Marmara Depremi'nin 16. yılı

Marmara Depremi'nin 16. yılı
Marmara Depremi'nin 16. yılı
- 17 Ağustos 1999'daki depremde hayatını kaybedenler, Sakarya'da hatimler ve dualarla anıldı

SAKARYA (AA) - Sakarya'da, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler için felaketin meydana geldiği 03.02'de anma töreni düzenlendi.

Sakarya İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneğince (SİMDER) Kent Meydanı'nda gerçekleştirilen törende konuşan AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu, Sakarya'nın 1943 ve 1967'deki depremlerin ardından 17 Ağustos 1999'da 20. yüzyılın en büyük felaketiyle tanıştığını söyledi.

Uncuoğlu, depremin üzerinden 16 yıl geçtiğini belirterek, "Değişen bütün yönetmeliklerimizle, hesap esaslarımızla, imar planlarımızla, mevzuatımızla depreme karşı daha güvenli yapı üretme disiplinimizi gerçekten koruduğumuzu, koruyabildiğimizi ve bütün sektördeki, toplumumuzun her kesiminin daha bilinçli yaklaştığını, deprem gerçeğini aklından çıkarmadığını biliyoruz" diye konuştu.   

- "Duayla şehitlerimizi yad edeceğiz"

SİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Nafi Özdin de can ve mal kaybına sebep olan ve derin acıların yaşandığı 17 Ağustos Marmara Derpremi'nden bu yana 16 yıl geçtiğini hatırlattı.

Depremdeki kayıplar için dua etmekten başka ellerinden bir şey gelmediğini kaydeden Özdin, "Cenabıhak hepsine rahmetiyle muamele etsin. İmam hatip camiası olarak bu yıl şehitlerimizin ruhlarına ithafen bin bir hatmi şerif okundu. Bu gece şehrimizin güzide hafız ve hocaların okuyacağı Kur'an-ı Kerimlerin ardından yapacağımız duayla şehitlerimizi yad edeceğiz" ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından imamlar tarafından Kur'an-ı Kerim ve deprem kasidesi okundu.

Daha sonra İl Müftü Yardımcısı Yusuf Akkuş, depremde hayatını kaybeden 3 bin 891 "deprem şehidi" için okunan bin bir hatmin duasını yaptı.

Depremde hayatını kaybedenlerin yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.

- "Bir gün evladınızın ayağına taş değerse beni anlarsınız"

Depremde evlerinin üzerine bitişikteki binanın yıkılması sonucu 12 yaşındaki kızı Tuğba'yı kaybeden Firdevs Akgül, gazetecilere yaptığı açıklamada, acılarının hala taze olduğunu söyledi. 

Kızlarını sanki dün kaybetmiş gibi aynı acıyı yaşadıklarını anlatan Akgül, "O kadar çok duygulanmayabilirdim ama sergideki bir fotoğrafta bizim evimiz var. 5 katlı apartman üzerimize yıkılmış vaziyette. O an 'Yerin dibine doğru gidiyoruz' gibi zannettim. Eşimle konuşuyoruz ama kalkamıyoruz. O kadar şiddetliydi" şeklinde konuştu. 

Akgül, yıkılan binayı yapan müteahhit ve mühendislere karşı dava açtıklarını, suçlu bulunarak tazminata mahkum edildiklerini ancak ödeme yapmamak için bütün mal varlıklarını kaçırdıklarını ileri sürerek, "Bu dünyada her şeyi kaçırabilirsiniz ama bir gün evladınızın ayağına taş değerse beni anlarsınız" değerlendirmesinde bulundu.

Hülya Bayraktar da depremde komşularını kaybettiklerini, o nedenle programda duygulandığını ifade ederek, "Allah'tan akrabalarımıza bir şey olmadı ama komşularımızı da seviyorduk tabii, akraba gibiydik. Unutamıyorum, o yüzden ağladım" dedi.