Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam, Sakarya'da:

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam, Sakarya'da:
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam, Sakarya'da:
- "Bu kadar yol katetmişken, bu kadar kazanım elde etmişken, istiklalimizi elimize almışken, kökü dışarıda örgütlerin yeniden başımıza çöreklenmesine, bizi yeniden dizayn etme çalışmalarına asla izin verilemez" - "Çözüm süreci Türkiye'nin en önemli siyasi, sosyal ve kültürel hamlelerinden biridir. Çözüm süreci, 40 yıl boyunca kanımızı emen, enerjimizi tüketen, bizi ilerlemekten alıkoyan bir büyük sorundan kurtulmak demektir"

SAKARYA (AA) - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, "Bu kadar yol katetmişken, bu kadar kazanım elde etmişken, istiklalimizi elimize almışken, kökü dışarıda örgütlerin yeniden başımıza çöreklenmesine, bizi yeniden dizayn etme çalışmalarına asla izin verilemez" dedi.

İslam, partisinin Sapanca Halk Evi'nde düzenlenen Sapanca İlçe Teşkilatının 5. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, dünyada başta büyük devletler olmak üzere herkesin güç ve merhamet dengesini göz ardı etmemesi gerektiğini ve  Türkiye 'nin bu iki konuyu bir potada eriten sağlam bir yapıya kavuştuğunu söyledi. 

İMF'ye olan borcun kapatılmasının maddi bir mesele olmadığını ifade eden İslam, "Bu konu sadece parasal bir konu değil. IMF'den borç almak demek, uluslararası bir kuruluştan para istemek değil. Ülkemiz 70 sente muhtaç olduğu günleri unutmadı. Bir milyon için ülke başkanlarının, devlet büyüklerinin kapı kapı dolaştığı günler vardı, onlardan bahsetmiyorum. IMF'ye borçlu olmak demek, 'bana para ver komiserlerini ata gelsinler benim ülkemde para politikalarını sen belirle, ne kadar kalkınacağım, ne kadar okul yapacağım, ne kadar su şebekesi yapacağım bunların hepsini sen belirle' demektir. IMF'ye olan borcumuzu kapatarak 'al paranı senin aklına ihtiyacım yok' dedik" diye konuştu.

Bu durumun dünyayı idare ettiği düşünülen küresel güç için tahammül edilemez olduğunu kaydeden İslam, bu yapının geçmişte yaşanılan her şeyi tekrarlamak istediğini, Türkiye üzerinde darbe gibi karanlık günlere götürecek oyunlar oynanmaya başlandığını belirtti.

-  "Mukaddeslerimize saldırdılar"

Türkiye'nin içinde bulunduğu güçlü yapıyı yıkmak için bir çok argüman kullandıklarını ancak başarılı olamadıklarını dikkati çeken İslam, "Hiçbir şey yapamadıklarında en son mukaddeslerimize saldırdılar. Cemaatlerimizin içine kadar girdiler ve paralel yapı organize ettiler. Şimdi bizi onunla terbiye etmeye çalışıyorlar. Bu kadar yol katetmişken, bu kadar kazanım elde etmişken, istiklalimizi elimize almışken, kökü dışarıda örgütlerin yeniden başımıza çöreklenmesine, bizi yeniden dizayn etme çalışmalarına asla izin verilemez" dedi.      

- Çözüm süreci

İslam, Türkiye'de kamu düzenini bozmak için sokak olaylarını kullanarak manipülasyonlar yapıldığını dile getirerek, gezi olaylarında 'Türkiye, turuncu devrime doğru gidiyor' diyen CNN'in Amerika'da veya Almanya'da yaşanan sokak olaylarını görmediğine dikkati çekti.  

Hükümetin, 6-7 Ekim'de yaşanan sokak olaylarından sonra kamu güvenliğiyle ilgili cezaları tekrar gözden geçirdiğini belirten İslam, "İnsanların özgürce miting yapma, meydanlarda toplanma ve herhangi bir şeye itiraz etme hakkı vardır. Ama herhangi birisi yüzünü örterek o miting alanın geliyorsa 'Ben özgürlük için haykıracağım' demiyordur. 'Ben bir suç işlemek üzereyim,  onun için kimliğim belli olmasın' diyordur. O zaman o kişi başından beri suçlu kabul edilebilecek, taammüden bir yapmayı planlamış bir kimse olarak kabul edilecek. Daha doğrusu ona göre cezalandırılacak. Bundan sonra her önüne gelen şişenin içine benzini doldurup molotof kokteyli ile sağı solu yakamaya cesaret edemeyecek" ifadelerine yer verdi.

-  "Çözüm süreci inşallah başarıya ulaşacaktır"

"Bundan sonra kamu düzenini, iç güvenliği sağlamakla çözüm süreci birlikte devam edecek" diyen İslam, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Çünkü çözüm süreci Türkiye'nin en önemli siyasi , sosyal ve kültürel hamlelerinden biridir. Çözüm süreci, 40 yıl boyunca kanımızı emen, enerjimizi tüketen, bizi ilerlemekten alıkoyan bir büyük sorundan kurtulmak demektir. Ekonomik, siyasi, sosyal  bir yükten kurtulmak demektir. Kararlılığımız tamdır. Çözüm süreci inşallah başarıya ulaşacaktır. Çözüm süreci çok büyük oranda annelerin sesi, katkısı, teşviki ve arzusuyla başarıya ulaşacaktır."