hızlı yayılmasında endüstriyelleşmenin rolü büyük. Beslenme alışkanlıklarının fast-food tarzı beslenmeye kayması ve tüketilen tuz miktarının artması, yetersiz fiziksel aktivite ve diyabetin görülme oranının artması gibi nedenler, bu vahim rakamlardan sorumludur. Bu çalışma süresince tansiyonu ölçülenlerin yüzde 40’ının hipertansif olduğu görüldü. Araştırmaya katılanların yüzde 12’sinin daha önce hiç tansiyon ölçtürmediği ve bunların yaklaşık yüzde 30’unun hipertansif olduğu saptandı. 2003’te yaptığımız Türk Hipertansiyon Prevalans Çalışması’nda saptadığımız yüzde 3’lük görülme oranının 2009’da yüzde 4’e yükseldiğini gördük.” 

YARIN: Neden tuz tansiyonu yükseltir?

ETİKETLER:

haber

,

hayat

,

Doktor

,

Yaşam

,

Beslenme

,

Zengin

,

Aktivite

,

Kalp

,

Sigara

,

,

zaman

,

Karşı

http://www.radikal.com.tr/105350710535070

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.